Bu Gazetelerde Bilişim Editörü Var mı?

Efendim geçen ay oldukça ilginç bir gündem hasıl oldu. Biz hiçbir siyasimizin, bu aralar “in” bulmadığı internet ile Akademik Bilişim aracılığı ile Kütahya’da meşgul olurken, bir takım hacker’lar (bunlar gerçek hacker _Türkiye’deki bir iki crack sitesine bağlanıp  program kırarak eşe dosta hava atıp ekşi sözlük’te caka satanlar değil) dünya internetinin yön veren en önemli 13 bilgisayardan 3’üne yanlış anlamadıysam geliştirilmiş bir  tür DoS atağı yaparak çökertmişler. Burada iki haber var. Birincisi saldırı ikincisi de savunma. Bu saldırının arkasından sistem göçmedi yani arpanet’in ve  Vinton Cerf’in istediği internet yapısının olduğu görüldü.
Ertesi gün büyük gazetelerimizin hepsinin ana sayfasında bir internet haberi vardı. Tabii ki haber bu önemli haber değildi.
Sabah Gazetesi kapaktan girmişti, güzide mankenimiz Tuğba Özay’ın youtube’de tıklanma rekoru kıran sitesi haberini. Şimdi o gazetede bu haberi yapan arkadaşa sesleniyorum. Bunun neresi haber? Bir eksik etek internette bir siteye videosunu koyuyor sonrada bir script yazıp ona buna bastırıyor. Bu haber olur mu? Bu bir rating rekoru mudur? Bir başarı var mı? Bir özel durum var mı? İnternet ünlüsü Mahir bile bence daha büyük bir başarı.. Arkadaşımız ülke ülke üzerine görev olmayan şeyleri yaparken burada en büyük haberi kaçırıyor? Haverle ne işimiz olur  değil mi Timur?
Bir de Akşam Gazetesine bakalım. Aynı gün kapakdan giren internet haberi “O hatunun poposu değilmiş”…
İşte biz interneti burasından anlayabiliyor, algılayabiliyoruz. Değil mi Adem?   Canteen’de bizden bunu mu öğrendin?
Posta gazetesinde sevgili Erdoğan Aktaş yazmış, haberin magazinleşmesinden bahsediyor. Star’daki haberin komutanı olan Erdoğan, rating rekorları kırarken internet ve teknoloji konusunda youtube’den aldığı görüntülerden başka neyi haber yaptı ki, bunu sorma hakkını kendinde buluyor, çok merak ediyorum?!?
Geçenlerde bir gazetenin baş yazarlarından birinin odasındayım. Çok sevdiğim bir abim, kendisi… Bana youtube meselesi hakkında sorular soruyor bunu mecra olarak değerlendirebilir miyiz? v.s. Abi dedim tamam sana cevap vereyim ama sizin bir bilişim editörünüz var ona niye sormuyorsun? O da hemen telefona sarıldı yöneticilerden birini arayıp bizim bilişim editörümüz var mı diye sordu? Cevap şöyle geldi bir iki teknoloji haberi yapan arkadaşımız varmış ama …. İşte bu durumda gazetelerimiz medya o kadar küçüldü ki, bir takım küçük insanlar bunca şeyin içinde büyük görünmeye başladı.
Doğan TV Grubunda Özel Projeler danışmanıyken, Mehmet Ali Birand birgün geldi görüştük. İnternet konusunda haber bülteninin içine aydınlatıcı haberler yapalım dedim. Aradan biraz zaman geçti bir hanım kızımız peydah oldu Kanal D ekranlarında.. Bir haberini seyrettim zaten sanal diye başlayan bir anlatımla girdi konuya… Üzüldüm. Eski yayınlarını hemen benim çocuklara toplattım. Aman Allah’ım hepsi yamuk yumuk yanlışlarla dolu haberler.
Biz de böyledir fikir sorulur sonra onu birileri mahfeder. Bunun en belirgin bizzat yaşadığım örneklerinden biri de MedyaNET projesidir. Sonra yamulup yumulup Türkport oldu.
Geçenler de yıllardır sanal değil diye bahsettiğimiz internette kumar yüzünden biri öldü. Başlık atmış Hürriyet gazetesi “Kumar Sanal Ölüm Gerçek” diye.. Yurtsan yıllardır demiyor muyum şuna sanal demeyin insanların bakışı değişiyor diye… Burası Matrix mi sanal bir şeyden insanlar ölsün. Muhabir arkadaşlar öyle öğrenmişler öyle gidiyor.
Akademik Bilişim’de bir hocamız internet gelişim çağındaki çocuklara zararlı mıdır? Konusunda bir focus grup yapmış, sonuçlarını açıklıyordu. Son cümlesini bir ben alkışladım galiba.. Yıllardır sanal diyoruz ama bu internet çok gerçek….   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir