Infra red

Yıllardır hepimiz bizi hareketsiz bırakan kablolardan kurtulmak için çeşitli çabalarda bulunduk. Önce her gittiğimiz yere gelen bilgisayarların oluşmasını bekledik. Ama bu hiçbirimiz için yeterli olmamıştı çünkü gerekli bütün bilgileri yanımızda taşıyamıyorduk. Bu sefer kablosuz iletişim için çabalar başladı. Önce kablosuz modemler bulundu. Cep telefonları hepimizi rahatlattı. Motorola’nın 1998 sonunda bitireceğini söylediği lridyum projesi hepimizi rahatlattı. Ama 1993 yılında başlayan bir başka proje daha vardı ve bu proje 1997 sonunda çok önemli atılımlar yapacağı sinyallerini veriyordu. Hikayemiz 1993 yılında izbe ve karanlık bir bodrum katında başlamıyor. Çünkü Bill’den sonra kimse garajlarda veya bodrumlarda çalışmak zorunda değil. Maymunun gözü açıldı. Nerde kalmıştık? 1993 yılında yeni bir proje start almıştı. 28 Haziran 1993 yılında başlanacak olan bu projeye 20 şirketten 50 kişinin başvurması bekleniyordu. Beklenen üzerinde bir katılımın olması geleceğin ne kadar iyi olacağının bir göstergesi oldu. Projenin amacı ucuz, belli standartlara uyan, seri veri iletişimini sağlayan, küçük ve taşıması kolay bir iletişim parçası üretmekti. Bu yöndeki çalışmaları az enerji harcaması ve diğer bilgisayar yan ürünleri ile çakışmayan bir ürün için planladılar.
Bu yan ürün data banklar arası bilgi transferi dahil olmak üzere, laptopları diğer bilgisayar yan ürünlerine bağlamak üzere planlanmıştı. Bu yan ürünler arasında Pc’ler ile çağrı cihazlarından, Beyaz tahtadan saate kadar çok geniş bir ürün yelpazesini içeriyordu. Toplantı sonunda yönetim, pazar, ve teknik açılardan gelişmeler oldu. Yönetim, özel şirketler arasında her şirketin profesyonellik açısına göre planlanmış bir düzen üzerine oturtuldu. Compaq ve Hp gibi çok büyük ve yerleşik şirketlerin içinde bulunduğu bir grup organizasyonun başına getirildi. Pazar açısından planlananlar ise teknik gelişmelere bağlıydı. Bu yüzden kısa süre içinde standartlara uyan lnfrared yan ürünleri ve standartları hazırlamak üzere teknik çalışmalara başlanacaktı. Bu toplantı süresince çalışan teknik ekip adres çıkış ayalarını, ve çıkış sinyai frekanslarını belli bir standarda bağladı. Bu starıdardları hem hardware hem de software üzerine oturttular. Sonuç olarak toplantı gerçek amacına ulaşmış belli standartlar belli olmuştu. Amac ucuz, hafif ,küçük az enerji ile çalışan her türlü infrared veri iletişim aracına ulaşmaktı. Tabiki her ürün gibi bu ürününde ilk versiyonlarında beklenmedik sonuçlar alınacaktı. Bu yüzden pazarlama stratejileri ilk versiyon ve standardların belli olmasından sonra müşteri ve kullanıcılardan gelen istek ve şikayetler üzerine planlanacaktı.
Toplantının üzerinden çok az zaman geçmesine rağmen lnfrared data teknolojisinin ilk üyesi ortaya çıkmıştı. Bütün infrared standartlarına uyan bu ilk veri transfer cihazıseri ~çablo gibi haberleşme sağlayan bir cihazdı. Asenkron haberleşmeyi destekleyen cihaz 0-1 m. arasındaki ve 30 derecenin altındaki açıyla konuşlandırılmış bütün cihazları görebiliyordu. 2400 bps ve seri iletişimin Uart kablaları ile kaldırabileceği en yüksek iletişim olan 155 Kbps ha-
berleşmeyi desteklemesiçok sevindiriciydi. Şimdi gelelim bu ilk veri makinesinin hatalarına, 0-1 m arası haberleşme yeterli olmasına rağmen bazen 30 derece sınırlaması sorun yaratabilirdi. Bu mantıkla bir toplantı masasının üzerine yan yana duran iki bilgisayar birbirlaeri ile haberleşme şansına sahip olamayacakardı. Hazır toplantılardan bahsetmişken bir toplantı masasında bulunan bütün bilgisayarların birbirleri le haberleşmeleri de bir hayaldi. Bu ilk versiyon ancak noktadan noktaya haberleşmeyi destekliyordu. Gelelim bu yeni küçük haberleşme makinelerinin bizim chicago projesi ile olan beraberliklerine. Windows 95’le birlikte infraredler kendilerine kontrol panel üzerinde bir yer buldular. Bu windows 95’lerin bu dönemden sonra sonsuza kadar infra
redleri koruyup kollayacakları anlamına geliyordu. Ne de olsa artık laptopların yüzde doksandokuzu windows 95 ile birlikte geliyordu ve kimse bunu değiştirmeye güç harcamıyordu. Win 95 ile aralarındaki ilgiyi iletişim alanına kaydıran makine Vcomm,tapi,ppp, ve winsock’ı destekliyordu. Aynı zamanda win 95 için çok özel bir yeri olan plug and play olması ise bir-başka artıyı oluşturuyordu. (Gerçi geçenlerde laptop’ımda silinmiş olan bu drive’ları oluşturmak için bir kaç saati-mi feda ettim ama olsun, Bill amca plug diyorsa mutlaka bir yere takılıyordur.) Bu drivelar corn ve lpt destekleyerek hem
printerler için hem de corn portu daha çok kullanan modern gibi araçlara ulaşma şansına sahip oluyorlardı.
Büyük şirketleri arkasına alan organizasyon şimdi yeni arnaçarını ortaya koydu. Bunlarını arasında paralel porttan tam destek almak en baş sırada. Peki düşündükleri hız ne mi? Evet bu konuda söylenecek birşey yok. İşin içinde ışık olunca hız hızı getiriyor. Planlandıkları ilk hız 4 Mbps . Bu hıza ulaştıktan sonra herhalde karşınızda oturan arkadaşınıza bir toplantı sıras!nda harddiskinizi aktarmak çay rnolasında yapılacak kadar kolay olacak. Teknoloji gelişiyor ama biz hep geç kullanıyoruz diyorsanız herhalde laptop’ınızın arkasında küçük kırmızı ledi farketmemiş olmalısınız. Yakın zamanda MMX boardlarda da
bulunacak olan bu yeni sürücümüzle edin bakış açısını değiştirerek
printer’a yazı gönderip arkasından yandaki bilgisayara bilgi akışı sağlayabileceğiz. Hatta laplink programı hepimizin bir dönem peşinden çok koştuğu ras drive’larını kullanarak yüzde yüz remote access sağlayabiliyor. Açıkcası bir bilgisayardan diğerini kapatabilmek gerçekten hoş insan kendini herşeyin potronu hissediyor ve bunu yaparken yerinizden bile kalkmıyorsunuz. TakÇıkar laptoplarda sürücü kullanmak gerçekten bazen azap olabiliyor. Bu işi de bu infrared canavarlarla halletme imkanınız var. cdrom takılı değil mi? Yapmanız gereken tek şey bilgisayarınızı cdrom’u takılı bir bilgisayara çevirmek.
Arkada bu kadar büyük şirketlerin olması yarışın erken başlamasına neden oldu, Ilk atak IBM teknolojilerinden geldi.1 9 Temmuz 1996 yılında ürettikleri ilk 4 Mbps cipini bu yılın sonunda üreteceleri bütün aptop ve telsiz veri iletişimi ürünlerine takmayı planlıyorlar. Diğer şirketler ise bu aralar temkinli gitmeyi tercih ediyorlar. İşin içinde büyük paralar olunca kimin kit~r~e çelrne takacağını sezrnek güç oluyor.
Bunlar tabiki sadece başlangıçlar. 2 aydır pc fiyatlarındaki düşüşü fakettiyseniz, yakın zamanlarda yeni teknolojilerin duyrulacağını tahmin etmişsinizdir. Gelecek günler teknoloji açısından hepimizi doyuracak gibi
görünüyor. Bu arada hepimizin çok büyük gördüğü birkaç bilgisayar şirketnin de daha küçük rakiplere satıldığını hayretle izleyeceksiniz. Eeee, parayla imanın kimde olduğu pek belli olmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir