Tek umudum Burak!!!

Hava sıcak, deniz ıslak filan derken bazen yazı yazmak oldukça zor oluyor. İşin içine bir de yazdığınız yazının üç dört bin kopyasının yapılıp en az bu sayıdaki insanın okuyacağını düşününce hepten strese girmek işten bile değil. Ben bu tip durumlarda hemen en önemli akıl dostlarımdan biri olan kardeşim Burak’a başvururum. Onu çalıştığı yerden, öğle yemeği bahanesiyle çalıp biraz konuşma imkanı yarattım. Malumunuz, doktor görünce aman buram ağrıyor diyen bir milletin çocukları olarak, bir menkul kıymetler şirketindeki yatırım uzmanına ilk anda ancak ve ancak “”-ne olacak bu borsanın hali girişini yaptım?””. Fakat dikkat ediyorum iki seferdir bu konuda mümkünse hiç konuşmak istemiyor. “”-Battık mı?”” diyorum yine tepki yok. Biraz siyasete kaçayım dedim, yemedi. Konuşturamadık keratayı (gerçi bu yazıyı okuyunca benimle bayağı konuşacak ama ne yapalım 😉 ). Laf akşam ne yapalımdan açılınca ben “”spirit of the dance”” için iki aydır bakladiğim için oraya gideceğimi söyledim. O ise Goran Bregoviç niyetlisiydi. Biletini alıp almadığını sorunca biletix’den biletini aldığını söyledim. Dururmuyum hemen atladım tabii;
– internetten mi aldın?
– (suratında acı çeker gibi bir ifade) Hayır dedi.
– Tüh, ben de sana bişey soracaktım. Internetten biletini almış olsaydım
– Sen Depeche Mode biletlerini internetten almadın mı?
– Hayır, alamadım sana onu soracaktım, bileti netten alamadım
– İşte bunu yazsana….

Hesabı ödedik çıktık. Vedalaştık… Yolda düşünmeye başladım, ben internet üzerinden alış-veriş yapmaktan pek korkmayan biriydim. Bilet gibi basit birşeyi internet üzerinden alamamama sebep olan neydi diye. Yine haklıydı akıl hocam, acayip bir konu yakalamıştım. Evet, tabii ya sorumun cevabı çok basitti. İnternet kullanıcısı bilerek ya da benim gibi bilmeyerek kredi kartı numarasını yazacağı sitede bazı kriterleri önemsiyor.
Birincisi malın veya hizmetin teslim şart ve bilgilerinin çok açık ve herkesin görüp okuyabileceği bir yerde olması lazım. İşte biletix’teki en büyük sorunlardan biri buydu. İkincisi o satın alma işlemi başlayınca açılan browser ekranında statur bar’ın olmaması logonun dönmemesi yani sitenin gelip gelmediğini bilememek de beni çok etkiliyordu. Aslında bunlar olmamasına rağmen Garanti’nin web bankacılığını çok büyük keyifle kullanıyordum. Ama, evet orada bir interaktivite vardı ve server çok hızlı response veriyor insanı bu tool olmayan ekran rahatsız etmiyordu. Gelelim ikinci önemli konuya, bir internet kullanıcısı olarak ben karşımda gerçek kurumsal bir kimlik görmek istiyordum. Mesela bundan bir ay önce Advantage Card’ın web sitesine girip şikayet formunu doldurmaya kalktığınızda orada Banu Tan diye bir isim görüyordunuz.
– Kimdi bu Banu Tan?
– Advantage Card’ı aradığınızda neden bu kişiyi tanıyan kimse yoktu?
– Neden Advantage Card oraya bir birim ismi yerine kişilerin ismini yazmıştı.
– Ve neden koskoca formu doldurup sağdaki tuşa bastığınızda form bilgisinin gitmesi yerine formun silinmesi ile karşılaşıyordunuz..
Tabii ilk üç sorunun cevabını biz değil Benkar kendi kendisine vermeli. Ama o son soruya gelince internet teammüllerini bilen bir web tasarımcısının hiç yapmaması gereken bir hatanın varlığıyla karşılaşıyor ve bu siteyi webpagesthatsuck.com adresinde listeye koymak için başvurumuzu yapıyoruz…
NETleşmek üzere

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir