Sanal Aristokrasi tacını devrediyor

İnternet bir bilgi, birikim platformu. Bu nedenledir ki son dönemin bütün başarı hikayeleri bu mantığın üzerine kurgulanmıştır. Hikayemiz internet olunca başarının ana kaynağı da bilginin var olmasıdır. Bilgi ve zeka genel para kazançlarından biridir. Gerek ticari gerekse sosyal her türlü yapı taşı nette yeni yeni oluşmakta olduğunundan ve benzeri yapıya sahip bir uygulama daha önce bulunmadığından internet ezberci zihniyeti içinde barındırmaz. İnternet ölçümlenebilir olmadığı gibi, öngörülebilir de değildir. Psikoloji ve sosyolojinin alışılagelmiş metodlarının dışında bir yapısı vardır. Bu nedenledir ki başarı hikayeleri iyi niyet ve ziyaretçiye duyulan iyi niyet üzerine yapılandırılmıştır.
Şu ana kadar okuduklarınız artık çok eski zamanların mitleri olmaktan başka birşey değil artık. Geçenlerde Nasdaq üzerinden gerçekleşen kriz dot com istilasını yavaşlatmakla kalmayıp, belli noktalarda mühendis ve iletişimcilerin yani teknik adamların güçlerini de ellerinden aldı.
Aslında her ne kadar önsezilerim bunun asparagas bir yaklaşım olduğunu hissettirse de bunu açıklayacak cesareti bulamadım. Çünkü elimde yada benimle düşünen kimsenin elinde bunu kanıtlayacak elle tutulur gözle görülür bir kanıt yoktu. Kanıt bulunmadığı gibi internete inanan, bunu bir güç ve yerleşen bir yapı olarak gören bizleri de affallatmıştı. Hemen arkasından son derece büyük bir vuuruş daha yedik. Bu sefer medya kuruluşlarından gelen genel bir yaklaşımla karşı karşıyaydık. Medyacıların bazılarının 2001 yılı sonunda internetin hafızalarımızda tatlı bir anı olarak kalacağı fikrini açıklamaları bizi başka yönlerden de üzdü. Özünde fen bilgisi taşıyan kişiler bu büyük hatalara hep düşerler. Bu sosyal gücü olan insanların sosyal yaşamı kendi erekleri dahilinde yönlendirmelerinin bir eseriydi aslında. Ne üzücü ki bizim bu numarayı yutmamızı sağlayacak hiçbir gücümüz yoktu.
Bu oyuna çok kolay gelip. Bir anda bütün gücünü psikolojiden alan ekonomimiz batıp gitti. İşin fena tarafı, bundan yaklaşık bir iki hafta sonra, asıl güç odakları ortaya çıktı. Geleneksel ekonominin güç odakları önce önemsemedikleri sonra da gücünün etkisiyle fena hissettikleri net ekonomisini avuçlarının içine almak için yeni yöntemler oluşturmaya başlamışlardı. Psikolojisini kırmak için ticari bir enformasyon savaşını başlatan bu şirketler, öne korkunç bir karalama kampanyasına girerek suni gündemlerle krizi yaratmış. Sonra kriz nedeniyle dökülen şirketleri çok ucuz paralarla toplamışlardır. Talancı bir psikolojinin meyva ağacına saldırması gibi birşey. Önce ağacı sallarsın, en olgun meyvalar yere düşünce de bunları toplarsın. Biz de bu basit doğal kuramın kurbanı olduk.Artık intenet üzerinde bilgi değil, ticari zeka para edecek. Ne yazıkki artık internet üzerinde aristokrasinin krallığı bitti. Burjuvazi bu savaşı da kazandı.
Yıllardır ilgiyi nete çekmek için yıpranan ben artık bilemiyorum, internetin ticari açıdan ilgilenilebilir bir yapı olması beni sevindirmiyor.
Bu hafta içinde çok hoş toplantılara katıldım. Bunların ilki Bilgi Üniversitesi MBA programı hakkındaydı. Son derece bilgi aldığımı söylemek isterim. İkincisi ise Internet reklamcılığı üzerine bir yapılan bir kahvaltı forumuydu. Son derece başarılı ve keyifli olduğunu söylemek isterim. Toplantıda beni en çok mutlu eden iki konuşmanın birisini IBS araştırma şirketi gerçekleştirdi. Ülkemde 2.5 milyon internet abonesinin toplam 4 milyon kişi tarafından kullanıldığından bahsetti. Bu gerçekten ilginç bir bilgi. Demekki Türkiye’de ISP’ler için pasta daha bitmemiş. Daha da önemlisi suni bir kriz hissi içinde olmalarının pek bir anlamı yok.Ama ortada genel bir kriz havası var.
Açıkcası sevinsem mi üzülsem mi karar veremiyorum… Yine de, günün birinde …
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir