Picasso olmayı deneme

Sadece kendin ol… “”Picasso ile yaşamak”” filmini izleyenler bilirler, hanımı resmi öğrenmeye çalıştığında bunun öğrenilen değil yaşanan bir olgu olduğunu söylemişti ve eklemişti Picasso olmaya çalışma kendin ol. İşte yarışmanın doğasındaki asıl dikkat edilmesi gereken galiba bu.
Çağlayan Arkan ile Bilişim’de yaptığımız kısa söyleşide en çok bu nokta ortaya konuldu.

e-Dönüşüm nedir?

Arkan’ın e-Dönüşüm konusunda yaptığı açıklama sonuçta hepimizin hayal ettiği bir dünya. e-Dönüşümü gerçekleştiren ülkelerin mutlu, çağdaş, sorgulayan ve daha önemlisi birlikte hareket eden bireylere sahip olacağı ana sonucu belki de hepimizin hemfikir olduğu bir gerçek. Bunun için Türkiye’nin hedefini yüksek tutması, bunun içinde geniş bir vizyona sahip olması gerekiyor. Kendini bu özel duruma konumlandırmak için, Türkiye’nin hangi ülkenin yöntemini uygulaması gerektiğini sorduğumda, Arkan beni oldukça etkileyen bir açıklama yaptı.

Hayatta kalmak için e-devlet

Bu hedefi gerçekleştirmenin en iyi yolu, gerçekleştirilmek bir örneği kullanmaktansa, Türkiye’ye özel bir stratejinin gerçekleştirilmesi. Bu noktadan baktığımızda artık e-devlet projesi bir amaç yerine, bir araç halini alıyor. Asıl amaç 2047 yılının çağdaş konumunu oluşturmak. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta, Türkiye’nin e-devlet yada yeni bir süper ligin bir parçası olmasından çok, bu dönüşümü gerçekleştiremezse, hayatta kalmasının zor olacağı yönünde.

SBS’in konumu ve yetenekleri

Arkan’ın e-dönüşüm hakkındaki düşünceleri oldukça ilginç gelmişti. Benim bu aşamada sorgulamam gereken artık SBS’in e-dönüşüm projesindeki yeriydi. SBS bu projeyi iki yönden ele alıyormuş. Bu projenin iti tarafı olan insan ve devlet arasındaki bağı, devletten insana, insandan devlete ayrı ayrı ele alıyormuş. Bu iki yöntemde de SBS projelerini gerçekleştirmek için, şirket içi bilgi birikimlerini son noktaya kadar kullanıyormuş. İş modelleri, insan kaynaklarını içeriyorsa, iç yapıdaki konu ile ilgili departmandan yardım alıyormuş. Bu tabii dünyada çok yeni ama çok gerekli bir yönetim biçimi.

SBS Dünya’ya teknoloji satıyor…

SBS bu yöntemlerle gerçekleştirdiği, iş modellerini dünyaya ihraç etmeye başlamış. Şu an e-learning konusunda Türkiye SBS sorumlu kılınmış. Yani dünyanın neresinden Siemens’e eğitim amaçlı bir projeyle giderseniz gidin, SBS Türkiye ile karşılaşıyorsunuz.
Bu duruma iki buçuk yıl içinde gelmiş olmalarının tam bir başarı hikayesi olduğunu söylemekte yarar var.

Truva Atlarına dikkat…

Arkan bütün bu yaklaşımlara, bir sosyal sorumluluk gözüyle bakıyor ve ekliyor bilginin kaynağı son derece önemli. Doğru ve manüpilasyondan uzak olması gerekiyor. Türkiye’nin bu tip “”truva atlarına”” dikkat etmesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir