Kavramlar Üzerine…

Bu ay son derece hareketli geçti. Öncelikle internet etik’inin tartışıldığı son derece değişik ortamlarda bulundum. Bu da gösteriyor ki Türk insanının değer yapıları ve anlayışı ile yeni yeni vatandaşın hayatına giren internet belli noktalarda çakışıyor ve bir süre içinde yerine oturacak. Bazen fikirlerine son derece değer verdiğiniz ve ülke ekonomisine etkisi bulunan, hayatını internet ile kazanan kişiler bile internetteki serbestlikten rahatsız olabiliyor. Bu yüzden yazımın bir bölümünü internet’e ayırdım.
Bu ayın ilk günlerinde İstanbul Üniversite’sinde bir panelde e-ticaret hakkında bir konuşma yaptım. Gençlerin bu tip konulara bu derece eğilmeleri son derece güzel geliyor bana ( Bu arada yukardaki beni tanıtan resim yaklaşık 7 yıl önce çekilmiş bir resimdir.) İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü internetin ekonomiye olan etkisi üzerine konuşmamızı istediler, Garanti Bankasından, Vestelden ve Comnet’ten konuşmacıların da bulunması olayı çok yönlü tartışmamıza imkan verdi. Açıkcası bu tip üniversite faaliyetlerinin bizim açımızdan da son derece yararlı olduğunu söylemek isterim. Konuya gençlerin açısından da bakmak son derece faydalı oluyor…
Windows Commander adıyla çıkan programdan büyük bir ihtimalle haberdarsınız. Bu programın ilk türkçe versiyonu, yeni web sayfası designları ile bu ay içinde internete çıkacak. İlk versiyonu tamamlandı., denemeler yapıldı.
1991yılından bu yana internet üzerinde son derece değişik gelişmeler oldu. O dönemlerde Amerika’da bulunan ve son derece büyük bir kuruluş olan Compuserve bilgi servisi varken, ve internetin o seviyeye gelmesi söz konusu bile olamazken, önce compuserve de internet erişimi vermeye başladı, sonra compuserve oldukça küçük bir gurup halini aldı. Arkasından Microsoft’un kurduğu bir network oluştu. Fakat internet parasız ve özgür yapısı ile onu da sollayıp geçti. Hayatımızda artık TV kadar önemli olan bu kavramı bu hale getiren neydi?
Dünyanın en büyük networklerinden biri olmasına rağmen kimsenin tekelinde olmayan, kimsenin öyle kolay kolay yön veremediği sosyal bilimlerin bile bazı tezlerini değiştirmelerine neden olan bir kurumdur internet. Dünyada ılımlı insanların da fikirlerini sonuna kadar savunduğu az platformdan birisi. Sanal olarak son derece büyük yaptırıma sahip, bir güç. Para kazanma çarkını tersine çevien bir sistem.
Aslında bu kavramın (internet) sosyal yönü oldukça geniş. Bu konuda daha fazla bilgiye ulaşmak isterseniz size sayın Hasan Celal Güzel’in çıkardığı Yeni Türkiye dergisinin son sayısını tavsiye ederim. Eminim orada bu konuda daha fazla bilgi bulacaksınız.
Bu ay diğerlerinden farklı olarak bazı kavramları araştırdım. Özellikle internet ve yayıncılık üzerine guru olmuş insanlardan aldığım izlenimler bu tip didaktik ve açıklayıcı yazıların yazılma gerekliliğiydi.

RTÜK: Aslında size konumuzla ilgisi yokmuş gibi gelebilir ama rtük yasalarını içinde belli ölçüde internet kullanımı ile ilgili konularda var.
“”RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu), kurulduğu dönemlerde, yeni çıkan özel radyo ve özel televizyonlar yasası ile birlikte ortaya çıkan frekans karmaşasını düzenlemek amaçlı kurulmuştur. Bu dönemde radyo ve televizyonlara yatırım yapanlar iyi bilirler, bir frekans karmaşası yaşanmaktaydı. Her sabah freakans kontrölü yapıp, verici gücünü arttıran ve kurallara uymayarak üzerinize çıkan yayınları eski hallerine getirmek, kısacası r yeni günlere kendinize frekans bulma gerekliliğiniz çıkmıştı. Hatta aynı dönemde başka radyo ve TV’lerin üzerine yayın yapmaya onların yayınlarını engellemeye çalışan radyo ve TV’ler vardı. İşte bu dönemlerde yeri yurdu belli TV ve radyoların haklarını korumak üzere bu üst kurul fikri ortaya atıldı. Sonra bir sevindirici bir üzücü olay gerçekleşti. Sevindirici olan radyo ve TV’lerin artık yerlerine yerleşmeleriydi. Üzücü olan ise üst kurulun bu konuda hiçbir etkisinin olmamasıydı. Yılar geçmesine rağmen RTÜK frekans tahsisi işini ve reklam saatleri ile ilgili düzenlemesini bitiremedi. Bu kadar konu arasında RTÜK, daha çok TV yayınlarını belli sürelerde durdurma işiyle ilgilenir oldu. “”

Üst Kurul: Türkiye’de diretilenin aksine üst kurul kelime anlamıyla bir otorite, bir denetleme mercii değildir. Üst kurul bir tavsiye, araştırma ve yönlendirme mekanizmasıdır. Yani üst kurul size neleri yapacağınızı değil neleri yapmanız gerektiğini söyler. Bunu da ülkenin yararları yönünde özendirme ile yapar. Bir yasaklama mercii değil bir özendirme merciidir..

İnternet Üst Kurulu: “”Şu ana kadar bir çalışmalarını görmedim, bilemiyorum. Fakat anlam itibariyle üst kurul mantığında olması gereken, internet üzerinde iş yapanlara yön gösteren bir kuruluş olmalıdır. Üst kurullar aktivasyon yerleri değildir. Yani eğer yapılamıyorsa biz yaparız denilip uygulanabileceği yerler değildir. “”

.tr otoritesi: Bu konuda da ben birşeyler söylemek istedim. Bu terim ODTÜ dns name verme mekanizması tarfından internet sözlüklerimize yerleştirilmiştir. Anlamı, vatandaşlarına .tr dns name’ini verme hizmetini gerçekleştiren kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Bir tekel değildir. Aynı amaçlarla bir başka kuruluş kurulabilir. Şu anki kuruluşun kaç kişiden oluştuğu konusunda bir fikrimiz olmamasına rağmen büyük bir gurup olmadıkları sanılmaktadır.

İnternet: “”Tamamen özgür, kimsenin kontrolünde, etkisinde ve egemenliğinde bulunmayan bir platformdur.””
“”Yaşama dair, insanca yaptığımız her faaliyetin üzerinde yapılabileceği geniş bir denizdir. Ortak bir dili bir ırkı yoktur.””

Bu tip açıklamalara, daha ilerki dönemlerde de yer vereceğim. Umarım bu düşünceler gerçekleşir ve çalışmalarımızı daha düzgün mekenimalar içinde gerçekleştiririz.

Değinmeden geçmek mümkün değil . 16 mart Pazartesi günü, Swiss otel’de yazılım geliştiricilerin konuk olduğu bir seminerler dizisi gerçekleştirildi. Bu seminerlerin ev sahibi Microsoft’tu. Geçen yıl daha çok web development’ına yönelik seminerler varken bu yıl özellikle data base üzerine gidilmesi, Mizcrosoft’un Netscape ve Sun’ı artık büyük rakip görmemesi, Oracle ile uğraşmaya başlamasını gösterir bence. Görsel hiçbir konunun işlenmemesi de beni doğruluyor. Yine her yıl olduğu gibi yazılım sektörü bir araya geldi. Bu toplayıcı etkisinden dolayı Microsoft yetkililerini tebrik ederim.

Bunları Biliyormuydunuz?

ISDN konusunda hala bir gelişme yok. Bakalım bu iş yapılacak mı? ISP’ler hala beklemede. Bu konuyla alakalı dosyamı bir sonraki aya atmak zorunda kaldım.

Web design’i ve webmaster’lık yapan bir gurup, artık bir topluluk olmaya başlıyor. Umarım siz bu yazıyı okuduğunuz sıralarda, sizlere çşitli kaynaklardan haberler verecek sitemiz açılmış olur.

Microsoft yazılım geliştiricileri yazgeliştir isimli bir gurup olarak bir araya geitriyor. Bu konuda daha geniş bilgiyi Microsoft Türkiye’nin web sitesinden edinebilirsiniz.

Dhtml bir standart oldu. Artık Netscape de bu standarda uyarsa, sayfalarımızda son derece güzel etkiler oluşturabileceğiz.

Vestel’in İnternet TV’s mayıs ayında piyasaya çıkacakmış… Umarım bu sefer tarihi tuttururlar. Profilo ise çıkarmış olmasına rağmen pek satılmıyor galiba.

Tünel’de yeni bir İnternet Cafe açıldı. Leased line ile himet veriyor. Bu özelliği ile hepimizin en çok kullandığı Vakkorama Cafe’nin biraz daha önüne çıktı. Bağlantıları gerçekten iyi. Ama anlaşılan şu aralar insanlar oraya oyun oynamak amaçlı gidiyor.

Türkiye’nin ilk ve en yaygın dijital para denemesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Akbil’i halk otobüzlerinden sonra kola makinelerine kadar sıçramış. Gerçekten çabuk yaygınlaşan ve kullanışlı bir uygulama.

Bankaların online kredi kartı verifikasyonu çalışmaları büyük hızıyla gerçekleşiyor. SET ve diğer teknolojilerle büyük küçük bütün bankalar bir yerinden teknolojiye ulaşmaya çalışıyor. Bu da ISP’lerden sonra bilgisayarcıların bu alanda da çalışmaya başlayacaklarını gösteriyor. Bu arada hala bu konuyla ilgilenmeyen bankalar varsa acele etmelerini tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir