Simitçi, kahveci, gazozcu

Malum biz internetçiler, kokoreçci ve mısırcılara sempati duyarız. Türkiye’de internet patlamasına bir kokoreçcinin açıklamalarının sebep olması ben de aynı zamanda bu özel insanlara saygı duygusu uyandırıyor.
İnternet’in ilk sokaktaki insane manzaraları bu yaklaşımlarla başladıktan sonra, sayın Banu Alkan’ın o çok özel diliyle anlatımı beni ayrı bir mutluluğa itti. Açıkcasi Okan Bayülgen’in bu hanıma duyduğu sevgiyi şimdi daha çok anlıyorum. Gerçi bilirsiniz her showman’in bir hanıma platonic ilgi duyması Beyazit’in (Halk arasında Beyaz diye de tanınır) Ayşegül Aldinç’e evlilik teklif etmesi ile moda oldu ama….
Neyse biz konumuza dönelim. Artık internet gündemi de Türkiye gündemi gibi, her ağız açıldığında değişiyordu. Değişmeye devam ediyordu. Arkasından bu güvenlik sorunları, lamerlar, crackerlar ve hackerlar. Artık gündemin çivisi çıkmıştı. İnternette magazin basınına yenik düştü. Asıl işin komiği bunun bu şekle gelmesi için uzun süredir emek veren bir sürü insanı “”aman Allah’ım biz ne yaptık”” düşüncelerini alacak kadar hızlı gündem değişiyordu.
Aslında bu sadece Türkiye için böyle değil. Dünyanın her köşesinde aynı sorunlar yaşanmakta. Daha geçenlerde www.creditcards.com ‘un kredi kartı database’ini çalan bir hacker’ın bu bilgiyi değişik e-medya şirketlerine yollamış olması ile dünya çalkalandı. Ondan birkaç gün once ise Microsoft’un kaynak kodlarının çalınması ortalığı birbirine katmıştı. Her ne kadar bu kültürün en yakın takipcilerinden olan MS konuyu kendi tarafına çekip, skor hanesine bir eklese de bu hergün yeni bir sansasyonun oluşmasını engellemiyor.
Geçen hafta yine mailing listlerde çok özel bir espri dolaştı. FBI’in fotoğraf arşivinden kendi fotoğraflarınızı arayabileceğiniz bir adres. Ben kendi ismimi girmeden once Türkiye’nin tanınmış simalarından birinin ismini girmek istedim. Beyaz’ın ismini girdiğimde fotoğrafının gerçekten orada olduğunu gördüm. Ama üzülerek söylemeliyim ki FBI database’ini yenilemek zorunda, çünkü koskoca Beyaz’ın sadece 3 yaşındaki fotoğrafına ulaşabildim.
Yeni sitelerin kurulduğunu group hergün mutlu oluyorum. O kadar özel konulara hitap edilen siteler açıldı ki vertical portal politikasını önemseyen Superonline Türkiye’de içerik ortağı bulmakta kesinlikle zorlanmayacak gibi görünüyor. Her nekadar kendi sitem için Superonline’la konuşmayı düşünsem de, bu iki güzide siteyi de onlara önermeden geçemeyeceğim. Bu sitelerin ilki http://www.sanalnikah.com tamamıyla interaktif bir site. Gerçek bir bağlantı ve iletişim noktası. İkinci güzel site ise http://www.salakkiznasiltavlanir.com/. Bu site de ise çok geniş bir içerik ve büyük tecrübe var. Açıkcası bu gerçekten başarılı bir fikir. Kabul etmeliyim konuyu çok severek okudum.
Bu aralarda son derece önemli bir yer tutan e-ticaret’I de unutmamak gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de kobiler için gerçek bir çıkış noktası olacak e-ticaret üzerine de önemli çalışmalar var. Bunların en başında Türkiye’ye özgü kokoreçten sonar ikinci önemli tat olan simit konusunda. http://www.i-simit.com . Bu siteden karperli yada karpersiz simit satın almanız mümkün. Yalnız demin siteye girdiğim de, sitenin yayının geçici bir sure ile durdurulmuş olduğunu gördüm. Çünkü simitçimiz Hülya Avşar Show’un çekimlerinde olacakmış. Açıkcası yıllardır e-ticaret’in kobiler için gerçek bir çıkış noktası olduğunu her seminerimde dile getirmiş olmama rağmen bu kadarını ben bile hayal edemezdim.
Türkiye’de prestij amacı ile de siteler inşa edilmeye devam ediyor. Bunların en güzel ve önemlilerinden biri bir kemp sitesi. Malum bilerek kitsch yapan sanatçıların yaptığı işe kemp denir. Bu site bu kadar kitsch’I bir arada içerdiğine gore büyük ihtimalle, bunlar bilerek yapılmıştır diye düşünüyorum. Ekrana önce bir uzay görüntüsü ve dönen bir dünya geliyor. Arkada ise Stainley Kubrick’in 2001 A space Odessey filminin müziği. Sonra dünyanın iki yanına biber ve domatesler geliyor ve bir şiş dünya ile birlikte hepsini şiş’e geçiriyor. Sitenin ismi mi? http://www.cilgindurumcu.com . Meraklısına…
Bu böyle sürüp gidiyor ve ben Sezen Aksu’nun ada vapuru şarkısını içimden söylüyorum. Ne güzel sözler onlar, Türkiye’nin gerçeğini nasıl da açıklıyor: “”Ada vapuru yandan çarklı, bayraklar donanmış cafcaflı, simitçi, kahveci, gazozcu… Şinanay yavrum şina şinanay, şinanay da yavrum hopaşinanay…””
NETleşmek üzere…

Benden duymuş olmayın:
– Sabah gazetesinin smtp server’ı Netaddress tarafından abuse listesine alınmış. Bu çok üzücü bir durum, umarım en kısa zamanda bu sorun giderilir.
– Malum yılbaşı yaklaştı, etrafta ekonomik sıkıntı kol geziyor. Büyük bir holding’in internet şirketi iki aydır maaş alamıyormuş.
– Bir internet şirketi son dönemde yaptığı büyük anlaşmaların sonucu olarak her üç elemanından birini atmış. Bu piyasadaki çalışabilecek durumdaki internet profesyoneli açığını birsüre giderecek gibi görünüyor.
– Bu size doğum günümden önceki son yazım. Benden duymuş olmayın ;-))

Haftanın sayısı

7

Sayımız yedi. Hayır haftanın yedi günü değil. Ünlü “”seven”” filmini seyredenler de bilirler, 7 ölümcül günah. Bu konuda ki bilgilerin web tasarımcıları ile ne kadar yakından ilgili olduğunu bu işi gerçekten doğru şekilde yapan herkes çok iyi bilir. Tasarımda açgözlülük bir web sitesini iflah olmaz şekillere sokabilir. Bu hafta dolaştığım sitelerin çoğunda bu sorun ile karşılaştım. Aman dikkat..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir