Datamatik

Genç adam yorgun ve açtır. Beyoğlu’nun ara sokaklarında ilerledikten sonra caddeye çıkar. Aklında soru işaretleri vardır. İnternet ve internet teknolojileri konusunda iflah olmaz yüzlerce soruyla karşılaşan beyni artık bu zor dönemde yorgun düşmüştür. E-ticaret konusunda, acele teklif isteyen telefonlardan, doğru planlanmamış veya planlama process’i bitmemiş şirketlerden gelen sorulardan bıkmış ve yorulmuştur. İnternet konusunda yapılacak her adımın iyi hesaplanması gerektiğini sistemin real-time olup olmayacağının bile proje maliyetlerini ne kadar etkileyeceğini düşünmektedir.
İşte bu düşüncelerle hamburgerciye girer genç. Kısaca kasanın üstündeki ışıklı panoya bakar. Buna niye baktığına hiçbir zaman akıl veremez, çünkü lise yıllarından bu yana hep aynı menüyü yemektedir. Sadece yaşlandıkça yediği miktarı azaltmaya çalışmaktadır. Malum artık profesyonel spor yapmıyordur ve en ufak hareket bile kendisini nefessiz bırakmaya başlamıştır. Artık koca bedenim bu büyük menüleri kaldıramıyor derken, bir anda kasiyerin işinden ve kendisinden sıkılmış bakışlarla, belli ki son kez ne yersiniz sorusunu duyar. Biraz da bıkkın bir ifade ile “”bir bigmac menü”” dediği duyulur. Kasiyerin içecek olarak ne alırsınız sorusuna ise yıllardır verdiği cevabı verir. Sadece “”Cola”” der. Genç adam artık hep aynı konuşmayı yapmaktan sıkılmış olarak bu sefer bir değişiklik yapmaya karar verir ve çabuk bir ifade ile “”diyet cola”” der.
Colanın diyet olduğunu duyan kasiyer bir bardak çıkarır, içine cola’yı koyduktan sonra bardağın üzerini kapatır ve eliyle kapağın üzreindeki minik çıkıntıyı iteler. İşte genç adamın hayatına büyük değişiklik yaratan nokta bu oldu, kafasında binlerce soru işaretinin yok olmasına sebep bir kasiyerin küçük el hareketi olmuştu.
Hızlı hızlı düşünmeye başladı, genç adam. Belki de dünyanın en yaygın database’i ile karşı karşıyaydı. En yaygın, en kullanışlı en küçük. Bilgi boolean bir bilgi idi ve bunun tutlması için cola’nın kapağında küçük bir field açılmıştı. Boolean bir bilgiyi text, sayı veya başka herhangi bir yöntem ile depolamadıkları için oldukça feasible bir yöntem ile karşı karşıyaydılar. Peki dedi genç adam içinden bu sistemin bu kadar başarılı çalışmasına sebep olan neydi?
Öncelikle bilginin doğru platformda depolanması ve doğru depolanma için altyapının oluşturulmuş olmasıydı. İkinci önemli konu ise bilginin iyi analiz edilmesi durumuydu. Bilginin şeklinin doğru belirlenmesi, genişleme ihtimalinin olup olmaması, depolama kısmının şeklini ve bu sistemin çalışacağı platformun yapısını da balirleyecektir.
İşte internet projelerinde yapılan en büyük hata da budur. İşin yapılış ve üretim süresi oldukça kısalmıştır. Ama buna rağmen planlama süresi, geri dönüşümsüz yöntemler yüzünden oldukça uzamış bulunmaktadır. Şirketlerin internet konusunda yapacakları projeleri belirleme de öncelikle kendi sistemlerinin entegrasyonunu ölçümlemeleri, projenin algoritmalarını çıkarmaları gerekmektedir. Bunun ne internet bilgisi, ne de bilgisayar bilgisi ile alakası yoktur. Olması da beklenemez. Danışmanlığını yaptığım şirketlerin çoğuna öncelikle bunu anlatmayı gerekli görüyorum. Aslında hergün bu araştırmayı yapmamış onlarca şirketin, bilgisayar uzmanının sihirli değneğinin olduğunu düşünmelerinden de oldukça rahatsızım. Umarım bu böyle sürüp gitmez.
Yemeğini yemiş ve kafasındaki sorulara artık anlatacak birşey bulmanın rahatı içinde o alıştığı hamburgerciden çıktı, genç adam. Artık birşeylerin değişeceğini umuyordu. Bunları yazmayı, önüne gelene anlatmayı umuyordu. Tabii anlayan olmamasının ne önemi var ben anlıyorum ya diyemeyecek kadar da eğitime önem veriyordu.
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir