Wapmıycam

Annem küçükken bana “”haydi Atif”” dedeğinde “”haydimem”” dermişim. O zamanlar küçüktük.Tabii bir de ters doğmanın üzerime yüklediği ağır sorumluluğu düşünürsek bu cevap insanı pek şaşırtmıyor.. Geçenlerde televizyonda wapma yaa diye bir nida ile karşılaşınca o eski günlere geri döndüm. İçimde bir kıpırtı oldu. Bu kıpırt belli taşları yerinden oynatmış olmalı ki, büyüdü büyüdü ve içinde bulunduğum nezih ortama rağmen “”wapmıycam”” haykırışıyla dışarı çıktı.
Biz yıllardır bu teknolojilerin üzerilerine makyajlar atarak halka sevdirmeye çalışan aslında çok harika bir yaşama sahipmiş gibi görünen, ama geceleri yataktan “”acaba yeni bir teknoloji çıktı da benim mi haberim olmadı?”” korkularıyla uyanan bir gurup insaniz.. Aslında tanıma bakarsanız, korkularımızdan yola çıkarak pek insan demek garip olur.. İşin en komik yanı ise, bir konuya konsantre olup öylesine peşinden koşturuyoruz ki etrafımızda olup bitenlerden uzaklaşıp farklı bir aleme gidiyoruz.. Bu arada biz sanal alemimizde yaşarken dünyada bıraktığımız bedenimizin başına gelenleri ise ancak canımız yanınca farkediyoruz..
Dolu dizgin o teknoloji senin bu teknoloji benim koştururken, son 4-5 yıldır kulağımızın yanına bir eklenti geldi. Adına cep telefonu diyorlar. Gerçi neden cep telefonu dediklerini anlamakta çok zorluk çekiyorum. Zira bu telefon cepte durduğu gibi durmuyor. Bu cep telefonu denen nesne daha çok beyne yakın kulak yanı gibi mekanlarda konuşlanmayı seviyor… Ne kadar mobil ofis, hareketli telefon kulübesi, yürüyen banka diye bizi kandırsalar da bir süre sonra bilişimcilere hemen ulaşılabilen teknik destek hattı, gençlerin nerede olduğunu anlamaya yarayan baskın aracı olarak kullanılıyor.. Yani bu telefonlar bir süre sonra öğrencilerin prangası, bilişimcilerin ise müşterilerinin onu heryerde bulabileceği baş düşmanı halini alıyor.. Buraya kadar olan kısım, aslında çok beklendik gelişmeler. Hele bu telefonların yurt dışında hangi meslek grupları tarafından kullanıldığını biliyorsanız.
Gelelim asıl rahatsızlığa. Bundan bir yıl kadar önce devlet bu telefon çılgınlığını farketti. Durdurmak, halkımızı bu kötü araçtan kurtarmak için sigaraya, içkiye bile yapmadığı vergi eklentileri yaptı. Bunun da etki etmediğini farkedince, her türlü bütçe açığını, telefon kullanıcılarına kardeş payı ile dağıttı. Bir süre sonra faturanıza baktığınızda karşınıza diğer ücretler, tgm, ekp ücretleri ve özel işlem vergisi, özel iletişim vergisi gibi diğer hiçbir ücretlendirme sisteminde göremeyeceğimiz kadar çok özel kalemler ekledi. Hatta faturalarınıza bakarsanız vergiler toplandıktan sonra çıkan rakama bir de vergi ekleniyor. Yani devletimiz bize birşeyler anlatmak için vergiden bile vergi alıyor.Biz bunlarla yüce devletimizin neyi anlatmak istediğini bir türlü anlamak istemedik. Aslında kendimizi teknolojiye o kadar çok endekslemişiz ki etrafımızdaki gelişmelere at gözlüğüyle bakıyoruz.. Ama artık bu gözlükleri çıkarmamız lazım. Ben kendi adıma devletimin bana anlatmak istediğini anladım ve cep telefonumu kapatma kararı aldım. Cep telefonumu devletim bu ek kalemleri kaldırıp bana kullanabilirsin işaretini vermeden de açmayacağım.
Artık devletimin bana gösterdiği işaretleri daha iyi görüyorum. Bir süredir odaklandığım wap teknolojisi bile artık ilgimi çekmiyor.. Devletime birkez daha bu aydınlatmasından dolayı teşekkür ediyorum…
NETleşmek üzere… Eğer devletim bunu istiyorsa…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir