Google’ın önlenemez yükselişi…

Haziran ayı içerisinde gerçekleştirilecek Inet2002 toplantısı, her yıl olduğu gibi bu yıl da internet gündemini belirleyecek konuşmacılar içeriyor… Aslına bakarsanız bu konuşmacıların çoğu internet’in geçmişinde son derece önemli kilometre taşları olmuş insanlar…
Bu ünlüler arasında hemen bir seferde sayabileceğim isimler arasında, bütün netizenlerin idolü, internetin babası Vint Cerf ve Bob Khan, gelmiş geçmiş en büyük bilim kurgu yazarlarından Arthur C. Clarke da var. Bu ünlülerden bahsedilirken arada bir “”arama motorunun”” CEO’su Eric Schmidt’in isminin bulunması tabiki herkesin dikkatini çekiyor. Herkes Eric Schmidt’in bu isimlerin arasında bulunmasının nedenini anlayamıyor. Aslında bu sorulara en güzel cevabı geçen hafta Fortune dergisi dosya konusuna attığı başlıkla verdi galiba… Başlık aynen şöyleydi “”Dot-Com başarıları mı arıyorsunuz? Uzaklarda aramayın.”” Evet son dönemde Nasdaq’ın da sallanmasıyla son bulan bu dot-com çöküşü’nün nedenini artık herkes anlamıştı. Sorun dot-com şirketlerine duyulan güvensizlik ve bu şirketlerin işlerini uygularken kullandıkları yüksek bütçelerden çok, iş dünyasını tanımayan bu bilgisayar dahilerinin, projelerine hep bilgisayar uygulamaları gözüyle bakmalarıydı. Ama yaptıkları yükselişler onları iş dünyasının tam göbeğine oturtmuştu ve bu dahiler yaptıkları yüksek ciroların bir marka kazanımı olduğunu anlayamamış, bunu reel bir kar zannetmiş olmalarıydı. Eric Schmit işte tam bu noktadan dünyanın diğer dot-com şirketi CEO’larından ayrılıyordu. İkinci büyük farkı ise Eric iş yapış şekli ile gösterdi. Google arama motoru için oluşturulan arayüzü bir medya olarak görmedi, bunu bir reklam aracı olarak kullanmadı. Bu sayede mutlu, samimi ve “”sadık”” bir ziyaretçi kitlesi edindi.
Tabii ki, Eric reklam gelirlerini hepten yok saymadı, bu konuda yaptığı çalışmalar onu sponsorlük adı verdiği yeni bir yapıya itti. Bu yapı arama motoruna kayıtlı olsun olmasın (bu motorun geliştirdiği spiderdan kaçan bir site daha görmedim ama) sponsor olacak sitenin seçtiği keywordler yazıldığında özel bir alanda gösterilmesini sağlıyordu. Bu sayede reklamveren kitlersini internet üzerindeki bütün sitelere taşıdı. Eric’in bir diğer önemli manevrası ise, elindeki spider’ın (örümceğin) her gün milyonlarca web sitesini indexleyebiliyor olmasıydı. Bu konuda o kadar gelişmiş bir yapıydı ki, elindeki veri tabanına kısa sürede Altavista, Yahoo gibi birçok şirket müşteri çıktı. İşte tam bu noktada birçok CEO bu verinin internet üzerinde en değerli hazine olduğunu fark edip hem fiyatları yükseltmesi hem de son kullanıcıya da belli ücretler yüklemeyi düşünür ama Eric tam tersini yaptı. Önce bu veriyi küçük şirketlerinde ve uygulama geliştiricilerin kullanması için bir servis yazdı sonra da daha iyi bir spider için bir programcılık yarışması düzenledi. Ödülü büyük olan yarışma geçenlerde sonuçlandı ve geleceğin uygulamaları için mihenk taşı oluşturuldu.
Google sadece bununla yetinmedi. Özellikle ziyaretçilerinin gerçekten istediklerini alabilmeleri için sistemi hızlandırırken, web sitesinde harcanacak zamanı kısaltmak için siteye ilan almayıp, vereceği hertürlü mesajı sayfanın tek grafiği olan google logosuna ekledi. İşte bu nedenlerle dünyada bir ilk gerçekleşti. İlk defa internet üzerinde ilk olmayan bir proje ilk olanını fena halde solladı.
Google’ın arama motorları arasında en öne geçmesine sebep olan bu başarılar, Eric’i de Vint Cerf, Bob Khan, Arthur C. Clarke gibi isimler arasında konuşmacı olarak kabul edilmesine ve web’in gündemini belirleyecek bir konuşma yapmasına sebep oldu..
İnternet dünyasının yeni jenerasyon liderleri, şüphesiz dünyanın bütün iş hayatında farklı kazanımlara yol açacak. Maxim Schriber’ın “”spermatik teknoloji”” olarak nitelediği internet dünyanın yeni iş yapış şekillerini oluşturmaya devam edecek…
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir