Bilişimden İzlenimler 3

Yarını tartışmak….

Bilişim zirvesi hakkında günlerdir yapılabilecek en doğru çıkarım, yarının teknolojilerinin tartışıldığı bir ortam olması. Bunu yaparken, en çok dikkat edilen konu ise deneyimlerden ders alınması. Telekom Forum’u da tam olarak böyle bir hava ile geçti. Üç ana grupta oluşturulan, çalışmalar sonrasında 3G teknolojileri için bir proje planlaması ortaya çıktı. Yapılan çalışma gruplarının ilki “”regülasyon ve deregülasyon”” konusundaydı.
Türkiye uzun yıllar gerçekleştirdiği teknolojik atılımlarda, devletin doğru zamanda doğru yerde bulunamamasının sıkıntılarını çok çekmiş bir ülke. Bu nedenle geleceğe yönelik çalışmalarda bir kamuoyu ve talebin oluşturulmasını özellikle teknoloji şirketleri son derece önemsemekte. Bunun sebeplerinin başında, lisanslama ile başlayacak uzun yolda birbirini anlayan bir özel sektör, devlet sektörü uyumunun artık şart olması yatıyor. Lisanslamanın hemen arkasından halka sunulabilecek durumda olacak bu teknolojinin altyapı çalışmalarından, sonkullanıcıya ulaştırılma şekline kadar hemen her konuda, önceden planlanmamış bütçelendirmeler hem teknolojiyi sunan şirketler hem de yaygınlaşması ile oluşacak sektöre tam anlamıyla zarar verecektir. Bu konuda genel görüş hem kamu hem de özel şirketler için aynıdır.
Tabii yüksek teknolojinin sonkullnıcının elinde olmasıyla birlikte, şu an son derece büyük yatırımlar gerektiren birçok faaliyetin maliyetleri de son derece aşağıya çekecektir. Bu da şu ana kadar sektörün önemli bir parçası olan şirketlerin, rekabet ve yatırım gücünü hepten yok olmasına neden olur. Bu konuda korunumun yapılması amacıyla “”telif hakları””, lisans, tüketici / operatör hak ve sorumluklarının daha dikkatli düzenlenmesi gerekliliği ortaya konulmuştur.
Bu yeni teknolojilerle birlikte, son kullanıcının geliştirebileceği uygulamalar olması, telif haklarının algılanma şeklini de değiştirecektir. Bu konudaki gelişmeleri sanırım 3G’nin faaliyete geçmesi ile birlikte göreceğiz.
İkinci ana çalışma grubu ise “”pazarın altyapısı ve teknoloji”” üzerineydi. Burada alınan en önemli karar, teknolojiye yeterli düzeyde talebin olmaması halinde, hareket etmenin herkes açısından neredeyse imkansız olacağı yönünde.
Son grupda ise “”içerik ve işmodelleri”” ana konumuzdu. Burada doğru içeriğin nasıl oluşturulacağı konusunda şirketler tavırlarını ortaya koydular. Açıkcası bu bölümün bir konuşmacısı olarak, Türkiye’de teknolojinin gereksiz çıkışlar yaptığı (wap) bir takım örneklerin yeniden yaşanmaması konusunda özellikle içerik sağlayan ve sağlatan şirketileri uyarmak istedim. Türkiye’de wap kullanımı üzerine yapılan istatistiklere baktığınızda, aslında durumun içler acısı olduğunu, yapılan çalışma ve kaynakların sadece boşa harcanmış olduğunu görüyorsunuz. Daha da kötüsü, yatırımın yapılmasına ve sonra atıl kalmasına sebep olan konuların başında da yanlış pazarlama ve bilgilendirme geliyor.
Sonuç olarak teknoloji ancak doğru şekilde kullanıcıya ulaştığında anlam kazanıyor. İçerik yöneticileri ve servis sağlayıcıları artık bunun tam olarak farkında. Türkiye’nin artık yeni teknoloji balonları üretmeye ne zamanı ne de enerjisi var. Bu nedenle dikkatli projelendirilmeyen, oyuncuları ve bütçesi ortaya çıkmayan daha önemlisi bilinçli tüketicisi oluşmamış bir teknolojinin artık planlarda yeri yok.
Bu bilgilerle çıktığımız toplantılardan benim çıkardığım en önemli sonuç en geç üç yıl içinde seni çok özledim diyen annemle 3G sayesinde görüntülü telefon konuşması yapma imkanım olacağı yolunda. Zaten bütün amacımız da bu değil mi?
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir