IT vs CT?

Hafta içinde Avrupa yakasını pek bilmeyen bir dostum beni ziyarete gelecekti. Benim ise evde kalıp, şu hepimizin keyifle izlediğimiz dijital platformlardan biri olan digiturk’un ekibinin, gelip tesisatı kurmasını beklemem gerekiyordu. Tabii arkadaşımın yolda kalmasına, bilmediği bir takside sürünmesine gönlüm razı olmazdı. Yıllardır tanıyıp, iletişim kanallarını kullanış biçimlerini hep takdir ettiğim, Ataköy Atamerkez taksiyi aradım. Telsiz ile buluşma noktasına tam saatinde bir
araba göndermelerini istedim. Bu noktaya kadar başımıza gelenleri bir bilgisayarcı gözünden incelemek istiyorum. İlk dikkat etmemiz gereken nokta taksi şirketi. Teknolojiyi, özellikle iletişim teknolojilerini son derece başarılı bir şekilde takip ediyorlar. İstanbul’da ilk telsiz kullanan taksi şirketi olmaları bu tezimi doğrular nitelikte. İşin daha güzel tarafı teknolojiyi başarılı bir şekilde kullanıyorlar. Yani her an taksilerle iletişim halindeler. Taksi şoförleri ile yaptığım bir konuşmada bunun onlara ne gibi avantajlar sağladığını ballandıra ballandıra anlattı bana. Bu teknoloji aslında bir IT (Information Technologies) gibi görünmesine rağmen tam da bir CT (Communication Technologies). Bu arada merak edenlere küçük bir not, şu an digitürk seyrediyorum ve ekibin çalışma, tesisatı bağlama hızından, görüntünün kalitesine kadar her noktasında arayıp da bulamadığımız hoş bir gelişme olduğunu söylemek istiyorum.
İsterseniz artık IT ile CT arasındaki farka geçelim. Geçen gün benimle yapılan bir ropörtaj sırasında, geleceğin mesleği nedir sorusuna CT cevabını verdim. Bundan üç dört yıl önce ise Yeni Türkiye dergisi için yazdığım bir yazıda, aslında bu konunun buraya geleceğini işin teorisini tam oturtamadığım halde yazmıştım. Medya ile uğraşanlar “”demassification”” kelimesinin anlamını çok iyi bilirler. Mass medya (Kitlesel medya), bu işi yapan kuruluşların sayısının artması ile parçalara bölündü. İlk zamanlar sadece Time dergisi varken sonra Newsweek ve sonra diğerleri gelince, hedef kitle küçüldükçe küçüldü. Bu küçülme internetteki personalization (kişiselleştirme) teknolojisi ile, kişiye özel medya haline geldi. bu medyacıları son derece rahatsız eden bir gelişme olarak literatüre geçti tabii. Ama asıl sorunu farketmedikleri için, şu an gözleri büyük. İnternet ile birlikte herkes bir medya haline gelebiliyor. Bu ise bilginin doğruluğunu sorgulamayı oldukça zorlştırıyor. OSS sınavı öncesi oluşturulan ve tarihe geçecek bir komiklik olarka yerini alacak olan protestoss bu noktada çok iyi bir örnek galiba.
Bilginin doğruluğunu internet üzerinde nasıl kanıtlarsınız? Bu aslında üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Tabii hemen internet öncesi mantıklarla düşünen insanlar, bilgiyi kontrol eden bir teşkilatlanmaya gidelim derler. İnternetciler ise buna son derece büyük kahkahalarla gülerler. Çünkü, internetciler ikiye ayrılır. İyi niyetli olanlar, böyle bir sistemin başına geçecek olan ve kendisine denetleme yeteneği verilen kişilerin bu imkanı ne kadar kötüye kullanacaklarını bilirler. Hele frekans tahsisi için, kurulan bir kuruluşun, kanal kapatma kararları almakdan başka bir iş yapmadığı bir ülkede, böyle net ve legal bir denetleme yetkisi adamı kral yapar. İnternet kullanıcıları arasında bir de kötü niyetliler var tabii. Bunlar önce bu kurumun çalışmasına zarar verirler, daha sonrada sertifika taklidi yaparak yeni protestoss vakaları oluştururlar. Bu noktada biz bilginin gerçek olduğunu bu koca bilgi çöplüğünde nasıl anlayacağız. Bir bilginin doğruluğunu kim belirler. O bilgiyi oluşturan kişiler tabii ki. Burda gelecek yüzyılın medyası insanlara bilgininkaynaklarını gösterirler sadece, daha fazlasını yapmaya yetkileri ve daha kötüsü etkileri yoktur. Yeni Türkiye’de bu bilgileri yazarken sadece öngörü yapıyordum, şimdi ise bunu çok net görebiliyorum. İşte bu anda IT görevi artık bitmiş oluyor, misyon CT ve MIS (management information systems) ‘e teslim ediliyor. Zaten son on yıl içinde bilhgi kaynağı olmaya çalışan kurum ve kuruluşların yaşadıkları en büyük sorun buradan çıkıyor. Her nekadar bilgisayarcılar bunu dünyanın en büyük sırrı gibi saklasalar ve kendi eksiklikleri olarak görseler de, bilginin depolanabilmesi için ortak bir bilgi ambarının oluşturulması gerekir. Bu ambarların ise belli bir format yani düzene ihtiyacı vardır. Fakat bilgi tek kaynaktan üzeretilmiyorsa bu formatlar ya bilgilerin bir kısmını filtreler yada hepsini içine almak için esnek bir yapı oluşturmaya çalısır. Hemen belirteyim ne veri depolama yazılım şirketleri ne de herhangi bir 3rd party şirket bu esnek yapıyı oluşturamadı. O zaman gerçekten görev bilginin yerini bildiren, gereken bilgi ile ona ihtiyacı olan kurumu bir araya getiren, iletişim teknolojilerinin ortaya çıkmasıdır.
İnternette bu tip kurumlar artık ortaya çıkmaya başladı. Arama motorları, meta-arama motorları derken, bu iş gittikçe önemli hale gelmeye başladı. Zaten Tükiye’de de birçok kurum ve kuruluş, arama motorlarına ilgiyi arttırarak, bu konuda nelere dikkat edeceğini gösterdi. Evreka arama motorunun başarısı ise tam da bu nedenden.
NETleşmek üzere.

Site-m

www.sitebuilders.org

Profesyonel internetçilerin yıllardır buluşma noktası olan sitebuilders grubu yeniden açıldı. Hepinize tavsiye ederim. Özellikle, üye olup mailing listine girmeyi başarırsanız (ancak sorulara doğru cevaplar vermeniz durumunda, üye olabilirsiniz, çünkü bilgiler kontrol ediliyor) çok yararlı bilgilere ulaşacağınızı söyleyebilirim.

www.unaldi.org

Uzun bir aradan sonra sitem birkaç eksik olmasına rağmen yeniden açıldı. Artık eskisi gibi sadece yazılı basında yer alan yazıları değil, sadece site için yazılan yazılarıda bulabileceksiniz.

www.x-men-the-movie.com

Xmen tam bir tasarım harikasıdır. Spiderman ile birlikte en fazla beğendiğim ve okuduğum çizgi romanlardan biridir. Biliyorsunuz yakın bir zamanda filmi de gösterime girecek. Ben filmi çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. İsterseniz siteden trail’lerini izlemek imkanını bulabilirsiniz.Bu arada filmi de kaçırmamanızı tavsiye ederim.

www.ibis.com.tr

Son derece başarılı bir arama motoru. Zaten Türkiye’de sadece iki büyük arama motoru, bu ülkedeki en büyük içerik üreticisi olan medya kuruluşlarını indexleem işini yapıyor. Bunlardan en başarılısı ibis. Zaten bunu da büyük medya kuruluşlarını müşteri portföylerine koyara göstermişler.

www.asparagaz.com

Uzun zamandır bu siteye bakmayı unutmuştum doğrusunu söylemek gerekirse. Geçen gün çalışmaları ile hepinizin takip ettiğini umduğum Atilla Bey beni bu siteyi ziyaret etmem konusunda uyardı. Yeni açılan “”paralel ilanlar”” kısmı son derece hoş olmuş. Hepinize tavsiye ederim. Yalnız random seçilen bu ilanların bir kısmı aynı sayfada iki kez geliyor, Mod, detay herhalde buna dikkat etmemişler. Asp koduna birkez daha bakmalarını tavsiye ederim.

www.rtuk.org.tr

Hep size özel sitelerden mi bahsedeceğim. Rtük tv ve radyo ortamlarında Türkçe kullanımındaki sorunu farkederek hemen bir referans dosyası hazırlamış. Bunun internetten ulaşılabiliyor olması ise bizim için büyük bir nimet. Yalnız ana sayfanın isminin “”Home Page”” olması benim dikkatimi çekti. Herhalde Rtük “”Home Page”” kelimesini de Türkçemize kazandırmak için çalışıyor.

www.cepport.com

Gerçekten çok başarılı bir wap sitesi. Hertürlü bilgiye anında ulaşabiliyorsunuz. Fakat şu ana sayfada çıkan cepport logosunu kaldırsalar da siteye daha çabuk girebilsek daha iyi olmaz mı?

Benden Duymuş olmayın

– Kolay bir servis sağlayıcımızın sisteminde kolay açıklar olduğu yolunda bir haber aldım. Neyse ki admin arkadaşımızın e-mail adresini sadece birkaç kişi biliyor. Yoksa herkes bütün maillerini okurdu.

– Servis sağlayıcıları yapmakla ünlü bir şirketimiz, geçenlerde bir bankanın servis sağlayıcı açma teklifini kabul etmemiş. Ya banka küçük geldi, yada ilaç gibi gelen başka şirketler var.

– Yine büyük bir servis sağlayıcımızın, adserver bilgilerine, domainin başına ads ekleyerek ulaşabiliyorsunuz. Her ne kadar bu büyük bir sorun olmasa da biraz düzensizlik oluşturuyor gibi geliyor bana.

Yeni çıkanlar

– Amerika’da yapılan bir araşırma, internet kullanıcılarının yüzde 65’inin interneti bilgisayar dışı ortamlardan kullanmak istediklerini göstermiş. Bu gerçekten önemli bir gelişme. Türkiye’de geçenlerde çıkan Net.tv aslında tam bu amaca hizmet ediyor. Hem de eksiği yok fazlası var. DVD player’da eklemişler. Sadece bir önemli konuyu atlamışlar, tv’nin ses, ve görüntü çıkışı yok. YAni bu sistemi bir home theater’a eklemeniz mümkün değil. Umarım İhlas.net yöneticileri bu sorunu farkederler.

– Wap’ın uzmanı olarak çıkan Ericsson R320s gerçekten çok başarılı bir telefon. Boyuna rağmen Nokia 9110 ile yarışabilecek bir kullanım kolaylığına sahip. Bu aletin güzelliğini görünce Ericsson R380’i son derece merak etmeye başladım. Bu versiyonunda ekran daha büyütülmüş ve bir pda eklenmiş.

– Oyun çılgınlarının merakla beklediği, strateji oyunları için yapılan mouse çıkmış. Bilişim sırasında biraz oynadığım bu alet kullnımı açısından çok başarılı görünüyor. Size bu konuda yakın zamanda daha fazla bilgi vermeyi umuyorum.

Haftanın sayısı:

777 : Unix kullanıcıları yakından bilirler. Bütün kullanıcılara yazma okuma ve yönetme hakkı verme sayısıdır. Chmpod komutu ile düzenlenir ve son derece başarılı bir algoritması vardır. Yüzlük hanedeki sayı admin, onluk kısımdaki sayı user, birlik kısımdaki sayı ise kullanıcıyı temsil eder. 4 okuma, 2 yazma, 1 çalıştıma hakkıdır. Yani 644 admin okur yazar, kullanıcı ve konuk sadece okur kimsenin yazma hakkı yoktur demektir.

Yazarın notu:

– Cumhurbaşkanımız, teknoloji üretmemiz gerektiğini belirtmiş. Kendilerini zaten ilk anlarından bu yana saygıyla izliyorum. Verdiği kararlar ve etkileri son derece saygıdeğer. Teknoloji üretmedikçe gelecek dünyada yerimiz olmayacağının farkedilmiş olması gerçekten çok güzel.

– Geçen hafta Mustafa Hoca, internet üst kurulunun yapısının değiştirilme kararını aldıklarını söylemiş. Hocam isterseniz ilk olarak bu üst kelimesini kaldıralım. Orası bir hizmet kurumu, isminin internet hizmet kurumu olması, insanların ilgisini daha da arttıracaktır.

Renkler, kişiler:

Kırmızı: Geçenlerde bir reklamda, iki ilginç ifade ile karşılaştım. “”Türkiyenin ilk internet’i”” ve “”En teknolojik internet””. Hadi reklam yazarları bu internet işinden anlamıyor, bu reklamın yayına girmesi için onay veren “”akademisyenler”” de mi nu konuyu anlamıyor. Lütfen biraz dikkat.

Transparant: Biliyorum bir renk değil ve emin olun bunu üzerlerine giydikleri transparan kıyafetler için böyle nitelendirmiyorum. Tepkisiz kaldığımdan bunu yazıyorum. Bir manken kendi resimlerinin bir web sitesinde izinsiz olarak kullanımını aynen şu cümle ile anlattı:
– Beni de internet’e koymuşlar.
Şok oldum.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir