That’s Life

Yıllar önce olsa, daha ilk yazımda size siber mekanlardan, internet bahsederdim. Eminim bu konularda daha paylaşacak çok noktamız olacak. Ama yıllar geçince, insanın hayatın bir parçası da olsa internetten önce, yaşamı algılaması gerektiğini görüyorum.

Yaşam aslında sahip olduğumuz ama değerini en az bildiğimiz, varlığımızın en önemli kaynağı. Aslında yaşamı değerlendirmek bir yandan da interneti ve işleyiş şeklini anlamak demek. Yaşadığımız her şey, gördüğümüz, dokunduğumuz her yapı ya internette var yada bir yerlerde var olmak için yeşermeye başladı.

Gördüğümüz her şey diyorum. İntenette düzen oturmaya başladıkça yıllardır insanların kimlikleri ile var olması gerektiği tezim de gittikçe doğruluk kazanıyor. Son dönemde anonymous mail şirketlerinden kendilerine hesap açtıran birçok kişinin artık takma adlar yerine isim ve soyadlarını kullandıklarını görmeye başladık. Yani artık internet ile yaşam arasında ikilem yaşayan çift kimlikli kişiler kalmadı.

Kişiliklerle ilgili olarak da çok farklı gelişmelerle karşılaşıyoruz. Artık internette de kimliğini saklamayan netizen, şimdi karakterini de aynı dikkatle ortaya koyuyor. Bu da kendini sakladığı için, rahat ve kuralsız hareket eden kişiliklerin yerini daha istikrarlı kişiliklerin almasına sebep oluyor.

İşte tam bu noktada, yaşamınızı nasıl düzenlediyseniz, internet hayatınızı da o şekilde düzenleme ihtiyacınız ortaya çıkıyor. Bu işinde bir numaralı kuralı dostlarınız, arkadaşlarınız ve çevrenizin doğru seçimi oluyor.

Açık söylemek gerekirse, 90’lı yıllardan sarkan, kadın gibi erkek, erkek gibi kadın bakış açısı hızlı bir şekilde değişmeye başlıyor. Cinslerin birbirine yakınlaşma istekleri hızla ortadan kalkıyor.

Dünyaca ünlü erkek dergisi Maxim’in (http://www.maximonline.com) bu konudaki fikri çok net. Erkeklerin son on yılda kaybettikleri görüntülerini kazanmaları gerektiğini düşünüyor.

Aslında geleceğe dönük baktığımızda kısa zaman aralıklarında popüler olsalar da kadın gibi kendine bakan, çok fazla erkeğin daha sonra hatırlanmadığını görüyoruz. Ama bir Robert Redford, Sean Connery, Al Pacino, Robert De Niro, son dönemde direkten dönen Brat Pitt gibi erkekler asla unutulmuyor. Müzik dünyasında erkekliğin kitabını yazan Frank Sinatra, onun bir numaralı takipçisi Robbie Wiliams nasıl unutulabilir? Robbie Wiliams’ın, Frank Sinatra ile “The Way” düeti sırasında gözleri dolmasını, sadece ve ancak gerçek erkekler anlamlandırabilir.

Aslında son dönemde erkeklerin bu trendi aynen karşı cinse de yansımış durumda. Dünyanın birçok otoritesinin dünyanın en seksi kadını olarak gösterdiği Angelina Jolie’yi bu noktaya dış görüntüsünün mü yoksa buna ek olarak çocuklara yardımcı olan anaç, korumacı tavırlarının mı olduğuna dikkat etmek gerek. Türkiye’de Deniz Seki, Sanem Çelik ve Şebnem Dönmez’in her şeye rağmen en seksi listelerinden çıkmamalarının başka nasıl bir açıklaması olabilir?

Belki hayatın kendi sonucu, belki internetle olan etkileşiminin sonucu bilinmez, cinslerin kendi gereklerini yerine getirmesi konusu şu dönemde internetin en önemli trendi. İnsan tabii bunlarla karşılaşınca Frank Sinatra’yı anmadan geçemiyor. Gerçi insan Frank Sinatra’yı Bodrum’da sahile yakın bir yerde, güzel bir mekânda, yanında sevdiği insanlarla gözü kapalı dinlemek istiyor ama o günler gelene kadar sadece hayal etmekle yetineceğiz!

 

THAT’S LIFE

 

That’s life, that’s what people say.

You’re riding’ high in April,

Shot down in May.

But I know I’m gonna change that tune,

When I’m back on top in June.

 

That’s life, funny as it seems.

Some people get their kicks,

Steppin’ on dreams;

But I don’t let it get me down,

‘Cause this ol’ word keeps getting around.

 

I’ve been a puppet, a pauper, a pirate,

A poet, a pawn and a king.

I’ve been up and down and over and out

And I know one thing:

Each time I find myself flat on my face,

I pick myself up and get back in the race.

 

That’s life, I can’t deny it,

I thought of quitting,

But my heart just won’t buy it.

If I didn’t think it was worth a try,

I’d roll myself up in a big ball and die.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir