AB

Avrupa Birliği aday üyeliği için başvurumuz artık kabul edildi. Birçoğumuz için bu bir sonuç ama aslında bu sadece bir başlangıç. Bundan sonra önümüzde iki çok zor süreç var. Önce kendimizi _bütün sorunlarımızı çözerek_ AB’ye giriş için hazırlayacağız. AB’ye girdikten sonra da bütün dünyaya etkisi olan her gelişme, her teknolojide bir Avrupalı gibi davranmak ve düşünmek durumunda olacağız.
AB’ye giriş aşamasında, şu ana kadar bütün dünyaca eleştirildiğimiz sorunlarımızı çözmekle kalmayıp belki de Türkiye’de ilk defa tellafuz edilen kavramlarla karşılaşacağız. İç işlerimizden kaynaklanan sorunlarımızı çözerken bir de dış dünya ile olan ilişkilerimizi gözden geçirmemiz gerekecek. Dış ilişkiler konusundaki en önemli sorunumuz Yunanistan’la aramızdaki kemikleşmiş ilişki bozuklukları. AB uzun süredir bizim dışardan Yunanistan’ın ise içerden baskıları sonucunda bu sorunun her iki ülke açısından da ne kadar önemli oladuğunu anladı ve adaylık anlaşmamıza belki bir ön koşul olarak değil ama hatırlatıcı bir madde olarak bu sorunun çözülmesini de ekledi.
AB bu ilişkilerin rayına oturtulması konusundaki prosedürü ise üstü kapalı olarak açıkladı. Her ne kadar bu ilişkiler politik bir platform üzerinde de olsa, öncelikli olanın sorunun doğru analiz edilmesi olduğu gün gibi ortada. Analizden bahsedilince devreye her iki ülkenin de devletle yakın çalışan ve geniş vizyona sahip akademisyen ve aydınları giriyor. Bu insanlar genelde devletin politikalarına geniş bir bakış açısından bakarak uzun dönemli projeksiyonlar yapabiliyorlar. Bu gruplara Think Tank adı veriliyor. Türkiye’de son dönemlere kadar bu konudan kime bahsetsek öncelikle bir aöıklama yapma gereği duyuyorduk. Hatta internet konusunda uzun vadeli bir projeksiyon yapılması için bir think tank grubu kurmak istediğimi tellafuz ettiğim her yerde ayrıca think tank’i açıklamak durumunda kaldım. Yalnız bir süre önce Türkiye’de bir think tank grubunun bulunduğunu öğrendim.
Grubun içindeki bir çok isim sadece bizim değil, avrupanın bile saygıyla bahsettikleri isimler. Vakfın başkanlığını düşünce ve görüşlerine çok değer verdiğim Can Paker yapıyor. Can Paker aynı zamanda TÜSİAD’ın da Yönetim Kurulu’nda yer almakta.
Tesev bir süre önce elindeki bütün döküman ve bilgileri internet üzerine yerleştirme kararı aldı. Bu dökümanların içinde Türkiye’nin çeşitli sorunları konusunda neler yapılabilabileceğini açıklayan birçok kitap da var. Tesev’in web adresi http://www.tesev.org.tr .
Türkiye’nin AB’ye giriş süreci içinde think tank gruplarının oldukça önemli bir yeri olacağı bizzat AB tarafından işaret edilmiştir. Bu grupların ellerindeki bilgi ve dökümanı internete taşımaları amaçları açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle TESEV ileri görüşü ile Türkiye’ye yeni bir gelecek gösterebilecek bir gruptur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir