Bilişim gündemi

Geçen hafta oldukça ilginç toplantılar gerçekleştirdim. Birincisi Toshiba Notebook’un Genel Müdür’ü Aytaç Biter ile oldu. Bir öğle tatili boyunca sektörün eskilerinden biriyle tadına doyulmaz bir görüşme yaptım. Toplantının başında asıl amaç Toshiba’nın avrupa grubuna daha doğrusu Almanya’ya bağlanmasının mutluluğunu paylaşmaktı. Ama konu kısa zamanda Cebit’ten, yeni teknolojik gelişmelere oradan da son dönemlerin modası olan bluetooth’a kadar geniş bir spectrumdaki birçok konuyu konuştuk. Aslında uzun zamandır bu konularda eskilerin değişlerine hakim biriyle konuşmayalı çok olmuştu. Toshiba uzun zamandır yeni teknolojiler üzerine çalışıyormuş. Bu yeni teknolojiler arasında laptop ve notebook’lardan, mp3 playerlara, cep telefonlarından, hologram ekranlara kadar son derece çok yenilikten bahsettik. Bu yenilikler bu son dönemde Türkiye’ye de kısa zamanda ulaşacakmış. Aslında bu yenilikler den bahsederken Bluetooth’u da atlayamadık. Son derece önemli ve Toshiba tarafından desteklenen bir teknoloji. Gerçi arkasında sadece Toshiba değil, Ericsson’dan Nokia’ya kadar birçok teknoloji devi var. Yeni ürünler ise kapıda. Geçen hafta Toshiba Notebook’lardan birinde bluetooth teknolojisi ile karşılaşmıştık. Bu muhtemelen yakın zamanda hayatımızın her alanına girecek. Bluetooth çipi son derece küçük ve işlevli. Kısa bir alanda radyo dalgaları sayesinde diğer bluetooth ürünleri ile veri iletişimine girebilen bu ürün gerçek bir devrimin başlangıcı niteliğinde. Yine geçen günlerden birinde Microsoft .Net vizyonunu açıkladığı bir filmde de bluetooth kullanan cihazları incelemişti.
Bu arada neredeyse bluetooth kadar yakın bir zamanda çıkacak bir üründen daha bahsettik. Bu ise kırıştırılabilir, katlanabilir ekran. Bu ekran aynı zamanda küçük bir cpu’ya sahip bu nedenle küçük bir bilgisayar olduğunu da söyleyebiliriz.Tabii herhalde bu ekrana istediğiniz yazıyı yazabildiğinizi de söylememiz gerekmiyor.
Bu hafta içinde yaptığım ikinci görüşme ise hepimizin software güvenliği, software yatırımı ve lisanslama açıısından son derece önemsediği ASP (Aplication Service provider) yani Türkçesiyle Uygulama servis Sağlayıcılığı olarak adlandırılan servisler. Geçen hafta Microsoft ile yaptığı anlaşmayı duyuran Koç.Net bu hafta da kendi binası içinde bir demostrasyon ile gelecek vizyonlarını, Türkiye’nin internet politikası hakkındaki düşüncelerini açıkladılar. Koç.net uzun süredir internet teknolojileri konusunda gerek grup içine gerekse grup dışına aynı oranda yakın olan bir firma olarak yeni vizyonunda internetin geleceği konusunda son derece doğru kararlar içinde.
Özellikle ASP vizyonu Türkiye’de orata dereceli şirketleri yani Kobileri yazılım yatırımı yapmadan lisanslı program kullanabilme konusunda son derece büyük imkanlar açıyor. Bu nedenle yapılacak hertürlü yatırımı desteklemek geerktiğini düşünüyorum. Bu aynı zamanda yine geçen hafta içinde Microsoft yetkililerinden Mustafa Kılıçarslan ile yaptığımız görüşmenin de ana konusuydu. Kendisine bu konuyu açtığımda Mustafa bey, Türkiye’deki lisanslama konusunda, özel bir çalışmanın yapılması ve kişisel kullanıcı ve kobilerin bundan daha fazla yararlanması konusunda paralel düşünceler içinde olduğumuzu belirtti. Bu ise beni son derece mutlu etti. Umarım telif hakları o kadar makul seviyelerde olur ki lisanssız program kullanmak bir dezavantaj halini alır.
NETleşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir