Netiket?

Sanal dünyaya girdiğimizde hangi milletten, hangi ırktan olursak olalım hepimiz internet vatandaşı yani birer netizen oluruz. Bu bizi bir topluluğun bir parçası yapar. Her topluluğun olduğu gibi net toplumununda etik kuralları vardır. Belki birçoğumuza internette olmak özgürlükler denizinde yüzmek gibi görünse de bu insanlığımızı, vicdanımızı, kimliğimizi ve karakterimizi modemin bu tarafında bırakacağımız anlamına gelmez. Çünkü hangi platformda olursa olsun insan _ eğer kendine saygı duyuyorsa _ bir bütünü ifade eder ve bu bütün en basit kurallarla birbirleriyle çelişmemelidir.
Geçen hafta Superonline çok zor durumda kaldı. Ticari bir şirketin itibarıyla oynamaya kimsenin hakkı olduğu zannetmiyorum. Kaldı ki yapılan iş hem yöntem hem de amaç açısından bir hacking sayılamaz. Hacking belli bir manifestoyu kabul etmeyi gerektirir. Bu manifestonun bir numaralı kuralı amacı belirler ve amaç sadece ve sadece bilginin tüm insanların hakkı olduğu ve bu nedenle herkes tarafından kullanılmasının sağlanması gerektiğidir. Bu durumda bu insanın gerçekleştirdiği bir crackingdir. Bu insanların ne normal hayatta ne de internette saygın bir yerleri yoktur. Mailbomb atmak, ping yapmak, trojan ping atmak etik açıdan ne bu dünyada ne de sanal ortamda saygın davranışlar değildir. Kaldı ki bu faaliyetler internet trafiğini arttırdığı için bu kişilerin vücut bulduğu platforma zarar verir yani bindiği dalı kesmek gibi birşey.
Bu işin bir yüzü, ikinci önemli nokta ise firmalar tarafından yapılıyor. Bir web sitesi amacına göre ikiye ayrılır. Eğer amaç şirketin tanıtılması ise, bu durumda web sayfasının statik olması kabul edilebilir. Daha önemlisi web sayfasındaki büyük imajlar, java apletlerde rahatsız etmeyebilir. Hatta bütün browserları desteklemesi de bir gereklilik değildir. Bir de çok fazla kullanıcını hergün bağlandığı siteler vardır. Bu sitelerde kullanıcı ya bir bilgiye ulaşır yada bir işlem gerçekleştirir. İşte bu tip sitelerde çok dikkatli bir dizayn gerçekleştirmek gerekir. Birincisi kolay ulaşım, iki anlaşılabilirlik, üç hafif web sayfaları. Bu tip sitelerin bütün browserları desteklemek gibi bir zorunlukları vardır zira kullanıcıları her türlü browserı kullanabilirler. İşte bunların hepsine dikkat etmeyen bir web sitesi örneği görmek isterseniz Turkcell’in sitesine bağlanmanızı tavsiye ederim. Anlaşılmayan ve anlaşılmadığı gibi etrafında da herhangi bir bilgi bulunmayan formlardan, geri dönüşü imkansız kılan tasarima kadar geniş bir yelpazeye sahip site, 4.0 altındaki hiöbir browserı da desteklemiyor.
İşin en komik kısmını ise bu konularda bilgi almak için e-mail kullandığınızda yaşıyorsunuz. Zira en son mailime cevap yaklaşık 15 gün sonra geldi ve diğer cevaplarda olduğu gibi handoutlarda yazan bilgilerden fazlası yok bu e-maillerin içinde. Bir de müşteri hizmetlerini deniyorsunuz zira 15 gündür sms-chat adıyla bilişim fuarında tanıtılan sistemi kullanmayı başaramamışsınızdır. Müşteri hizmetleri ise sizi 10 dakika beklettikten sonra o kısmın çalışmadığını o an farkettiklerini söyleyip geri dönmek için telefonunuzu alıyor, fakat geri aramıyor.
Bunlar hep internet üzerinde yaşamayı bilmeyen bu platformun kurallarını öğrenemeyen insanların davranışları. İnternet bu özgür platformun temellerini insanın kendisine saygı duymasının üzerine kurar. Burada yaşamamak yani interneti tamamen reddetmek kabul edilebilir bir davranıştır aynen bir insanın köyde mi yoksa şehirde mi yaşayabileceğini seçmesi gibi ama eğer şehirde yaşamayı seçiyorsan o zaman oyunu şehrin kurallarına göre oynamak zorundasın yoksa kimseye uyum sağlayamaz ölür gidersin.

NETleşmek üzere…

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir