Sanal Kurum Kimlikleri

Oldukça hareketli dönemlerden geçiyoruz. Yeni bir platform hayatımızda yer almaya başlıyor. Biz interneti gören kuşak olarak belki bizden önceki kuşaklardan daha şanslıyız ama bizden sonra interneti bir hayat biçimi olarak kabul edecek insanalara göre de inanılmaz zor bir dönemden geçiyoruz.
Kurumsal kimlikleriniz oluştururken birden fazla platformu düşünmek zorundayız. Oluşturacağınız markanın internet üzerindeki varlığını kontrol etmek zorundayız. Geçen ay içinde Türk Telekom’un Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk yeni GSM şebekelerinin isminin Aycell olmayacağını açıkladı. Kolay oluşmayan ve saatlerce yapılan kreatif çalışmayı çöpe atmak zorunda kaldı (http://www.ntvmsnbc.com/news/64795.asp). Bunun sebebi www.aycell.com adresinin, Türk Telekom’un Aycell fikrini açıkladığı 8.Ocak.2001 tarihinde 10 dolar’a alınmış olmasıydı. TT bu nedenle yeni oluşturduğu ismi ve sanal kimliği kullanamaz hale geldi. Domain’i satın alan kişi ile aralarında bir anlaşma sağlayamamış olmaları nedeniyle bu isimden vazgeçmek zorunda kaldılar. Bu yine içinde bulunulan duruma göre son derece başarılı bir çözümdü.
İştim’in yeni GSM şebekesi bu kadar şansa sahip olamadı. Yeni şebekenin isminin Aria olacağının duyulması ile birlikte hemen hepimiz www.aria.com adresine yelken açtık. Fakat bizi çok şaşırtan bir gerçek ile karşılaştık. Çok benzer iki logo. Birbirinin aynısı iki isim, URL’ler arasında ise sadece bir tr eki farklı. İşin reklmacılık kısmı ayrı bir tartışma konusu ama yeni bir kimlik, yeni bir marka veya kurum oluşturulurken bunu sanal ortamdaki görüntüsünün hesaba alınmamış olması ne kadar yazık değil mi? Milyonlara dolarların dolaştığı bir ihalenin sonucunda çıkacak markanın bu kadar kolay değerinden kaybedebileciğini düşünmek gerekiyor.
Harvard Business Review geçen haftalarda şirketlerin dot.com vizyonlarını oluştururken yaptıkları 10 ölümcül hatayı yayınladı. Bahsi geçen hataların içinde en önemlisi, internet teknolojilerini iin yanında ekstra zamanlarda, iinci iş olarak görmekte geçtiği görülüyor. Halbuki şu gün itibariyle oluşturacağınız her yeni değerin internet üzerinde de bir yere oturmasını sağlamak zorundasınız. Bu işin kolay olduğunu, bulunduğunuz ekonomik, iş çevresinin kurallarının geçerli olduğunu düşünmek ise yapabileceğiniz en büyük hata. Siber dünya kendine ait kuralları ile oluşturacağınız değerleri 10 dolalık harcamalarla tehdt edebilir. Bunun karşılığında sizin milyonlarınız hiçbir şey ifade etmeyebilir. Daha kötüsü milyonlarca dolar harcayarak gerçekleştirdiğiniz bir değerin siber dünyada 10 dolar bile etmemesi durumuyla da karşılaşabilirsiniz.
İster internet üzerinde bir değer oluşturun,isterseniz bir değerinizin internet üzerinde de var olmasını sağlamaya çalışın, yapılamaması gerekenlerin başında interneti bir ikincil iş olarak görmmek geliyor. Bu konuda siber dünyada araştırmalar yapmak , bu değerin internet üzerindeki görüntüsünü oluşturmak gerekiyor. Bunun için danışmanlar kullanılması ise sonucun daha hızlı ve kayıpsız alınmasına yardımcı olur.
Günler ilerledikçe, yeni yeni ikonlar, yeni bilgi parçacıkları bizden sonraki nesillerin mutlaka bilmesi gereken kültürler halini alıyor. Yeni kuşak içinde bilgisayar ve internet kullanmayı bilmeyen biri ayıpla karşılanacaksa, internet kültürüne aykırı bir sanal imajda aynı şekilde bugünlerden sonra ayıpla karşılanacaktır.
Sanal kimliğin oluşturulması amacıyla gerçekleştirilecek bir e-ticaret projesinin ana yapısına bakarak, bir hava yolu şirketinin bilet satışı ve tedarikçilerle bağlantılı bir yapı oluşturmasını söylemek son derece prematüre bir düşünce olacaktır. Sanal dünya üzerinde yer alan birçok şirket bu aşamayı çoktan aşmıştır. Dolaysıyla bu sadece ilk anlık şoku atlatmaya yarar. Bunu bir amaç olarak alan bir projenin başarısızlığı daha doğumundan bellidir. Keza bir kitapçı için oluşturulacak bir e-ticaret projesinde kitap araması yapılması gerektiğini söylemek de işlenmemiş ve herkesin aklına gelebilecek bir çözüm olmaktan ileri gidemeyecektir. Aslında internet kendi çerçevesi içinde de ayrıca imkanlar yaratan bir yapıdır. İş hayatında fazlaca göremiyeceğiniz özel distribüsyon yöntemlerine sahiptir. Bu nedenle iş hayatında yapmaktan çekindiğimiz bazı beraberlikler internet üzerinde garip karşılanmaz. Mesela bir kitap sitesine Amazon.com’un affiliate programından yararlanmasını söylemek, onu kendi silahıyla vurmak gibi görünse de internet üzerinde markalaşmış bir değer ile yapılan bu anlaşma onu da farklı noktalara taşıyacaktır. Son derece basit ve kolayca üretilebilecek bazı içerikleri üretmek için enerji harcamak yerine bu bilgileri bu konuda sadece internet üzerinde faaliyet gösteren bir siteden almak da aynı şekilde bir malubiyet değil zaman kazanımıdır. Fakat aynı mantıkla bir başka siteden “”alıntı”” olduğu belli olan bir bilgiyi kaynak belirtmeksizin kullanmaya çalışmak, kendi değerlerini üretmekten kaçınmak, internet kullanıcısı tarafından affedilmeyecek bir hatadır. Bir internet servis sağlayıcımızın sanki sadece kendisine tanınan özel bir anlaşma gibi empoze ederek bir arama motoru ile oluşturduğu affiliate programını internet kullanıcısı yutmaz. Aynı şekilde dünyanın en fazla ziyaret edilen sitelerinden birinin tasarımını kendi sitesine yerleştiren bir servis sağlayıcının da müşterilerini kaybetmekden başka birşeyle karşılaşacağı sanılmamalıdır. Bunlardan daha önemlisi bir kurumun internet üzerinde gerçekten varlık kazanabilmesi onu iyi şekilde temsil edebilen bir domain adı ile mümkündür. Hatta aynı ismin hem US hem de eğer alınabiliyorsa Türk versiyonunun alınması son derec büyük bir gereklilikdir. Bu arada tabii bu ismin kaybedilmesini önlemek ve saldırılardan korumak için, gerekli güvenlik düzenlemelerinin de yapılması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki bir domain ve bu domainin içeriğinin host edildiği server şirketin sanal kalesidir ve en ciddi şekilde korunması lazımdır. Tıpkı binanızın korunmasını güvenlik şirketlerine bıraktığınız gibi bunun korunması ve işletilmesi işini de yine bu işin profesyonellerine bırakmakta yarar vardır. Bu kişiler sisteminizdeki her türlü güvenlik açığını her an yamamakla yükümlüdürler. Bu nedenle bu kişilerin işlerini heran ve düzenli olarak yapmaları hatta gerekirse kontrol amacı ile deliklerin kapalı olup olmadıklarını kontrol edecek kişilerle de çalışmaları gerekmektedir. Bu üçüncü şahıslara “”white hacker”” denilmektedir.
Oluşturacağınız yapının ve kurum kimliğinin sanal dünyada temsil edilebilmesi için oluşturulacak sitenin de belli bir amaç üzerinde birleşmiş ve kendi içinde bir bütünlüğe sahip olması gerekir. Bu sanal yapı sizin kurum kimliğinizin bir paraçası olan logo, slogan ve renklerinizle de örtüşmelidir. Hatta ulaşmak istediğiniz kitleye yönelik bir arayüze sahip olması gerekmektedir. Özellikle pilotların gelmesi beklenilen bir sitede uçağın kokpitindeki renk, ikon, navigasyon ve görsel malzemenin kullanılması son derece doğru bir hareket olacaktır. Yapının oluşturulması da ihtiyaçlarınızın karşılanması anlamına gelmemektedir.
Sanal ortamdaki yapınız güvenli ve amaca uygun bir şekilde oluşturulduktan sonra buraya ziyaretçi gelmesi için sanal dünyanın tanıtım imkanlarının kullanılması gerekmektedir. Bu sayede gerekli yerlerde, farklı tanıtım araçları ile doyurucu ama amacına uygun bir tanııtımla siteniz amacına ulaşabilir. Bu tanıtım araçları hedef kitlenize ve politikalarınıza uygun olarak portallere banner vermekten, arama motorlarına kayıda hatta gerekli kesimlere yollanan e-postalara kadar çok değişik olabilir.
Unutulmamalıdır ki aynı semtomları gösteren hastalara bile doktorlar aynı ilacı vermezler. Yani her hastanın bünyesi, karakteri o an içinde bulunduğu ortam hatta o an piyasadaki ilaçların durumu bile doktorun müdahalesinde etkin olur. Sanal kurumsal kimliğin oturtulması da aynen buna benzer ve projeye, kurumun kimliğine göre son derece değişir.
NETleşmek üzere…

Atıf ÜNALDI

Sanal ajansınız MassNET

MassNet uzam kadrosu ile markanızı, kurumunuzu veya değerlerinizi sanal ortamda en iyi şekilde temsil etmenizi sağlar. Bu amaçla gerekli olan teknolojileri belirleryip görsel tasarımından, flash’a, asp’den perl programcılığına kadar son derece geniş bir yelpazede size hizmet verebilir.
Sanal dünyada oluşturmayı planladığınız değerleri, marka ve projeleri değerlendirir, gerekli altyapı ve teknolojiyi sağlayıp, projenizin başarıya ulaşması için gereken sanal pr etkinliklerini düzenler. Sanal ortamda ne kadar bilindiğinizi ölçekler. Tanınmanız için gerekli PR kanallarını seçer ve bunlara ulaşılmasını sağlar.
Kurumunuzun bu ortamda doğru bir proje ile yapılandırılması için gerek kurum içi gerekse genel olarak yapılması gerekenleri bildirip, bunlara en az enerji ile ulaşmanız için bilgi verir. Sanal ortamda yelken açabilmeniz için size destek olur.
Şirket içi haberleşmelerinizi sağlamak, organizasyonunuzu hızlandırabilmek için intranet uygulamaları planlar, geliştirir, destekler. İnternet oramında oluşturulacak yapınızın güvenliğini sağlar.
Tedarikçilerinizle en kısa zamanda bağlantı kurabilmenizi sağlamaktan, kurum dışı hertürlü sanal bağlantıyı kuramanızı sağlayacak extranet uygulamalarınızı projelendirir, geliştirir ve destekler.
E-ticaret uygulamalarınızın doğru ölçeklenerek, amacına uygun projeler gerçekleştirilmesini sağlar. Sadece B2C (Business to client – Şirketten kişiye satış ) değil şu an internet üzerinde son derece başarıyla uygulanan B2B (Business to Business – Şirketler arası) ve P2P (Peer to Peer – Kişiler arası) projeler gerçekleştirmeniz için knowhow ve proje oluşturulmasına yardımcı olur.
Oluşturulan projenizin şu an internete bağlanabilen her türlü cihaz tarafından desteklenebilemesi için WEB’den WAP’a hatta internet tv’lere kadar onlarca cihazın iletişebileveği teknolojiler oluşturur.
MassNet müşterileriyle birlikte geliştirdiği projelerin hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığını analiz edip, bunun gerçekleştirilmesi için stratejiler belirler, uygular. Bu noktada interaktif ortamın bütün yenilik ve nimetlerini kullanırken, güvenli olmadığı sanılan internette size en güvenli yapıyla, en güvenli rotada ilerlemek için imkan tanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir