- nfcrumors frictionlessnfc small
- nfcrumors apple nfc small
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19789073.asp?yazarid=386
Kargo şirketi her şeyinizi biliyor…
BU köşede dün çıkan yazı üzerine aldığım onlarca okuyucu mektubundan birini paylaşmak istiyorum:
‘Sizin yaşadığınız benzer şaşkınlığı geçen gün Ankara’dan İstanbul’a bir yaygın kargo şirketi ile evrak gönderirken yaşamış, ilgili firma çalışanına TC kimlik numaramı vermemle adres bilgilerimin ben söylemeden teyit amaçlı firma bilgisayar ekranından okumaları bir olmuştu.
Yeni taşınmış olduğum ve daha önce herhangi bir kargo için kullanmadığım ve bu sebepten herhangi bir kargo firmasında kaydımın olmadığı bu adresin, firmanın veri tabanında bulunuyor olmasını ben de çok rahatsız edici bulmuştum.
Sizi anlıyor, bu kişisel bilgilerin erişimine sınır getirilmesi konusunda oluşturacağınız kamuoyuna gönülden destek vermek istediğimi bilmenizi istiyorum.’
Kendime kamuoyu oluşturmak gibi bir görev biçmiyorum ama bu okuyucumla aynı şeyi söyleyen onlarca mektup aldım dün. Sonra sordum soruşturdum, evet kargo şirketleri de nasıl beceriyorlarsa MERNİS üzerinden hepimizin kişisel bilgilerine erişebiliyorlar.
Bunun ne kadar vahim, ne kadar feci bir şey olduğunu söylememe bilmiyorum gerek var mı?
Ben ilgili ilgisiz kamu kurumlarında adres başta olmak üzere bilgilerin bulunmasını eleştirirken şimdi özel şirketlerin de aynı bilgilere erişebildiğini görünce neredeyse nefessiz kaldım.
Bilmiyorum siz ne hissediyorsunuz?
Ünlü araştırma şirketi Millward Brown, 2012′nın 12 dijital trendini açıkladı. Millward Brown’dan yapılan açıklamada dijital mecranın baş döndürücü bir hızla büyüyüp kimi sektörler için “ana mecra” olma yolunda emin adımlarla ilerlediği belirtilerek, “Ancak interaktif mecrayı en efektif kullanan markalar bile gün be gün değişen bu mecrada kendilerini ne gibi yeniliklerin beklediğini kestiremiyor.” denildi.
Dijital mecraya yatırım yapan markaların sayısının gün geçtikçe artarken bu mecradaki yeniliklerin de her geçen gün arttığına dikkat çekilen açıklamayla ilgili olarak, Millward Brown Türkiye Genel Müdürü Betül Khan, markalarına zamanında ve doğru stratejiler belirleyen profesyonellerin trendleri takip etmelerinin önemli olduğunu olduğunu ifade etti. Millward Brown hazırladığı 2012′nin 12 dijital trendini aşağıda yorumsuz paylaşıyorum:
1) Oyunlaştırmanın Gizemi Çözüldü: Büyük Markalar artık daha da çok oyuncu../Jorge Alagon & Maarten Peschier
Oyun tasarım teknikleri ve mekaniklerini oyun olmayan ortamlara uygulayarak insanların katılımını sağlamak ve motive etmek oyunlaştırmanın kuralı. Puanlar, seviye atlama, madalya, hedefe ulaşmak, sanal para, bulmaca, yapboz gibi oyun konseptleri büyüyen bu trende dahil oluyor ve eğitimden iş hayatına, sağlıklı yaşamdan yeşil harekete, gelişmiş marka deneyiminden bağlılığa kadar tüm alanlara yayılıyor. Oyunlaştırma prensibi basit görünebilir. Etkili uygulama aynı şekilde basit olmuyor. Oyunlaştırmanın en basit hali olan Foursquare gibi madalya kazandıran ve puan tabanlı ödül temaları hem pazarlama yöneticilerine hem de oyun tasarımcılarına konu oldu. Bu tür uygulamaların oyunlaştırma değil, “-madalyalandırma” olduğu ve çok daha karmaşık bir duruma karşın her duruma uyan bir çözüm oldukları söyleniyor. Şu anda, pazarlama dünyasındaki oyunlaştırma, sanal ile gerçek arasında eşit olmayan bir dengede duruyor. 2012, benzer büyük ugulamalara sahne olacak ama aynı zamanda daha geniş bir anlayışı da beraberinde getirecek.
2) Sadece dokun! Mobil cüzdanın yanında/ Marie Ng
Cep telefonlarımız tıpkı cüzdanlarımız gibi yanımızda taşıdığımız bir gereklilik oldu. Peki ya bu ikisi birleşirse? Yıllar geçtikçe, ödeme şekillerimiz de değişti. Şu anda ise yeni bir çağın eşiğindeyiz; “mobil ödeme sistemleri”. 2012′de “Mobil Cüzdanların yükselişini göreceğiz. Şu anda cep telefonlarıyla yapabildiğimiz bir sürü Ödeme şekli var; ancak en heyecan verici teknolojik gelişmelerden birisi ‘Near Field Communication’ yani ’Yakın Alan İletişimi’ (NFC). NFC, çok yakın bir uzaklıkta iki cihaz arasında veri transferi sağlıyor. Markete yaptığınız kısa yolculuğu düşünün. Sepetinizi doldurduktan sonra marketten hızla çıkmak istediğinizde nakit parayla uğraşmak ya da manyetiği bozuk kartınızı makineye okutmaya çalışmak yerine, cep telefonunuzu yaklaştırıp okuyucuya dokundurun ve gitmeye hazırsınız. . Peki bu, markalar ve pazarlama yöneticileri İçin ne anlama geliyor? Mobil ödeme sistemlerinin yükselişi, cep telefonlarının yoğun hayatlarımızın merkezinde olacağının bir göstergesi.
3) “Sanal Birliktelik”: TV ve sosyal medya, etkileşim ve araştırma için uygulama, teknoloji ve platformlarla büyük bir patlama yaşayacak../ David Barrowcliff
TV programlarıyla insanlarla etkileşime geçecek sosyal uygulama, teknoloji ve platformlar 2012′de patlama yaşayacak. İnsanların henüz düşünemediğimiz yollarla TV programlarıyla İletişime geçecekleri yenilikler göreceğiz. Sosyal medyanın yükselişiyle TV, hem izleyici hem de TV kanalları için daha büyük bir etkileşim ve bağlantı merkezi olacak. Biraz Twitter, mikroblog ağı ve birkaç interaktif uygulama ile TV’yi sosyal steroİdlere koymak için yeterli içeriğe sahip olabilirsiniz. Sosyal medya tek başına, kullanıcıların TV showlanyla etkileşime girmelerini sağlamayacak; aynı zamanda TV yapımcıları ve kanallar da bu verileri yeni fikir ve ilhamlar için kullanacaklar.
4) İnternet videoları oturma odamızda/ Christopher Bian
Teknolojik değişiklikler global savaşı aşarak devam edecek. Akıllı telefonlar, tablet gibi aygıtlar, medya tüketimine büyük bir değişim kazandırdı. 2012′de video tüketimi, yeni içeriklerle gelişmiş bir hal almaya başlayacak. Tüketici odaklı, çok yüzlü ev eğlence teknolojisi rağbet görecek; çevirimiçi tüketilen videolar, Youtube videoları dahil; web üzerinden yayınlanan diziler, hatta medya şirketlerinin profesyonel olarak yarattıkları içerikler oturma odalarımıza yerleşecek.
5) Mobil pazarlama her zamankinden daha yerel ve sosyal olacak/ Jennifer Okula
Mobil pazarlamanın geleceği sosyal ve lokasyon tabanlı pazarlama ile iç içe olacak. En başarılı pazarlama mesajları, doğru zamanlamayla lokasyon ve bağlantıyı birleştirenler olacak. Bugün, ABD’li cep telefonu sahiplerinin yüzde 28′i (akıllı telefon sahiplerinim yüzde 55′i) cep telefonlarının bulundukları konumu baz alarak güncelledikleri yönlendirme ve tavsiyelere güveniyor. Bu rakamlar hızla büyüyecek. Doğası gereği, mobil; markalara doğru insanlarla doğru zamanda doğru yerde konuşma fırsatı tanıyor ve markalar bu platformu 2012′de daha etkili bir şekilde kullanmaya başlayacak.
6) Büyüme: Gerçekten önemli olan tek uygulama/ Andy Lees
Olağan şüpheliler uygulama tablolarının tepesinde yerlerini aldı ve yerlerinden oynatmak zor gibi görünüyor. Program geliştirenler ve pazarlama yöneticileri Angry Bird’ün yanında yarışmak istiyorlarsa, Appk’ın uygulamalarının ötesine bakmalı. Yeni rekorlar kıracak çarpraz medya uygulama promosyonları ve sosyal merkezler görmeye hazırlanın. iPhone’un satış rakamları rekor kırmaya devam ederken Android uygulamalar da artacak. Satılan her yeni cihaz, yeni bir uygulama yaratıyor ya da ikinci el bir akıllı telefonu yeniden kullanım için gelişmekte olan bir pazara sunuyor. Bu nedenle, uygulama kullanımı listenin tepesinde gruplanmış olsa da, yeni aletlerini keşfetmeye çalışan ilk kullanıcılardan bir talep dalgası yayılacak.
7) Sosyal tüketim ürünleri e-ticaret: ilişki kurma ihtiyacı geleneksel pazarlama araçlarını geri çağırıyor/ Christophe Moerman
Şu anda toplam hızlı tüketim ürünlerinin satışının yüzde 5′ini oluşturan e-ticaret, internet/online market alışverişinin her geçen gün daha popüler olmasıyla sürekli büyüme gösteriyor. E-ticaretin faydalarıyla ilgili bilgi arttıkça bu alandaki satışlarda artacak. Buna ek olarak, markalar e-ticareti canladırmak için sosyal medyayı daha çok kullanacak. “Sosyal e-ticaret” dikkatli yaklaşılması gereken bir konu. Çünkü hayranlar öncelikle samimi bir ilişki kurmak ve kendileri gibi olan topluluğa ait olma hissini görmek istiyor. Pazarlama yöneticileri, bu nedenle pazarlamayla bağ kurma arasındaki dengeyi bozmamak için dikkatli olmalı,
8) Sosyal grafik, marka ölçümlemesi için anlamlı veri oluşturacak/ Anne Czernek and the EML team
Facebook şu anda kesinlikle sosyal grafiğimizi elinde tutuyor. Gerçek yaşam sosyal ağlarımız, özel ve profesyonel hayatlarımız 750 milyondan fazla kullanıcıyla birleşiyor. Neredeyse her sosyal platform, kullanıcı deneyimini desteklemek, sundukları hizmete ve kullanıcılarına daha fazla değer yaratmak için Facebook Connect’ten faydalanıyor. Kullanıcılar ise devamlı olarak, alışkanlıkları ve tutumları hakkında önemli içgörülcr sağlayacak veriler yaratıyor. Ve bu büyük veri çağına yatırım yapmak için markalar daha da hırsla büyüyecek. Sosyal medyanın benimsenmesi genel populasyonda daha yaygın olacağı için pazarlama yöneticileri geniş medya bileşiminde sosyal medyanın rolünü arttıracak. Sosyal medya tüketici fikri için daha doğru bir barometre olarak işleyecek.
9) Online mevzuat oluşacak /George Pappachen
Mobil ve dijitalin her yerde medya bağı ve etkileşimine yol açmasıyla, tüketiciler kendi çevirimiçi faaliyetleri hakkında paylaşılan verileri yönetmek için ödeme yapma ihtimali ile karşı karşıya olacak. Kimlik bilgilerini yönetecek uygulamalar için para vermek, aksi takdirde ücretsiz olacak içerikler için ödeme yapmak gibi durumlarla karşılaşacaklar ya da sadece bilgi paylaşımının bir ücrete tabii olduğu ağlara girmeyi bırakacaklar. İzlenir uygulamaların başında bireyin belirli ürün ve hizmetlere uygunluğunu gösteren bir değerlendirme oluşturabilen dijital tüketici ayak izlerini kullanabilmek olacak. Gelişmiş pazarlar benzer ticari uygulamaları kısıdayan ya da kotrol eden kurallara sahip; ancak online veri paylaşım uygulamalarını geleneksel şartlar altında toplamak zorluk yaratacak. Veriler, tüketicilerin kendi izinleri olmadan ya da beklemedikleri şekilde kullanıldığı için; bu, tüketicilerin markaya olan güvenini sarsabilir.
10) Kesintisiz Paylaşım/ Juan Manuel Hernandez
Sosyal ağlar günümüz çevirimiçi deneyiminin bütünleyici bir parçası oldu. Kullanıcılara kendilerini diğerlerinden farklı kılmayı başaran sosyal ağlar, geleceğin sosyal ağları olacak; çevirimiçi trafik, platrorm-tanımlı değil içerik-yönlü olacak. Bu trendin başlangıcını birçok web sayfasında bulunan “paylaş” butonunda görüyoruz. Geriye kalan yarısı ise web’in gücünün “paylaşmak”ta olduğunun farkına varacak. “Paylaşabilme” görece yeni bir kavram olmakla birlikte, viral paylaşım gibi fikirler bir süredir çevirimiçi başarının ölçütlerinden sayılıyor.
11) Çin; mikro-blog, sosyal ağ ve bilgi portallarının birleşmesiyle “tek merkezli hizmetleri deney imleyecek /Chris Maier
Sosyal medyadaki büyüme, tüm dünyada ve dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’de tartışmasız büyük yankı uyandırdı. Çin’de Facebook resmi olarak kapalı olsa da, sosyal medya Ren Ren ve Kaixin gibi yerel alternatiflerle gelişiyor; her iki ağ da yerel halk tarafından yoğun olarak kullanılıyor. Bu akım, tıpkı Çin’de olduğu gibi, mikro blogların gelişiyle hız kazanıyor.
12) Online reklam: Gerçek zamanlı karar alma sahnede../ Martin Ash
Kampanya optimizasyonu için otomatik karar alma süreçlerinin ortaya çıkışını hızlandıran gerçek zamanlı kampanya içgörüsüne büyük bir talep olacak. Eğer 2011 Avrupa’da ortaya çıkan ve Kuzey Amerika’da çevirimiçi reklamı ele geçiren gerçek zamanlı açık indirimin yılı olduysa, 2012′de etkinin tüm endüstriye yayıldığı bir yıl olacak. Medya müşterileri alıcıları, talep taraflı platformlara yatırım yapacak ve gerçek zaman analitiklerine tepki vermeye alışacak. Pazar araştırmacıları ve kreatif ajanslar gibi sektör oyuncuları gerçek zamanlı satın almanın altında yatan zorluklara yönelecek, gerçek zamanlı reklam değerlendirmesiyle gerçek zamanlı yaratıcı ölçümlendirmeler yapmaya yönelik çözümler üretecek.
Google tarafından, Boston Consulting Group’a (BCG) yaptırılan araştırmaya göre, bu artışın büyük bölümü mobil aygıtlar ve cep telefonlarının daha yaygın kullanımından gelecek. Tahminler, bu sektörün 2,3 trilyon dolarlık hacminin 4,2 trilyona çıkacağı yönünde.
Yapılan araştırma, gelecek dört yıl içinde, dünya nüfusunun yarısının, yaklaşık üç milyar kişinin internet kullanacağını öngörüyor. Eldeki veriler, her yıl yaklaşık 200 milyon kişinin ilk kez internet kullanmaya başladığını gösteriyor. Ancak internet sektörü uzmanları, geleneksel kablolu ağlar ve masaüstü bilgisayarlarla internete bağlanmanın geçmişte kalacağını vurguluyor.
Akıllı telefonların fiyatlarındaki düşüş dikkate alındığında, 2016 yılında tüm internet kullanıcılarının yüzde 80′inin internete cep telefonlarını kullanarak bağlanacağı belirtiliyor.
Bu rakamlar etkileyici görünse de, küresel ekonomiyle kıyaslandığında hâlâ küçük bir oran. 2010 yılında, G20 ülkelerinde internet ekonomisinin 2,3 trilyon dolar değerindeydi. Bu rakam İtalya ve Brezilya gibi ülkelerin ekonomilerinden büyük olsa da G20 ülkelerinin toplam ekonomisinin sadece yüzde 4,1′ine denk geliyor.
Araştırmayı yapan BCG, raporunda, ‘yeni internet’ diye tanımladığı bir sürece girildiğini belirtiyor. Raporda şu başlıklar öne çıkıyor:
-İnternet kullanımı artık bir lüks olmaktan çıkacak.
-İnternet kullanıcılarının yüzde 80′i gelişmekte olan ekonomilerde yaşıyor olacak. Tahminler, gelecek dört yıl içinde Çin’de 800 milyon kişinin internet kullanıyor olacağı yönünde. Bu rakam, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Fransa, Almanya ve İngiltere’deki toplam internet kullanıcısı sayısından daha büyük.
-Kullanıcıların yüzde 80′i internete cep telefonlarından bağlanacak.
-İnternet daha ‘sosyal bir ortam’ haline dönüşecek. Özellikle ticarette müşteriler ve şirketler arasındaki sanal iletişim, etkileşim ve sosyal paylaşım artacak.
İnternet kullanımındaki bu artış eğilimine, bir başka temel değişim daha eşlik edecek. Uzmanlar, 2015 yılında, otomobillerden, evlerdeki ısıtıcılara kadar yaklaşık bir trilyon cihazın internete bağlı hale geleceğini tahmin ediyor.
Araştırma kuruluşu BCG, şirketlerin ve işyerlerinin dijital değişime uyum sağlaması gerektiğini vurguluyor.
Dev internet şirketi Google, internet kullanımındaki artıştan büyük kazanç elde edecek şirketlerden birisi. Ancak BCG’nin sonuç raporunda, Apple, Facebook, Çin internet şirketi Baidu, internet ve cep telefonu operatörü Tencent ve Rusya’nın en büyük arama motorunu da işleten bilişim şirketi Yandex’in önümüzdeki dönemde büyüyen diğer önemli şirketler olacağı belirtiliyor.
Yerleşim yeri nüfusları, 2007 yılında kurulan ve İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (NVİGM) tarafından güncellenen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)’nden alınan nüfusla birlikte, kurumsal yerlerde kalan nüfus dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Kurumsal yerlerde (kışla, cezaevi, huzurevi, üniversite öğrenci yurtları vb.) kalanlar uluslararası tanım gereği ikamet adreslerinin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna değil, kurumsal yerlerin bulunduğu yerleşim yeri nüfusuna dahil edilmişlerdir.
Ayrıca il, ilçe, belediye, köy ve mahallelere göre nüfuslar belirlenirken; NVİGM tarafından, ilgili mevzuat ve idari kayıtlar uyarınca Ulusal Adres Veri Tabanı’nda yerleşim yerlerine yönelik olarak yapılan idari bağlılık, tüzel kişilik ve isim değişiklikleri dikkate alınmıştır.
Bu haber bülteninde, NVİGM’den alınan bilgilere dayalı olarak 31 Aralık 2011 tarihi itibarıyla 2011 yılı sonuçlarına yer verilmektedir.
31 Aralık 2011 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusu 74.724.269 kişidir
2011 yılında Türkiye’de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1.001.281 kişi artmıştır. Nüfusun % 50,2’sini (37.532.954 kişi) erkekler, % 49,8’ini (37.191.315 kişi) ise kadınlar oluşturmaktadır.
2011 yılında Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı binde 13,5 olarak gerçekleşmiştir
2011 yılında 81 ilden; 56’sının nüfusu bir önceki yıla göre artarken, 25 ilin nüfusu azalmıştır.
Ülke nüfusunun % 76,8’i il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır
Toplam nüfusun % 76,8’i (57.385.706 kişi) il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, % 23,2’si (17.338.563 kişi) belde ve köylerde ikamet etmektedir.
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il % 99 ile İstanbul, en düşük olduğu il ise % 35 ile Ardahan’dır.
Nüfusun % 18,2’si İstanbul’da ikamet etmektedir
Toplam nüfusun % 18,2’si (13.624.240 kişi) İstanbul’da ikamet etmektedir. Bunu sırasıyla; % 6,6 ile (4.890.893 kişi) Ankara, % 5,3 ile (3.965.232 kişi) İzmir, % 3,6 ile (2.652.126 kişi) Bursa, % 2,8 ile (2.108.805 kişi) Adana takip etmektedir. Ülkemizde en az nüfusa sahip olan Bayburt ilinde ikamet eden kişi sayısı ise 76.724’tür.
Nüfusun yarısı 29,7 yaşından küçüktür
Ülkemizde ortanca yaş 29,7’dir. Ortanca yaş erkeklerde 29,1 iken, kadınlarda 30,3’tür. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin ortanca yaşı 29,5; belde ve köylerde ikamet edenlerin ortanca yaşı ise 30,5’tir.
Nüfusun % 67,4’ü 15 ile 64 yaşları arasındadır
15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus (50.346.979 kişi), toplam nüfusun % 67,4’ünü oluşturmaktadır. Ülkemiz nüfusunun % 25,3’ü (18.886.575 kişi) 0-14 yaş grubunda, % 7,3’ü ise (5.490.715 kişi) 65 ve daha yukarı yaş grubunda bulunmaktadır.
Türkiye’de kilometrekareye 97 kişi düşmektedir
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı” Türkiye genelinde 97 kişidir. Bu sayı illerde 11 ile 2.622 kişi arasında değişmektedir. İstanbul ilinde bir kilometrekareye 2.622 kişi düşmektedir. Bunu sırasıyla; 443 kişi ile Kocaeli, 330 kişi ile İzmir, 257 kişi ile Gaziantep ve 254 kişi ile Bursa illeri izlemektedir.
Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli’dir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 52, yüzölçümü en küçük olan Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 244’tür.
EN İYİ FİLM
The Artist
Extremely Loud and Incredibly Close
The Descendants
The Help
Hugo
Midnight in Paris
Moneyball
The Tree of Life
War Horse
EN İYİ YÖNETMEN
Woody Allen, Midnight in Paris
Michel Hazanavicius, The Artist
Terrence Malick, The Tree of Life
Alexander Payne, The Descendants
Martin Scorsese, Hugo
EN İYİ ERKEK OYUNCU
Demian Bichir, A Better Life
George Clooney, The Descendants
Jean Dujardin, The Artist
Gary Oldman, Tinker Tailor Soldier Spy
Brad Pitt, Moneyball
EN İYİ KADIN OYUNCU
Glenn Close, Albert Nobbs
Viola Davis, The Help
Rooney Mara, The Girl with the Dragon Tattoo
Meryl Streep, The Iron Lady
Michelle Williams, My Week with Marilyn
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Kenneth Branagh, My Week with Marilyn
Max von Sydow, Extremely Loud and Incredibly Close
Jonah Hill, Moneyball
Nick Nolte, Warrior
Christopher Plummer, Beginners
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Berenice Bejo, The Artist
Jessica Chastain, The Help
Melissa McCarthy, Bridesmaids
Janet McTeer, Albert Nobbs
Octavia Spencer, The Help
EN İYİ ÖZGÜN SENARYO
The Artist
Bridesmaids
Margin Call
Midnight in Paris
A Separation
EN İYİ UYARLAMA SENARYO
The Descendants
Hugo
The Ides of March
Moneyball
Tinker Tailor Soldier Spy
YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM
Bullhead (Michael R. Roskam) , Belçika
Monsieur Lazhar (Philippe Falardeau) , Kanada
A Separation (Asghar Farhadi) , Iran
Footnote (Joseph Cedar) , Israil
In Darkness (Agnieszka Holland) , Polonya