Karanlığı iki feryat yırttı

Pazar günleri son dönemlerde kendime zaman ayırabileceğim yegane günler halini aldı. Sırf bu nedenle olsa gerek özel keyifler oluşturmaya başladım. Mesela sabah herzamanki gibi uyanıp saat 9:00’a kadar bir iki saat televizyon seyrettikten sonra, iki sevdiğim köşe yazarını okuyorum. Birisi hepimizin reklamcılık konusunda yazdıkları ile çok yararlı bilgilere sahip olduğumuz adaşım Ali Atıf Bir (namı değer Atıf Hoca), diğeri ise bilişim konusunda birçok konuyu paylaşmayı sevdiğim ve pararlel düşündüğümüzü hissettiğim dostum Yurtsan Atakan.
İşte bu her zamanki alışkanlığımı gerçekleştirmek bu hafta benim için ayrı bir keyif oldu. Haftalardır birçok mecrada Türkçeleştirmenin önemli olduğu konusunu dile getiren Yurtsan bu hafta çok önemli bir noktaya dokunmuştu. Aslında bu konudaki düşüncelerini, tablet pc ile ilgili bir fiyaskoyu dile getirdiği yazının satır aralarına sıkıştırmıştı, ama söylediklerini kabul etmemek imkansızdı.
Türkiye’de bilişimin dili Türkçe olmalıdır. Bu konuda herkesin hemfikir olduğuna şüphe yoktur. Bu konuda geçmişte yaptığımız yanlışların bizi ne gibi sorunlarla karşılaştırdığını hepimiz çok net gördük.
1974’te yapılan ISO toplantısına katılmayan TSE’nin klavyelerimizin standartlaşmasına, her yapılan web sayfasında kodlama ayarları oluşturulmasına ve kaybolan iş gücüne sebep oldu.
Yalnız atlanmaması gereken konulardan biri, bu tip bir yanlışlığın yolaçtığı sorunlar genellikle yetersizlik oldu. Daha önemli sorunlar ise, Microsoft’un yazılımlarında kullnıdığı Türkçe’nin zararlarıydı. İşte Yurtsan’ın asıl dikkat çektiği kısım bu. Türkiye’de kullanılacak olan bir yazılımın Türkçe’ye çevrilmesi işleminde Türkiye’de yaşamayan bir grubun seçilmesi gerçekten inaılacak gibi değildi. Bunun arkasından ortaya çıkan sorunları düzeltmek konusunda hiç çaba göstermeyen Microsoft Türkiye, daha sonra office XP gelen ses tanımlama ve el yazısı tanımlama eklentilerinde Türkçe desteğinin olmaması konusunda yaptığı açıklamada bu desteğin kısa zamanda ekleneceğini söylemişlerdi. Artık Tablet PC ile birlikte teknolojinin ilerlediği noktalara erişmemiz oldukça zor olmaya başladı. İşin komik (traji komik) yönü ise bu konuda Microsoft Türkiye’nin hala aynı ilgisizlikle yaklaşması.
Microsoft Türkiye’nin şu ana kadar düzeltemediği tek sorun da bu değil. Zira “”Age of Empires”” oyunundaki Türklerin Arapça konuşması, “”site server”” da oluşan TL sorununda da oldukça yavaş davrandıkları gözleniyordu.
Şimdi Microsoft MSN servisleri konusunda oldukça lokal çalışmalara girerken yine Microsoft Türkiye’nin bu konuda birşeyler yapmadığı göreceğiz. Neyse ki bu konuya dikkat eden köşe yazarları ve bilişim çalışanlarının sayısı gün geçtikçe artıyor.
Yıllardır inet-tr listesinde konuşup polemiklerin dışında birşey üretmeyen bilişim grubu artık yok. Hepimiz Türkçe’nin sorunsuz kullanılacağı bilgisayarlar istiyoruz. Sanırım artık kimsenin üzerine harf yapıştırılmış klavyeler kullanmaya sabrı yok. Bu konuda tabii ki Fujitsu-Siemens ve birçok vurdumduymaz donanım üreticisinin de dikkati çekilmeli. Ben Yurtsan’a buradan teşekkür ediyorum ve köşe yazısının başlığı olan “”karanlığı bir feryat yırttı”” ya yazı başlığımla cevap veriyorum.
NETleşmek üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir