Bilgi Toplumu Türkiye’sinde İnternet Yapılanması

PC ile tanışmam 1980’li yıllarda Türkiye’ye ilk PC’nin girmesi ile olmuştu. 8086 işlemcili, içinde matematik işlemcisi bile bulunmayan,ama zamanının en iyisi olan bilgisayarım bana derya gibi gelmişti. Hard diski olmadığı için hiçbir şey kaydedemiyordum. Çalışmalarıma QBasic ile başladım. Küçük programlar yazıp, periodik bilgisayar dergilerini takib ediyordum. O yıllarda MEB okullarda bilgisayarlı eğitime geçmeye karar vermişti. Okuduğum lise (Ankara Atatürk Anadolu Lisesi) ise pilot okul seçildi. İlk iki yıl seçmeli bilgisayar dersi alarak, programcılık çalıştım, bu arada kendimden küçüklere ders vermeye başladım. 1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandım. Bilgisayar ile ilgili çalışalarımı kulüpler aracılığı ile devam ettirdim. İlk yıl bilgisayarla yeni tanışan öğrencilere, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Kulübü bünyesinde geceleri takviye dersleri verdim. Aynı zamanda okulun Bilgi İşlem Merkezinde iki arkadaşım ve bana ayrılan odada Türkiye’nin ilk BBS (Bullettin Board System)’ini kurduk. Bir basın toplantısı ile sistemi tanıttık.
Daha sonra bilgisayarı ve interneti Türk insanına tanıtmak ve sevdirmek amacı ile Türkiye’de ilk ulusal yayın yapan radyolardan birisi olan Radyo Kulüp’te (Daha sonra adı Radyo D oldu) konusu bilgisayar olan bir program yaptım. Arkasından görüntüsünü tamamiyle bilgisayardan alan, hatta yedekleme sistemi de bilgisayar olan bir Tv programını bir yıl boyunca Kanal D’de, altı ay kadar da Kanal 6’da yaptım ve yönettim. İki radyonun otomasyon sistemlerini kurdum. 1996 yılıyla birlikte Dünya’nın ilk hava olimpiyatları olan 1. Dünya Hava Oyunları’nın internet danışmanlığı görevini aldım. İki yıl süren organizasyon çalışmalarından sonra, 4000 katılımcının isimlerinin internetten online kaydedilebileceği, çekilen fotoğrafların dış basına internet üzerinden birkaç dakikada ulaştırılabileceği bir sistem geliştirdik. 1997 yılının eylül ayında ise oyunları bitirdik. Şu an kendi şirketim aracılığı ile kuruluşlara anahtar teslimi projeler ve internet danışmanlığı hizmetleri veriyorum. Aynı zamanda Türkiye’nin konusu sadece internet olan ilk dergilerinden “” .Net “” dergisinde konusu yeni teknolojiler ve uygulamalar olan Yeni Ufuklar isimli bir köşe yazıyorum.
Benim bilgisayar geçmişim, Türkiye’de bilgisayarın gelişmesi ile eşzamanlı olduğu için yazıma bu bilgileri vererek başlamayı uygun buldum. Elbette ki geçmiş geleceğin teminatıdır. Bilgi işlem dünyasının geçmişine bakarsak trendin ne kadar ivme kazanarak yükseldiğini kolayca görürüz. Birkaç yıl içinde dünya; bilgi, bilgisayar, bilgi işlem çağını yaşamış ve tüketmiştir. Tüketmiştir diyorum çünkü artık elektronik alanındaki gelişmeler kısa zamanda gündelik hayatımızın bir parçası oluyor. Örneklendirmek gerekirse Sony firmasının sırf Japonya branşı bile her 15 dakikada bir walkman dizaynı geliştiriyor. Bu noktada dünyanın elektronik alanında yaşayacağı gelişmeler hakkında öngörülerde bulunmak ancak kısa vadede mümkün olabilir. Bundan fazlasını,gelişmelere yön veren büyük bir kuruluş olmasına rağmen Microsoft bile öngörememektedir. Bunu Microsoft’un birkaç yıl önce, interneti bir kenara atarak kendi bilgi ağını kurmaya çalışmasından anlayabiliyoruz. Nitekim bir süre sonra şirket hatasını anlayarak düzeltme yolunu gitmiş ve bütün yazılımlarını internete yönlendirmiştir.
Bu kadar belirsizlik içinde bile bazı öngörümler tabii ki yapılabilir. Bunların en önemlisi 2000 yıldönümüdür. Birkaç yıl önce bilim adamları ve araştırmacılar, insanlara 2000 yılında herşeyin, hatta yaşam tarzımızın bile çok değişik olacağını telkin etmeye başladılar. Şu andaki gelişmelere bakarsak bu fikrin oldukça uzak olduğunu, iyi bir temenniden ileri gitmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda, bilim adamları yanılmışlar mıydı? Şüphesiz ki hayır. Sadece işin içine ekonomi girmişti. 2000 yılında teknolojik bir patlama olasılığı şirketleri o dönemde ayakta kalmak için yeni ürünleri saklamaya itti. Bu nedenle 2000 yılından bir süre önce çok ciddi bir ekonomi savaşının içinde kalacağız. Bu nedenle 1999 yılında teknolojinin çok hızlı gelişeceğini görmek mümkün. Yani araştırma geliştirmeciler, şirket yetkilileri, yazılımcılar, kısacası bilgisayar teknolojileri ile ilgilenen herkes için milanyumun başlangıcı 1999 yılıdır. Teknoloji bu yıl içinde ivmelenecek ve 2000 yılına gerçekten farklı girmemiz sağlanacaktır.
Bir diğer gelişme ise toplumları yönlendiren güç odaklarında olacak. Basın-Yayın, son zamanlarda bilgisayarla paralel doğrultuda gelişmeye başladı. Bu ilerlemeler basını bir noktadan sonra toplum üzerinde etkisi olan bir güç odağı haline getirdi. Fakat görüntü ve ses teknolojilerindeki son gelişmeler, her türlü görüntü üzerinde kolayca oynama ve değiştirme imkanını veriyor. Bu da basının güvenilirliğini yok edeceğe benziyor. İnternetin de yaygınlaşması ile kişilerin ve kurumların kendi haber ve düşüncelerini yayımlama imkanları artıyor. Bu da medyaya, haberi ulaştırma yerine haberi bulma ve insanları haber kaynaklarına yönlendirme görevini yüklüyor. Bu, gelecekte basının gücünü kaybedeceğini gösteren en önemli belirtilerden biridir.
İnternet şüphesiz ki dünyanın en büyük bilgi kaynaklarından biri. Bilgi sadece interneti genişletmekle kalmadı aynı zamanda karıştırdı da. Her gün eklenen binlerce yeni site, interneti gün geçtikçe bir bilgi çöplüğü haline getirdi. Bilgi ulaşılabilir olmasına rağmen sistemin karmaşıklığı aradığımızı bulmamıza engel oluyor. Bu da bilgiye sahip olmak yerine organize bilgiye sahip olmayı bir güç haline getiriyor. Dijital çağın en önemli etkisi herhalde budur.
Türkiye’nin gelişmeler içindeki yerine bakacak olursak, ilerlemelerin 1980’lerin sonlarında başladığını görürüz. PTT’nin o yıllar içinde gerçekleştirdiği atılımlar, dünyanın telekominikasyon devlerinden olan Fransa ile bizi aynı seviyeye getirdi. Bu dönemde A.B.D. bu alanda önemli bir alt yapı sorunu ile karşı karşıyaydı. İnternet bu yıllarda Türkiye’nin gündemine girmeye başladı. Fakat İnternetin anası olan ARPANET ağı ve HTML (HyperText Markup Language) dilinin A.B.D. kaynaklı olması, diğer dünya ülkeleri gibi bizi de gelişmeleri sadece izlemeye yöneltti. Dünyada internet’in yayılmasında en çok etkisi olan BBS’lerin kurulması ve geliştirilmesi de, Türkiye’de, A.B.D. ile olmasa da diğer dünya ülkeleriyle aynı zamanda olmuştur. Hatta bu dönemde BBS’ler arasında gerçekleşen Kıbrıs münakaşasında Türk’lerin diğer Avrupa ülkelerince haklı görülmesi ve bu konuda oluşturulan kamuoyu, dönemin Cumhurbaşkanı olan Turgut Özal’ın ilgisini çekmiş, Özal yapılan görüşmelerin bir nüshasının kendisine gönderilmesini istemişti. Bu belge ve bilgilier tarafımızdan kendisine sunulmuştur.
Aynı yıllarda Türk politikasındaki belirsizlik PTT’nin gelişmesini yavaşlatmıştır. KİT kar etmesine rağmen, yatırım payını azaltmıştır. Hatta özelleştirme projesinde, Türk Telekom’un ilk KİT olması, yatırımların durmasına neden oldu. Sürecin uzamasıyla kazanılan paralar zarar eden KİT’lere yönlendirildi. Bu arada Türk Telekom’u internet teknolojilerini alma ve yaymada tekel haline getiren yasanın çıkmasıyla internetin gelişiminin önü kesilmiş oldu. Bu noktada alıması gereken en önemli karar, internetin Türk Telekom’un tekelinden çıkarılmasıdır. Çünkü zaten kar eden KİT, internetin gelişmesini yönlendiren bir devlet kurumu olmaktan çok, hantallığı ve karar vermedeki yavaşlığından dolayı gelişmeleri engelleyen bir mekanizma halini almıştır. Şüphesiz internetin kendi başına yayılan bir yapıda olması telekominikasyon ağlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmayacaktır. İnternet, yapısı gereği telefon ve ISDN gibi kominikasyon ağlarına, ve bu ağları oluşturan ve yürüten kurumlara ihtiyaç duyar. Bu konuda Türk Telekom’un kısa zamanda özelleştirilmesi de son derece büyük bir gerekliliktir.
Türk Telekom’un gelecek dönemde internetin yaygınlaşmasında üzerine düşen başka görevler de vardır. Bunların ilki Japonya ile A.B.D. arasında geçen yıl projelendirilen iletişim ağıdır. Bu ağın önemli bir kısmı İzmir üzerinden geçecektir. Bu, Türkiye için önemli bir şansdır. Zira dünyayı boydan boya geçen bu ağdan komşularımıza düşen pay bizimkine göre son derece azdır. Bu bize kablolu sistemler üzerinde_eğer iyi kullanılırsa_büyük bir avantaj verecektir.
Şüphesiz bilgi ağları sadece kablolu sistemler üzerinde yürümez.
A.B.D., Motorola ile birlikte Iridium isimli bir projeyi hayata geçirdi.Bu proje, atmosfer içinde yörüngeye oturtulan 66 uydu sayesinde, dünyanın her yerinden kablosuz haberleşme imkanı sağlamaktadır. Her ne kadar sistem şu an A.B.D.’nin tekelinde bulunsa da ilerde kullanımı yaygınlaştırmak için ülkelerin ortaklığı istenecektir. Çağın gelişen ülkeleri içinde yeralmak için, sisteme dahil olma gerekliliği vardır. Bu yüzden Türk Telekom önümüzdeki günlerde yüzünü yurt dışına dönmelidir ve geliştirilen projelerde etkili olmalıdır.
Bilgisayar dünyası kendini çok hızlı yenileyen bir yapıya sahiptir. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri, kısa bir zaman içinde karakter değiştirebilir. Nitekim bu yazıyı yazdığım sırada mali açıdan sıkışıklık içinde bulunan Compaq, çok güçlü bir şirket olan Digital’i satın almıştır. Bu, bilgisayar dünyasında ne kadar hızlı değişimler olduğunu gösteren iyi bir örnektir. Türkiye eğer bu teknolojik gelişmelerin içinde daha çok yer almak istiyorsa kısa zamanda hızlı kararlar alan mekanizmalar oluşturmalıdır. Bu, dünyadaki emsallerine bakılırsa ancak özel şirketlerle olur. Yani internetin ülke içi yaygınlaşması ancak özel şirketlerle gerçekleştirilebilir. Bill Clinton, başkanlık seçimlerinde halkın oyunu almak için,ülke içinde yeni bir dijital yapılanmadan söz etmişti. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde her eve en az bir fiber optik hat çekilmesi, bitmek üzere olan bir projedir. Bunun bir benzerinin bir özel şirket tarafından Türkiye’de de planlanması çok gurur verici bir gelişmedir. İnternet için de bu tip özel şirket-devlet ortaklıklarının kurulması gerekmekte.
İçinde bulunduğumuz günlerde devlet anlayışında bir değişimin olacağı aşikârdır. Yeni çağın devleti, teşviklerle yönlendiren, hızlı karar veren ve uygulayabilen; küçük ama hızlı hareket eden bir yapıda olmalıdır. Bu, geleceğin bize getireceği belki de en belirgin özelliktir. Bu amaçla devletin karar gücünü, özel sektörün karar gücüyle birleştirmek yapılacak işlerin en doğrusu olacaktır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir