Mobil dünyaya hoşgeldiniz

İnternet dünyanın en büyük güçlerinden biri olma yolunda ilerlerken, arkalardan son hızla gelen bir teknoloji herşeyi tepe taklak etti. Bu kadar hızlı yayılmasına rağmen yeteneklerini anlamamız, elimize aldığımızda küçümsediğimiz cihazların aslında nasıl büyük nimetler olduğunun farkına varmammız ne yazıkki biraz zaman aldı. Daha doğrusu 1994 yılında yahoo’nun sitesinde yayınlanan, güçlü iletişim cihazlarına doğru gidiyoruz konulu demoyu çoğumuz dinledik ama aslında bu gelişimi bu kadar erken beklemediğimizi farkettik. Ne de olsa bizim en hızlı yayıldığını gördüğümüz mecra internetti ve o bile bu kadar hızlı bir yayılmanın sonucunu tahmin etmemize yardımcı olamazdı. İşin en ilginç yönlerinden biri de internetin yaşadığı sorunları ve tıkanıklıklarını bu yeni teknoloji kendi doğasında zaten çözmüştü.
Behsettiğim bu yeni dünya mobil iletişimdi ve farkına vardığımız anda dünya üzerine bir milyar civarında bir abone sayısına sahipti. Ericsson kaynaklı verilere göre, bu abonelerin 800 milyonu 170 ülkede bulunan GSM aboneleri olup ayda 30 milyar SMS (kısa mesaj) atıyorlar. Tabii son dönemin güçlü mecralarının hemen hepsinde olduğu gibi bu yeni platformun da kullanıcı kitlesi son derece yüksek alım gücüne sahip. Bunun en belirgin rakamı, mobil iletişimin şu an kullanıldığı en önemli kaynaklardan biri olan cep telefonu satışlarının grafiği. Her gün 1,5 milyon cep telefonu satılıyor. Tabii bunların neredeyse yarısı pazarın büyümesini sağlayan yeni kullanıcılar, fakat diğer yarısı hali hazırda cep telefonu olan kullanıcılar. Bu da yeni teknolojileri takip eden, gelişen dünyaya ayak uydurma vizyonuna sahip olan bir kullanıcı kitlesi anlamına geliyor. İşin en güzel tarafı her yeni günün mevcut mobil iletişim kullanıcılarının 150 binini mobil internet dünyasına taşıdığı. Tabii mobil dünya ile internet dünyasının birleşmesinin etkisi sadece mobil iletişim kullanıcılarını, internete yaklaştırmadı. Aynı zamanda internet kuollanıcılarını da mobil dünyaya yakınlaştırdı.

Mobil Dünyanın İletişim Cihazları

Bir bütünleşme haberi de mobil iletişim cihazlarında oldu. İletişim devleri, şu ana kadar sahip oldukları gücü kaybetmemek için, bilişim şirketleri ile ortaklığa gitmeye başladılar. Fakat bu hakkını saklıyan iletişim şirketleri olduğu gibi, kendi imkanlarıyla bu yeni sektöre ayak uydurmaya çalışan bilişim şirketleri de oldu. Bu konuda net bir yorum yapamamakla birlikte bu yola bir bilişim şirketi ile çıkmayan iletişim şirketlerininin bu maratonu tamamlamalarını neredeyse imkansız olarak görüyorum. Zira yıllardır maliyetleri düşürerek üretim yapmaya alışık olan bilişim şirketleri, bu yeni sektörün de en hesaplı ürünlerini üreteceklerdir.
Gelecek iki ay içinde yeni ürünlerin her an yerini alacağı bu dünyada, pazara girmeye hazırlanan şirketler arasında kıran kırana bir rekabet yaşanacağını ve bunun fiyatları aşağı çekerek tüketicinin gücünü arttıracağını görmek mümkün. Tabii ki bu noktada, üretilen cihazların ek yetenekleri önemli bir rol oynuyacak. Gün içinde elinize aldığınız bütün küçük objelerin yerini bu cihazların alması beklenen gelişmeler arasında. Sadece bir telefon değil, bir ses kayıt cihazı, bir adres defteri, bir ajanda olmasının yanı sıra bir uzaktan kumanda, hatta bir cüzdan görevini görmesi de bekleniyor.

Servis Sağlayıcılar

Aslında mobil dünyadaki en büyük rekabetin yaşanacağı alan, müşteri sadakatinin başka şekillerde vücut bulduğu, toplam gücün ise son derece az sayıda şirket tarafından bölüşüldüğü operatörler tarafında yaşanacak. Son derece yeni teknolojilerin kullanılacağı bu pazarda her yeni gün bir yenilişe gebe. Şu an kullandığımız GSM ve GPRS tabanlı sistem hızlıca terkedilecek, en kısa zamanda UMTS, EDGE, 3G gibi daha geniş bant genişliğine sahip teknolojiler gelecek. Aslında wap’ın Bilişim fuarında daha yeni yeni konuşulduğu yıllarda, Ericsson’dan bir yetkili Türkiye Dünya Kupasındaki maçlarını cep telefonundan izleyebilecek demişti. Geçen ay içinde yapılan 3G demosundan aslında bunun ne kadar doğru bir öngörü olduğunu anladık. 3G sadece yüksek bant genişliğiyle, görüntü transferine imkan vermiyor, aynı zamanda teknolojinin yaşadığı, yayın sorununu da ortadan kaldırıyor. Normal şartlarda bir cep telefonu ve bir hat ile sadece bir başka cihazla iletişim kurabilirken, 3G ile broadcast yani birden fazla cihaza yayın yapma imkanı sağlanıyor.

Yeni Mecralar

İnternetin bir medya olarak tanımlanması beni oldukça yanlış bir kanaatti. Zira internet üzerinde birden fazla yeni ve bütün eski medyaları taşıyan bir platform. Mobil dünya ise bunun tam bir yansıması. İnternet üzerinde oluşturduğumuz her yeni yapının bir mobil yansıması mevcut. Bu da yeni mecraların oluşmasına hem imkan sağlıyor, hem de internet üzerinde yaşanılan sorunların çözülmesine yardımcı oluyor. Mesela e-ticaretin yaşadığı otantikasyon sorunu, bu yeni teknoloji ile son derece etkin bir şekilde çözülüyor. Aynı şekilde mobil dünya doğru reklam imkanlarını da kullanıcının önüne sunuyor. Profillendirme konusunda bir sınıflandırma yerine, yeri yaşı, eğitim ve alışkanlıkları belirleyebilen; hatta bunları da belirlemeden bile bu özel sınıflara yayım yapan yapılar oluşturmak artık bu mecrada son derece kolay.
Bu sayede ucuz, kitlesel ve internet teknolojileri ile birlikte öğrendiğimiz izinli reklamcılık imkanlı hale geliyor. Tabii yapılan reklamın geri dönüşünü ölçeklemek de son derece kolay oluyor. Yapılan araştırmalar, mobil dünyada belirli bir hedef kitleyle doğrudan bağlantı kurmanın, diğer tüm platfomlardakindan daha hızlı ve daha kolay olduğunu ortaya koydu.
Bu nedenle artık internet yoluna kablosuz devam edecek gibi görülüyor.
NETleşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir