Mobil Dünyada Reklam Stratejileri

Teknoloji ve reklamcılık paralel hareket eden uzaylar. Bu nedenle ikisinin aynı dönemlerde gözde olması şüphesiz şaşırtıcı değil. Zira alım gücünün yüksek olduğu, kendi ve çevresindekilerin kararını verebilecek güçteki insanların devamlı takip ettikleri ve sahip oldukları yeni teknolojiler, reklamcılık alanında da yeni mecralara yol açıyor. Mobil teknolojilerden tam bu noktadan bakıldığında yeni mecraları üzerinde taşıyabilecek büyük bir güç. Bu gücün altında iki önemli konu başlığı var.
Birincisi mobil teknolojilerin iletişim kanallarına kattığı hız. Bu hızın sonucu ise kullanım oranlarının son dönemlerin gözdesi internet teknolojilerinden bile daha hızlı bir yayılım hızına sahip olması.
Eğer büyüme hızında daha büyük bir artış olmazsa, mobil teknolojiler üzerinde ticaret yapan insan sayısı gelecek yıl 450 milyon kişiyle, internet üzerinden ticaret yapanları yakalayıp, 100 milyon kişi geçmiş olacak. Bu hızla giderse 2004 yılında mobil ticaret kullanıcıları, internet kullanıcılarının tam iki katı olacak. Aynı zamanda genel mobil teknoloji kullanıcılarının oranının da internet kullanıcılarından bile daha yüksek olacağını söyleyebiliriz. Türkiye’de şu anda ikimilyondörtyüzbin internet kullanıcısı varken, ondörtmilyon cep telefonu abonesi yani potansiyel mobil teknoloji kullanıcısı var.
İkincisi ise hedef kitle tespitindeki, sınıflandırmaları bireye kadar indirebilme imkanına sahip olmasıdır. Mobil teknolojiler, internet teknolojilerinin bütün kişiselleştirme avantajlarını daha fazla özellikleri de (lokasyon bilgisi gibi) üzerine alarak doğmuştur. Dolayısıyla hedef kitle tespitinde hata oranını yok çok düşük oranlara indirmiştir.
Mobil teknolojiler şüphesiz iletişimin ulaştığı en yüksek hız. Tabii durum böyle olunca mobil platform üzerindeki mecralarda, mesajın geçtiği medyum o kadar hızlı aşılıyor ki, gereken önemi neredeyse kaybediyor. Hızın öncelikli önemli olduğu, bu yeni dünyada varlığınızın sürdürülmesi sadece bu hızı koruyabilmenize bağlı. Bunun yöntemlerinin başında ise mobil platform üzerinde kullanılacak mecra ne olursa olsun, mesajın en kısa sürede en fazla uygun kişiye ulaştırılması gerekiyor. Reklamcılığın ana kaygıları tamamen bu cümlenin içinde gizli. Mesajın en hızlı şekilde medyum içinde yol alması için o mecranın ihtiyaçlarına göre formatlanması gerekiyor. Tabii bu tamamen, mecranın avantaj ve dezavantajlarını bilen kişilerin gerçekleştirebilecekleri çözümler. Bu arada uygun kitle yada hedef kitleyi de ununtmamak lazım. Geleneksel reklamcılıkta hedef kitle olarak tanımlanan gruba, interaktif platformda bir de izin ekleniyor. Eğer alıcı (reciever) mesajın kendisine ulaşmasını istemiyorsa, reklam amacına ulaşamadığı gibi yeni bir takım sorunlarla karşılaşıyor. Bu sorunların başında referans yoluyla anti-reklam geliyor ki, çağımızda bir reklamcının en korkması gereken işlerin başında yer alıyor. Bunu engellemenin yolu sadece rıza almak değil. Aslında özellikle ülkemizde, alıcının rızasını almak için iyi niyet gösterisinde bulunmak da yeterli oluyor. Bu iyi niyet gösterisi tam karşılığıyla bir “”pay in forward”” (önceden ödeme) durumu. Bu mecraları kullanacak bir reklamverenin başta unutmaması gereken en önemli noktalar bu felsefelerin altında gizli. Yani düğmeye bastığınızda giden 10 binlerce mesajın, geri dönülemezliği, doğru yapıldığında büyük bir imkana yanlış yapıldığında ise ölümcül bir silaha dönüşüyor ve bu silah her an reklamverene doğru yönelmiş durumda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir