Bilişimden İzlenimler 1

Kriz, seçim derken yaz ayları hemen geçip gitti. Tarih Bilişim’i vurdu. Pazartesi gecesi son derece hızlı bir açılış ile artık bilişim maratonuna start verdik. Aslında maratonlar yavaş koşulur derler ama Bilişim’de aldığım en genel izlenim bu bir haftalık sürenin son derece hızlı geçeceği yolunda. Herkes bütün söyleyeceklerini Bilişim’e saklamış olmalı. Son yılların bu en hızlı günleri de şanına yaraşır bir şekilde başladı.
Açılış gecesi, yeni açılan bir otel ve hala asfalt yapılamamış bir otopark’tan geçip süzüldük bilişim dünyasına. İçerde konuşmacılar arasında en dikkat çekeni Süreyya Ciliv. Süreyya bey, her zamanki pozitif enerjisi ile salonu bir anda esir aldı. Aslında bize Seattle’dan mesajlar getirmişti. Söyledikleri arasında en dikkat çekenlerinin başında, artık yazılım ihraç etmemiz gerekliliği geliyordu. Son dönemin önemli yazılım şirketlerinden birinin çalışanlarının nasıl “”Hindistan’da yaşayan Hintliler”” olduğundan ve bu kişilerin toplam cirolarının %99’unu Avrupa ve Amerika’dan elde ettiklerinden bahsetti. Amerika’yı büyük bir şirket olarak görmeye alışmıştık ama bu sadece yeterli değil galiba. Aynı zamanda büyük bir pazarın olduğunu da unutmamak gerekir. Türkiye aslında bu açılımı daha yakalayabilmiş değildi Bu nedenle hepimiz açısından son derece değişik bir bakış açısıydı.
Süreyya beyin ikinci önemli tespiti ise, .com krizi hakkındaydı. Her ne kadar kurultay’da bu konuda bir belgesel gösterilecek olsa bile, onun düşüncelerini hepimiz öğrenmek istiyorduk. Aslında bu bakış açısı Microsoft’un da bakış açısı idi. Süreyya bey, Türkiye’den bakılınca Nasdaq’ın düşmüş olduğunu görebileceğimizi tasvir etti, ama aslında bunun sebebinin bir iş planına sahip olmayan şirketlerin, senelerce herhangi bir katma değer koyamadıkları bir yapıyı borsada inanılmaz rakamlara taşımasından kaynaklandığını söyledi. Bu noktada Türkiye’nin borsaya kota edilebilecek hisseleri olan şirketleri bulunmamasından dolayı bu sorunu yaşaması neredeyse imkansızdı.
Açılış konuşmaları arkasından yapılan kokteyl’de Süreyya bey’le yaptığımız kısa görüşmeden beni algıladığım, Türkiye’nin Amerika için ve devamında dünya için önemli gelişmeler ve umut vaat ettiği yolunda.
Türkiye artık bir yola çıkmış gibi görünüyor. Bu yolun araçlarının en önde geleni ise “”digitalization””. Bütün Bilişim buna inanıyor. Artık herkes bu duygularla Türkiye’yi bir tarafından tutarak belli bir noktaya getirmek istiyor. Bunun için yapılacakları nereye hangi noktadan bakmamız gerektiğini ise SBS’in Genel Müdürü Çağlayan Arkın ile, Bilişim2in ilk gününde yaptığımız söyleşide konuştuk. Çağlayan bey, Türkiye’de bir dönüşümün başlamasından ve gideceği noktalardan inanılmaz örnekler vererek, açıklamalarda bulundu. Yaptığımız söyleşi, beni oldukça fazla etkiledi. Bu konuşmayı da gelecek günlerde yine bu sayfalarda bulacaksınız.
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir