Zeitgeist…

Zeitgeist kelimesi almanca iki kelimenin birleşmesi ile oluşuyor. Zeit zaman, Geist ise ruh demek. Kelimenin birlikte kullanıldığında anlamı ise, bir ortamın genel kültürel, entelektüel durumu anlamına geliyor. Bu kelime Google’ın basın sayfasının başlığını oluşturuyor. Fakat galiba google’ın nereye gitmek istediğini biraz da olsa anlatıyor. Kısa zamanda sadece dünyanın en büyük arama motoru olmakla kalmayıp aynı zamanda .com şirketleri arasında bir başarı hikayesi olarak öne çıkan google’ın öğrenme ve öğretme güdüsünü de gösterdiğini düşünüyorum.

Motordan sözlük olur mu?

Google’ın oluşturduğu laboratuarlarda bir yandan rutin arama ve indeksleme işleri gerçekleşirken bir yandan da yeni ürün ve servisler oluşturulmaya çalışılıyor. Bu servisler arasından bir arama motorunun dilin kelimelerini indeksleme sırasında öğrenmesini sağlamaya çalışmak var. Bu sayede yazdığınız kelimenin aynı dilde anlamına ulaşma imkanına sahip oluyorsunuz. Aslında arama işleri “”Matrix”” filmindeki deşifre edilmemiş veriye bakmak gibi bir şey. Elinizdeki veri belli bir limitin üzerine çıkınca bakılacak kısım sadece bir kelime olması teknik nedenlerle imkansızlaşıyor. Ama belli desenler internet üzerinden aranabiliyor. Bu kodlar aşağı inerken matrix ekranına bakmaya benziyor. Belki dilini bilmediğiniz bir dünyada bir yeri bulmaya benziyor ama hızlı sonuçlar veriyor.

Dizileri anlama zeka mı gerektirir?

Google’ın önemsediği ikinci konu ise kelime dizileri. Bunları anlamak başlı başına bir araştırma konusu. Google’ın bu konuda yaptığı araştırmalar meyvelerini vermeye başlamış. Bunun en iyi örneği ise labs.google.com ‘un altından görülebiliyor. Birkaç araba markası yazıyorsunuz google hemen arkasından devamını getiriyor. Bunu anlamak için çok ilginç bir indeksleme algoritması çalıştıkları hemen belli oluyor.

Google’a sorduk

Araba kullanırken arama yapmak için iki elinizi de bırakmak gerekir. Bu durumda arama yapmak kaza yapmakla eşdeğer olur. Bu konudaki çalışmaların başlaması için Google’a BMW ilham vermiş. Geliştirilen proje şu an test yayınında. 001 650 318-0165 numaralı telefonu arayıp, aramak istediğiniz sorguyu söylüyorsunuz. Arkasından http://labs.google.com/cgi-bin/gvs adresine girdiğinizde sonuçları görüyorsunuz. Tabii ki sistemin size cevaplarınızı okuması hatta o adreslerde sörf yaptırması oldukça kolay ama şu an sistemin araştırma aşamasında olduğunu unutmamak gerekir. İyi bir telaffuzunuz varsa inanın sistem size çok doğru sonuçlar getirecektir.

Faresiz bilgisayarlara özel…

Bilgisayar dünyasının en son noktası fareler. Ama ya fareniz yoksa veya koca bir siteyi klavye üzerinden yönetmek istiyorsanız. İşte bu aşamada http://labs.google.com/keys/index.html adresi imdadınıza yetişiyor. Sadece klavye ile sorgu yapıp, sonuçlarını alıp gerekli sayfalarda hareket edebiliyorsunuz.

Mesaj vermenin en kolay yolu…

Google geçen gün tam 4. yılını kutladı. Bunu ne tam ekran scriptler ne de flash floating bannerlarla yapmadı. Kullandığı yöntem oldukça mütevazı idi. Google’ın açılması ile gelen logo’nun üzerinde bir doğum günü pastası vardı. L harfi ise 4 rakamına dönüşmüştü. Google bu logo çalışmasını yılın belli dönemlerinde gerçekleştiriyor. Benim ilk kez Claude Monet’in doğum günü için konulan logo ile bu uygulama dikkatimi çekmişti. Bundan sonra koyacakları logoları görmek için http://www.google.com/holidaylogos.html adresine bakabilirsiniz.

AlışVeriş Rehberi

Artık, bilgisayarın yanına Netmeeting yapmak için görüntü alan bir cihaz almak standart halini aldı. Tabii böyle bir cihazın yanına bazı ekstra özelliklerin olması da bir gereklilik. Eğer aldığınız cihazın bilgisayarınızı yanında değilken de işlevli olması hoşunuza giderse, D-Link’in çıkardığı cihaz sizin için iyi bir alternatif. Bu cihaz sayesinde sadece görüntü almıyor aynı zamanda bilgisayarınızdan ayırarak fotoğraf makinesi olarak da kullanabiliyorsunuz.

Bus Yapısı USB 1.1
Bellek 8 MB
Fotoğraf kalitesi: (640×480) (70 İmaj)
Format BMP, AVI
Lens f=6.3 mm, F2.0
Gösterge Monochrome LCD

http://www.bascuda.com/yar

Kısa Kısa

.Nokia 3. jenerasyonu keşfetmiş. Aslında geçen sene buraya kadar gelen bu teknoloji için yapılan faaliyetlere katılmış biri olarak, sanırım yetkililerine günaydın demekten başkası düşmüyor bize. Bunu artık yeniden yeniden temcit pilavı gibi önümüze koymaktansa daha yeni buluşlarla uğraşmak size daha mantıklı gelmiyor mu? Mobility World’de harıl harıl içerik oluşturulurken, eminim bir takım konudan habersiz medyada büyük yer kaplayacak.

. AOL ilk bilgisayarını çıkardı. Bütün programları ile tastamam bir sistemin maliyeti $200. Nasıl bu kadar ucuz olduğunu sorarsanız cevabı galiba hazır. Siz de Windows yerine Linux, Microsoft Office yerine OpenOffice kullanırsanız aynı rakamlara üretim yapabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir