Medyum

Medya teorileri ile ilgilenen insanlar, bir teknolojiyi meya olarak belirliyebilmek için 4 ana nokta olduğunu söylerler. Bir verici, bir alıcı, bir mesaj ve bu mesajın taşınabilmesi için bir medyum. Yani bir platform. Büyük teknolojileri medya olarak belirleyebilmede bu medyumun önemi son derece büyüktür. Aslında bu mantıkla bakıldığında medya olarak göremediğimiz bir yığın teknolojinin de bir medya olabileceğini hissediyoruz. Aynı zamanda birçok medya uzmanının belirttiği internetin bir medya olması durumunu da ben bu nedenle kabul edemiyorum.
İnternetin bir medya olarak kabul edilmesinin en büyük sebeplerinden biri de her yeni medyanın yaptığı gibi, kendinden bir önceki medyayı değiştiriyor olması. İnternetin televizyonculuğun mantığını nasıl değiştirdiğini görmemek mümkün değil. Dünyanınen büyük üç teknolojisi büyük bir hızla biribirine yakınlaşıyor. Tabii bu yakınlaşma sonunda çok daha değişik bir teknolojiyi ve onu kullanmamıza yarayan yeni araçları belirleyecek. Dilerseniz hep beraber bu üç teknolojiyi ve gelişmelerini birlikte gözden geçirelim.
Tv: Televizyon üzerindeki gelişmeler üç ana gruba ayrılmıştır. Televizyonculuk felsefesinin değişmesi, yayın alan cihazların gelişmesi ve yayını gönderen platformların değişmesi.
Televizyonculuk, internetten en çabuk etkilenen ve bunu o ana kadar bu medyumdaki gelişmeler için çok hızlı sayılabilecek bir güçle çıkaran en gelişmiş teknoloji. Sörf yaparken kullandığımız hyperlinkler zamanı önemsemeden yayını sanki bir kanaldan diğerine geçiren kmanda düğmeleri gibidir. Yayının bu yapısı interneti non-linear bir medya haline getirmiştir. Televizyonculuk ise bu felsefeyi kısa zamanda kavramıştır. Dijital platfomlar bu mantıkla çalışan medyalara geçişi sağlamak için vardır. İleri dönemlerde programların içinde bulundukları havuzların olacağı bir non-linear medya mümkün olacaktır. Tabii bu yeni medya hem pazarlama mantığını, hem de bu medyayla ilgili elimizdeki donanımı hepten değiştirecektir. Televizyonculuk donanım olarak da hem mobil hayata uyum sağlamak hemde bu nonlinear yapıyı oluşturmak için değişmektedir. Mobil hayatın en önemli getirisi görüntü sistemlerinin hafif ve az yer kaplayan ama çözünürlüğü aynı oranda yüksek bir şekle gelmesidir. Aynı zamanda televizyonların parasız bir medya olarak kullanılabilmesi için reklam izleme noktasında denetimin olması gerekmektedir ve bu denetimi yine elimizdeki donanım gözbebeğimizi izleyerek gerçekleştirmektedir. Dijital platform üzerinde mpeg sıkıştırma teknolojilerinin en sonuncusunun kullanılması ise bir kanalın yayınlanmasını sağlayan bir altyapı üzerinden yüzlerce kanalın çıkmasına imkan sağlar. İşin komiği görüntü kalitesi de aynı oranda yükselmiştir.
Cep telefonları: Mobil hayatın ihtiyaçlarını karşılamak için donanımı en kısa zamanda yenilenen teknolojilerin başında gelmektedir. Çok iyi hatırlıyorum, gsm şebekeleri faaliyete geçtikleri dönemlerde dayımın Ericsson 117 cep telefonu, şu an iridyum için kullanılan telefonlar kadardı. Yani o zmaanlar baz istasyonlarına ulaşmak için kullanılan büyüklükteki bir alet ile şu an alt seviye uydular ile haberleşilebiliyor. Tabii artık bu da yeterli gelmiyor, cep telefonları o kadar hafiflediki yakında vücudumuzun bir yerine bantlanarak çalışacak bir teknolojinin olmaması işten bile değil.
Bilgisayar ve internet teknolojiler: Tabii en büyük rüzgar burada esiyor. Bilgisayarlar acaba giyilebilir mi diye araştırılırken, internete de en hızlı nereden ulaşılabilirin hesapları yapılıyor. Yakında internet yayınının havadan yapılması, multicast yerine broadcast yayına geçilmesi mümkün bir hale gelecek. Şu anda bile gsm şebekeleri 2mbs gibi son derece yüksek bir hızla yayın verecek noktaya geldi.
Bu gelişmeler bizi nereye götürüyor?
Bu hızla giderse yakında hepimizin elinden eksik olmayan telefonlar bir parça büyüyecek. Daha kolay tutulabilsin diye değil ama tam bu teknolojilerin birleşimi yeni bir cihaz oluşsun diye. Cep telefonu olarak taşımaya alıştığımız cihaz, önce bilgisayar ve internet teknolojilerini içine alacak. Daha sonra da televizyon teknolojilerini ve görüntülü
İletişimi içine alacak. Bunun başlangıçlarını şu an yeni çıkan Ericsson 380s telefonlarla görebiliyoruz. Gerçi bu cihazı test etmedim ama ana yaklaşımları son derece doğru. Gelecek haftalarda yine bu sayfada r380s için yaptığım kişisel testleri okuyabileceksiniz.
İyi binyıllar
NETleşmek üzere…