SAVAŞIN GİZLİ YÜZÜ

Elinizde bilgi ile yüklü bir top var. Devamlı büyüyor, gelişiyor yeni dallar oluşturuyor. Biryerlerde bir kısmı ölüyor. Ölü hücrelerin yerini ise yenileri dolduruyor.
Hergün gelişen değişen bir parametreye sahipsiniz. Bu parametre hayatınızı her an her saniye etkiliyor.
Bu iki bilgi dahilinde bu bilgi topundan nasıl bilgi alabilirsiniz? Bilimsel tanımı ile iki yöntem vardır. Tüme varım veya tümden gelim. Fakat bizim tam istediğimiz ne tüme ne de en küçük yapı taşın ulaşmaya çalışmak. Bizim gerçek isteğimiz, en doğru zamanda internette en önemli bilgiye ulaşmak. Bunu elde etmenin yollarından biri, kurumsal olarak kendini tanımlamış, kullanımı bir alışkanlık halini almış sitelere bağlanmak. İşte bu yüzyılın en büyük sorunu ile karşı karşıyayız, bu bilgi size gelene kadar üzerinde yeşerdiği platformun genel geçer eski ticari, siyasi, teknolojik bağımlılıklarına yenik düşer. Yada bu ticari, siyasi, teknolojik bağımlılıklar bilgiyi manipüle ederek, kendi çıkarları doğrultusunda kullanacaklar. İşte biz buna enformasyon savaşı diyoruz. Bu savaş sırasında size yapılan bilgi bombardımanı gerçek bilgilerin arasına sıkıştırılmış sizi etkisi altına almaya çalışan yapılardır. Güç odakları hariç kimse bu bilgilerin gerçek bilgiler olup olmadığı bilemez. Yani bu bilgileri %100 güvence ile fitreleyemez.
Bu durumda bilgiye koşan grubun önlerinde olmaktansa, uzaktan koşunun ne tarafa yapıldığını izleyen grupta olmaı tercih edersiniz. Bunu yapmanın en kolay yolu, yüksek bir tepeye çıkarak karmaşanın gittiği yönü görmektir. Amerikalılar buna büyük resmi görmek derler.
O zaman yönünüzü arama motorlarına çevirirsiniz. Fakat büyük arama motorlarının çoğu, batının sistematik iş görme yöntemlerini kullandıkları için internetin tamamını indekslemeye çalışırlar. Tabii bu durumda bilgi bombaları onları da vurur. Bu arama motorlarının çoğu bilgi kaynaklarını yemeye çalışırken boğulup gitmişleridir.
Bu durumda sadece kalabalığın uclarına bakmak gerekir. Bu uçlar yeni oluşan bilgi yapraklarını, indeksleyip, toplumun genel arayışlarını sonlandıran sitelerdir. Bu sitelere göre ençok aranan on kelime bize durumu son derece net özetler. www.daypop.com
——————–
anthrax
afghanistan
noam.chomsky
taliban
bin laden
rush limbaugh
condit newsmax
world trade center
limbaugh
wtc

İşte şu an içinde bulunduğumuz durumun gerçek adı budur. Bu isimlerin ve durumun ne olduğunu size tam olarak anlatmaya çalışacağım. Ama unutmayın ki, size gelen biller o kadar geniş spektrumda ve datalar o kadar profesyonelce manipüle edilmiş olacaktır ki; siz size uzatılan bilgi dünyasında gerçekten inanmak istediğinizi yaşayıp gideceksiniz. Belki gerçeklerin acıtan dünyasında belki de cehaletin erdeminde.
Gerçek Dedikodu;
11 Eylül’den sonra e-mail kutularınızda onlarca ilginç mesaj geldi. Bunların bir kısmı yapılan girişimin altında gerçek cevapları aramak içinken, daha büyük kısmı sizi farklı yönlere yönlendirmek içindi. İşin en ilginç tarafı enformasyon savaşında rengini belli etmiş olmasa da, kullanılan silahların bir kısmının üzerinde Made in Turkey yazmasıydı. Tabii yıllardır suyu bulandırmayı bir yaşam biçimi haline getirmenin sonucu bu pek normaldi.www.officer.net adresinde dallanan şu ana kadar yapılmış en dahiane dedikodu, ilk uçağın uçuş numarasının Q33NY olması idi. Zira bunu winding fontu ile yazdığınızda bilgisi ile karşılaşıyordunuz. Bu bir Türk tarafından internet ortamına armağan edilmiş son derece başarılı bir dedikodu idi. www.unaldi.org adresinde bunun dışında Nostradamus dedikoduları da dahil bütün bilgilere ulaşabilirsiniz.
Gerçek Propaganda;
Körfez savaşında, Amerika medyanın enformatif yanını, bir propaganda cihazı ve olayın kendi taraflarından görünüşünü anlatan bir ayna olarak son derece başarılı şekilde kullanmıştı. Tabii bu tarihi dönüm dünyanın gözünden kaçmadı.Amerikanın Afganistan’ı bombalamasının hemen arkasından, El Cezir televizyonlarında Osama Bin Ladin’in boy göstermesi, aynı yöntemin bir devamı idi. Propaganda silahlarının gerçekten etkin olup olmadığını tabiiki savaşın yönü belirleyecek ama şu an icq’larımızdan anti-Amerikan bir not alma ihitimalimizin olmadığı da herhalde hepimizin tartışmasız kabul ettiği bir durum.
Gerçek Silah;
Bütün televizyonlar size onlarca silahtan bahsederken, ben size bu savaşın gerçek silahlarından bahsedeceğim. Arama motorlarında ilk aranan kelimenin anthrax (şarbon) olması eminim dikkatinizi çekmiştir.( http://www.vetmed.lsu.edu/whocc/mp_world.htm) biyolojik silahlar, son derece modern filtreleme cihazlarıdır. Çünkü kişilerin beslenme alışkanlıklarından, yaşadıkları coğrafyaya kadar birçok bilgi vücutlarında farklı birleşimlere neden olur ki bu birleşimler biyolojik silahların filtreleme sistemleridir. Yani bir coğrafyada sadece mcdonalds yiyen kişilerin bir silahtan etkilenmesine neden olabilirsiniz. (http://www.health.state.ny.us/nysdoh/consumer/anthrax.htm) Tabii eğer uzaydan nişan alıyorsanız, bu silahların karşısında, son derece basit çalışan silahları bile etkin kılabilirsiniz. Bir de 2. Dünya Savaşında ortaya çıkan Grand Slam adındaki bir bombayı da unutmamanız gerektiğini düşünüyorum. http://www.danshistory.com/ww2/bombs.html adresinden bilgi alabilir, http://www.danshistory.com/ww2/gslam.jpg adresinde ise resimlerini görebilirsiniz.
İşte savaşın gerçek yüzü. Bu bilgi dünyasında doğru yolu bulmanız için bir filtre geliştirilmedi. Bu hepimizin içimizdeki filtreleri kullanma gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Zaten internet de insan toplumunun ortak beyni değil midir?
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir