Babam için

Hafta sonu bir takım işlerimi halletmek için Ankara’ya ufak ama oldukça konsantre bir gezi düzenledim. Konsantre diyorum, çünkü unuttuğum, özlediğim, hatırlamam gereken birçok duyguyu, özlemi ve sevgiyi bir anda yaşadım. Bunların en güzeli ve benim için en özeli babama uyduğum sevgiyi bir kez daha anlamam oldu.
Son konuştuğumuzda babam yine beni şaşırtan bilgisini, ilgeliğini ve yaşam tecrübesini bana aktardı. Yaptığı ve yaptığını farkettiğinde üzüldüğü hatalarını felsefeden, şiire örnekler vererek açıkladı. Ben ise bu örnekleri kendi hayatımda yerlerine yerleştirdim, gördüklerim ve yaşadıklarımla paralelize etmeye çalıştım.
29 Ekim babamın doğum günü… Yıllar gelip geçiyor… Ama geçen yıllar hepimize ayrı tatlar, ayrı olgunluklar ve ayrı sevgiler bırakıyor..
Ankara dönüşü bunları düşünürken, babamdan ne kadar çok şeyi öğrendiğimi ve öğrenmeye devam ettiğimi anladım ve şöyle bir sıralamak istedim;
– Dürüst olmayı,
– Güçlü olmayı,
Bazı dostlarını düştükleri zor durumlardan nasıl kurtardığına ben de şahit oldum. Sen herkesden sakin, herkesden güvenilir ve herkesden güçlüydün…
– Erkeklerin de ağladığını
Annenin sevdiği bir türkü televizyonda çalındığında nasıl ağladığını unutamıyorum. Sen yine samimi ve duyguluydun.
– Silah kullanmayı
Atış talimlerimizi, senin vuruş yüzdelerini.
– Silah kullanmamayı
Silah kullanmanın tehlikeli, kullanamamanın daha caydırıcı olduğunu yine senden öğrendim.
– Eşini sevmeyi
Anneme beyaz bir gerdanlık aldığın günü, o günün önemini. Bir erkeğin nasıl romantik olması gerektiğini.
– Hangi ağaçta hangi meyvenin yetiştiğini
Uzun “”bahçe”” gezilerimizde hangi yaprağın hangi ağaca ait olduğunu, ağaçların yaşının, gücünün nasıl anlaşılacağını hep senden öğrendim.
– Anneyi sevmeyi
– “”Kav””lamanın anlamını
Ankara’ya geldiğimiz ilk gün arabamızın dört lastiği de “”kav””lamıştı. : -)
– “”Hayat sen ne verdiysen odur”” Yorgi Sifilis
Bunu defterime yazmamı söylediğin gün ben bunu beynime yazmıştım. Hayatın bizim bir ürünümüz olduğunu ilk o zaman duymuyordum ama en net o zaman gördüm. Bunu senden gördüm…
– “”Tut-i mucize-i guyem””in ne demek olduğunu.
Ve bu şiirin devamını. Ve şu an hafızamdaki bütün şiirleri..
– “”Bütün doruklar birbirini görür”” F. Nitsche
Bunu doruk oldukça daha iyi anlayacağım, bakalım benim yüksekliğimde hangi doruklar olacak.
– Su kasidesini
Su kasidesi ile birlikte Fuzuli’yi, Nefi’yi, aruzu, hatta padişahların şiir ve edebiyat bilgileri olduğunu hep senden öğrendim.
– Taras Bulba’yı, Fareler ve İnsanları
Her gece senin sesinden dinlemeyi ne kadar çok özlemişim…
– Sözlük kullanmayı
Her sorduğum soruya onlarca kaynak göstermeni, her kaynakçada teker teker yerlerini bulup, bana en ufak soru için yüzlerce sayfalık yazılar önermenin, önemini şimdi daha iyi anlıyorum. Şimdi her araştırmamı böyle yapmaya çalışıyorum ve ben bunu yine senden öğrendim baba.
– Manzaranın tadını çıkarmayı
Her yaz tatilinde, sabahın erken saatlerinde koşmayı.. Sağlık için koşmayı ve koşarken hayatın koşar hızla yanından geçtiğimiz güzelliklerine bakmayı… Bir yerde durup manzaranın tadını çıkarmayı …
– Kendini sevmeyi
– İnsanları sevmeyi
– Doğayı sevmeyi
– Böcekleri sevmeyi
– Hayatı sevmeyi hep senden öğrendim…
– Sevmeyi senden öğrendim
SENİ SEVİYORUM

Doğum gününe daha var ama ben dayanamadım. Doğum günün kutlu olsun BABA….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir