Medya Kronik

Medyanın Kronikleşmiş Hallerine Eleştirel Bakış

Yer: Bir mahalle berberi

Tarih: 04.02.2001

Hürriyet Gazetesinde Emin Çölaşan’ın internet ortanımda okuyucuları ile buluşma çabası konu ediliyor. “Haber”e göre, Emin Bey chat ortamına girince önce birkaç korsan bilgisayarcı, onun ismine yakın nickler alarak kaos yaratmaya çalışmışlar. Daha sonra da Emin Bey’in chatte olduğunu farkeden internet kullanıcıları öyle bir akın etmişlerki chat ortamı kilitlenmiş. Şimdi iyi hoş da siz böyle bir chat ortamına bir konuk yazar alıyorsanız, onun ismine yakın nicklerin alınmasını neden engellemiyorsunuz? Hadi bunu düşünemediniz ve saldırılar oldu, peki ne akla hizmet sistemimiz yoğun ilgiden kilitlendi diyorsunuz? Televizyonda çalıştığım günlerde, yaptığımız bir yarışma programında bunu yaşamıştık. Telefon santraline gelen yoğun talep, o bölgenin hatlarının belli bir sure kilitlenmesine neden olabiliyordu… Fakat bahsettiğiniz, telefon değil internet server’ınız? Buna ya inanmamamız lazım yada internet altyapınızın nasıl bu kadar kötü olduğunu sorgulamammız lazım. Örneğin sizin load balance yapan bir serverınız bir cluster yapınız yoksa nasıl internet işine girişiyorsunuz. Yapmayın daha iyi. Gerçi suç tam olarak sizde de değil, bu işi hala iki üniversite öğrencisinin boş zamanlarında yürütebileceği bir faaliyet olduğunu zanneden patronlarınızdan kaynaklanıyor.

Yer: Hisar Üstü, Malum çok sevilen bir kahvaltı mekanı Kale.

Tarih: 06.02.2001

Yoğun iş temposundan sıkılıp yine buraya sığındım. Biraz stres atmak için bal-kaymak yeyip süt içiyorum. Buranın Bal kaymağı, menemeni ve manzarası nefistir. Aslında sıkıntımı atmak için manzarayı seyretmek yerine, Aktüel’de eski ve çok sevgili dostum Şahin Artan’ın sayfasını okuyorum. Yine çizgi roman işine kafayı takmış .Türkiye’nin en eski çizgi roman kolleksiyoncularındandır kendisi. Ama ondan şu ana kadar çizgi roman almayı başaran da olmamıştır. Gerçi birgün bir konuşmamız sırasında bana sen Conan seversin sana birkaç Conan getireyim dedi ama laf orada kaldı. Hala bekliyoruz bakalım. Yazısında çizgi roman ısmarlarken Hotmail üzerinden yazdığı bir mailin nasıl bloklandığını anlatıyor. Aslında bu konuyu sadece bu noktada bırakmış olmasına üzüldüm. Ondan bu bloklamanın neden şimdiye kadar gerçekleşmediği ama şu an böyle birşeyin olduğu, ayrıca neden hotmaile gelen değil hotmailden giden mesajlara bloklama konulduğuna dair bir açıklama okumak isterdim. Ama nedense Şahin işin bu kısmını atlamış. Asıl mesele Ms’in yeni çıkarmış olduğu MSN explorerdan kaynaklanıyor. Bu program sayesinde Hotmail hesabınızı bir webmail değilde pop3 mailmiş kadar kolay kullanabiliyorsunuz. Tabii bu sadece mail almayla değil, mail yollamayla da ilgili. Tabii Hotmail bu kolaylığı yapınca giden maillerden dolayı abuse liste girmekten korktuğu için bir bloklama yapmış olduklarını sanıyorum. Ms yine kullanıcısı için işleri kolaylaştırmak istemesinin kurbanı oldu diye düşünüyorum.

Yer: Bilgi Üniversitesi, Prof. Nabi Avcı’nın odası

Tarih: Geçen yıl bu zamanlar

Nabi Hoca ile Türkiye hakkında konuşuyoruz. Hani şu meşhur “Öteki Türkiye” konuşmalarından aylar önce. Bize konuyla ilgili yazdığı yazıları gösteriyor. Aylar sonra bu konuşmalar genel medyada da patlak verince merak ediyoruz ne zaman birisi kavramın asıl sahibi Nabi hocadan bahsedecek diye ama çıt yok. Sahiplenen sahiplenmiş bile konuyu. Nabi hoca ise gülüp geçiyor. Tam da bu dönemlerde Bilgi Üniversitesi sınırları içinde hummalı bir çalışma Kürşat Bumin tarafından yürütülüyor. Http://www.medyakronik.com … Medyanın Kronikleşmiş Hallerine Eleştirel Bakış… Bu yazıyı Bilgi Üniversitesindeki bu siteye emeği geçen herkese itaf ediyorum.

NETleşmek üzere..

Benden Duymuş Olmayın.

Bir ISP haberi de diğer taraftan. Yine bir holding bünyesindeki ISP, yine bir küçülme haberi. Görünen o ki çalışanlarının büyük kısmı iş aramaya başlamış. Çünkü şirket başka bir A.Ş.’ye geçiş aşamasındaymış.

Bilişim Oskarlarında jüri üyesi olduğum için katıldığım bir törende internet erişimi konusunda yeni bir girişimin olacağını öğrendim. Bu aralar erişim için alternatif arayacağınıza beklemenizi öneririm. Birkaç ay içinde bu ürünün çıkacağını tahmin ediyorum.

20 Şubatta Türkiye Bilişim Derneğinin konuğu olarak, Bursa’da Kültür Parkı içinde Büsiad’ın salonunda seminerler vereceğiz. Hepinizi bekleriz.

Size bir iyi bir kötü haberim var. Sagem yeni bir telefon çıkarmış. Üzerinde Pocket PC ve Wİn CE var. Bu iyi haberdi. Kötü haber ise artık cep telefonunda virüs miti gerçek olmak üzere.

Haftanın Sayısı

2.6

Bir dostumuz oturmuş saymış, 1995 yılında 101 milyar e-mail internet üzerinde dolaşmış. Bu rakam 2000 yılında 2.6 trilyon olmuş. Fakat yanılmıyorsam bu yıl içindeydi, bu mesajlardan biri dünyaya değil uzaya atıldı. Bu denemeden sonra kaç mesaj gitti Nasa’nın smtp serverına sormak lazım ama en azından dünyadan uzaya giden bir mesaj olduğunu biliyorum. Bu demektirki uzay mekiklerinde bir pop3 bir de smtp server var. Acaba ip’si kaç? Ping yapılabiliyor mu? Açığı var mıdır? Bizim hackerlar uzayı hacklese ne komik olur.. Neyse ki Amerika müttefikimiz ;-))

Haftanın Ekranı

Bu hafta medyadan gidiyoruz ama insan bunu görüpte yazmadan edemiyor. Pes doğrusu insan burayı da bu şekilde açık bırakır mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir