Microsoft Türkiye ile Eğrisiyle Doğrusuyla

Her CEO’nu hayali kendisi gibi bulunduğu şirkete değer veren çalışanlara sahip olmaktır. Galiba CEO’ların laneti de bunun altında gizlidir. Aslında Microsoft’un bu konuda şansı büyükütür. Zira Steve Balmer bir şirketi baştan sona teslim aldı ve Bill Gates yeniden en sevdiği iş olan programcılığın başına oturmasını sağladı. Geçen hafta Fortune Dergisi Bill Gates ile bir röportaj yaptı. Gates’in hayallerini süsleyen yeni yazılım Longhorn bu röportajın önemli bir kısmıydı. Gates bu konuda çalışmalarını sürdürürken, birçok kişinin Microsoft hakkında takıldığı soruları sormak da bize nasip oldu. Microsoft Türkiye ile yaptığımız e-röportaj’I zevkle okuyacağınızdan eminiz.

– Dünyada yeni bir akım, askeri kurumların güvenlik amaçlı kendi işletim sistemlerini geliştirmesi yönünde. Sizce bunun sebebi nedir? Microsoft bu yaklaşımın neresinde durmakta?

Bu sorunuzda da yer verdiğiniz ve yoğun olarak basın organlarında da yer alan genel önyargıya açıklık getirmek isteriz. Son 10 yıl içinde bilgi teknolojisi alanındaki hızlı gelişmeler her sektörü olduğu gibi askeri alanı da etkilemiştir. Özellikle Körfez Savaşı askeri alanlarda kullanılan yazılımların savaş sonucunu doğrudan etkilediğini göstermiştir. Körfez Savaşı ile beraber tüm dünya silahlı kuvvetlerinin savaş yönetimi, lojistik yönetimi, savaş senaryosu yazılımları, müşterek harp systemi yazılımları, lojistik planlama yazılımları, savaş alanı planlama ve yönetimi yazılımları gibi yazılımların top tüfek uçaktan çok daha önemli olabileceğini göstermiştir. Bu yazılımları dünyada geliştiren ve satan firmalar sınırlı sayıdadır ve çoğunluğunu ABD firmaları oluşturmaktadır. Bu tür yazılımların ABD dışındaki silahlı kuvvetlere satışı da doğrudan ABD Hükümetinin onayına bağlıdır. ABD’de bu tür yazılımları geliştiren firmalar doğal olarak Avrupa’da bu sektöre girmek isteyen Avrupa’lı Savunma Firmalarının rakipleridir. Bu tür yazılımlar için Almanya’nın Lockheed yerine Siemens’i veya Ingiltere’nin GE yerine Marconi’ye ait savunma yazılımlarını tercih edeceği ve “”kendi stratejik ve taktiksel savaş/savunma yazılımlarını”” geliştirmek isteyecekleri doğaldır.

Ancak bu akım veya eğilim içinde işletim sistemi, veri tabanı yönetim sistemi, harcıalem üretim stok personel yönetim sistemi, veya günlük kullanılan kişisel üretkenlik yazılımları yoktur. Bu yazılımlar tüm endüstrinin kabul ettiği açık standartlara uygun üretilmiş “”platform”” yazılımlarıdır. Firmalar veya kurumlar bu platform yazılımlarını kullanarak kendileri için gerekli nihai amaca uygun ve güvenli ürün geliştirirler.

Bunun yanısıra bazı askeri kurumlar kendi içlerinde dış dünyaya tamamen kapalı sistemlerdeki bazı projelerde doğal olarak kendilerine özel sistemler üzerinde çalışmaktadırlar. Bunun sebebi mevcut işletim sistemlerinin ilgili cihazlarda istedikleri gibi “”tune”” edilememesi, bazı durumlarda kullanılan donanımın yetersizliği, bazı durumlarda ise tamamen deneysel nedenler olmaktadır. Microsoft bu konularda da Windows XP Embedded ve Windows CE.NET ile ilgili kurumlara gerekli esnekliği sağlamaktadır.

Ekte güvenlik ve bu konu ile ilgili aydınlatıcı olabilecek bir dökümanı bilgilerinize sunmak isteriz.

– Mac OSX’in National Information Assurance Partnership’e yaptırdığı testler Microsoft’un işletim sistemlerindeki genel güvenlik sorunlarını kendileri adına kullanma ihtiyaçlarından mı kaynaklanıyor?

Bu konu daha çok Apple tarafından cevaplandırılabilir diye düşünüyoruz.

– Palladium projesinin, bir CPUid hikayesi olabileceğini düşünüyor musunuz?

Bu konunun CPUid ile ilgisi yoktur. Palladium projesi system içinde tamamen güvenli bir bellek alanı oluşturmayı amaçlamaktadır. Böylece yazılımların daha güvenli bir şekilde çalışması sağlanmaktadır. Bu proje aynı zamanda virus saldırıları, kişisel bilgilere yetkisiz erişim gibi güvenlik açıklarını kapamayı hedeflemektedir.

-Microsoft Office ne zaman Türkçe anlayabilecek? (Ses ve elyazısı tanımlama sistemi ne zaman Türkçeleşecek?) MS Türkiye lokalizasyon konusunda neler yapıyor?

Ses ve El yazısı gibi doğal yollarla bilgi girişi teknolojilerine baktığımızda, hayatımıza girebilmek için henüz tam olarak olgunlaşmadığını ve bazı güçlüklerin devam ettiğini görüyoruz. Bunun başında da aynı anda birden fazla kişinin konuşması ya da düşük kalitede ses donanımı durumlarında sistemin verimini kaybetmesi görülüyor. Bu güçlük tüm dünyada bu konuda çalışan firmaların çözmeye çalıştığı bir konu. Microsoft olarak bizim de birlikte çalıştığımız L&H firması http://www.lhsl.com bu konuda %95 güvenilirliğe ulaşmış konusunda lider bir kuruluştur. Ancak bahsi geçen güçlükler bu teknolojilerin mevcut sistemlerin en kritik parçası olması konusunda hala yeterince tatmin edici görünmüyor. Bu nedenle Office XP ile birlikte kullanıcı davranışını anlamak amacıyla El yazısı tanıma sadece İngilizce ve Japonca, ses teknolojisi ise sadece İngilizce için uygulamalara entegre edildi. Bu deneyimin ışığında önümüzdeki dönemde pazarın talebi doğrultusunda diğer diller için de bunlar yapılmaya başlanacaktır.

Türkçe, Microsoft Türkiye’nin çabalarıyla zaman içerisinde yerelleştirilen dil aileleri içerisinde 3. kuşaktan Hollandaca, İsveççe gibi 2. kuşağa ilerledi, bu da yaklaşık 120 günlük yerelleştirme süresinin 45 gün’e inmiş olması anlamına geliyor. Yeni versiyonda Türçe yazılıma ilişkin yeni özelliklerin yer alacağını ve bu özelliklerin özellikle öğrenci ve öğretmenler tarafından çok beğenileceğini şimdiden söyleyebiliriz. Microsoft Türkiye, bu tür çalışmalar ile Türk halkının bilgisayarlaşma sürecine katkıda bulunmak üzere faaliyetlerine devam edecektir.

-Son zamanlarda parasız Office uygulamalarının çıkmasının sebebi, sizce lisanslama konusunda Microsoft’un tavrından mı kaynaklanıyor, yoksa bu ürünlerde MS Office’te bulunmayan yardımcı programlar bulunmasından mı?

Office tüm Dünya’da 300 milyonu aşkın bir kullanıcı kitlesi tarafından kullanılıyor. Geçen zaman içerisinde Microsoft R&D kaynaklarının önemli bir bölümünü bu konuya aktararak kullanıcıların daha verimli çalışmasına katkıda bulunmayı hedeflemiştir. Geldiğimiz noktada diğer hiçbir uygulama Office XP uygulamalarıyla birlikte gelen zengin içeriğe ve entegrasyona sahip değil. Ayrıca Office uygulamalarına sahip kişi ve kurumlar internetten OfficeUpdate web sitesine bağlanarak ilave ücretsiz uygulama ve şablonlar yükleyebiliyorlar. Bu yönüyle de Office alan kullanıcılar sonrasında da devamlı destek ve içeriğe sahip oluyorlar.

– Microsoft yazılımlar için patch’leri otomatik çeken, windows update sistemininin kullanımını nasıl görüyor? (trafik ne durumda)

www.microsoft.com adresi göre dünyada, www.microsoft.com/turkiye adresi de Türkiye’de en fazla hit alan sitelerin başında geliyor. Bunun nedeni Microsoft ürünlerine ilişkin bilgi talebinin yanısıra ürün patchleri veya yeni özelliklerin yüklenmesine ilişkin taleptir. Windows XP ile birlikte bu tür patchlerin otomatik update olanağı yaratılmıştır. Bu kullanıcı için büyük bir kolaylıktır. Bu patchlerin hızlı bir şekilde yüklenebilmesine olanak veren gerekli bant genişliğine sahiptir. Ayrıca kurumsal müşteriler için bu patchlerin bir kere çekilip kurum içindeki bilgisayarlara otomatik olarak yüklenmesi de mümkündür.

– .Net Visual Studio’nun Windows 2000 Türkçe işletim sistemi üzerine kurulamıyor. Bu konuda teknik destek için aradığımızda karşımıza çıkan Tepum, konu hakkında 3-4 dakikalık bir MSDN araştırması ile çözülebilecek bir araştırmayı bir haftada çözemedi…
Türkiye’de teknik destek sisteminin yeterince iyi çalıştığını düşnüyor musunuz?

VisualStudio.NET Service Pack 1 ile birlikte Türkçe karakterlerle ilgili bütün problemler ortadan kalkacaktır. SP1 Beta aşamasında. 3 ay gibi bir sürede SP1 in çıkacağını öngörüyoruz. Ayrıca teknik destek konusundaki uyarınız için teşekkür ederiz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir