Ünaldı, Vaatleri satın alırız!

Ünaldı, Vaatleri satın alırız!
27 Nisan 2007 Cuma 23:30
Atıf Ünaldı: “Türkiye’de bir KOBİ sahibi dünyanın en büyük şirketlerinde kolaylıkla yönetici olabilir”

http://www.malatyaguncel.com/news_detail.php?id=415

KOBİLER KÜÇÜK BÜTÇELERLE MARKA OLABİLİR
Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD) 8. Fikir Platformu toplantısında “Küçük Bütçeler Büyük Markalar ve Medya Planlaması” konusunu ele alan Marka Danışmanı Atıf Ünaldı grup, çalışanlar ve tüketiciler için markanın farklı anlamlar ifade ettiğinin altını çizdi.

Ünaldı, Küçük işletmelerden büyük markalar olabileceğini, üretkenliğimizi faydalı kullanabilirsek bunun çok da zor olmadığını ifade etti.

MİAD’ın İstanbul Güneşli’de ki merkezinde MİAD üyesi işadamlarına hitap eden ve tüketici tarafından bakıldığında markanın “vaat” olduğunu vurgulayan Atıf Ünaldı;
“Markalar tüketicilere farklı vaatlerde bulunup devamında da bir hayat biçimi sunarlar ve biz de aslında bu vaatleri satın alırız” dedi.

Ünaldı, sahibi açısından marka olmanın bir ürünü daha yüksek fiyatlara satabilmek ve katma değer üretebilmek anlamına geldiğini, aslında burada kar yükselmese de vaadin yükseleceğini bunun halkın markayı tanımasını ve dolayısıyla da tanınan markanın Pazar payının yükseleceğini vurguladı.

Asıl problemin o markanın çalışanları açısından markanın neyi ifade ettiği olduğunu belirten Marka Danışmanı Atıf Ünaldı şunları söyledi:
“Benim Matrix filminde çok sevdiğim bir söz vardır. ‘Gerçeğin çölüne hoş geldiniz’ der. Evet, burası da tam anlamıyla gerçekliğin çölüdür. Burada her şey çok değişkendir, çok fazla bilgi vardır ve her şeyin konuşulması gerekir. Bir kişi için farklı on kişi için çok farklı şey ifade eder marka. Marka bir logo, bir kimliktir. Bu kimlik ve logonun etrafında oluşturulan başka şeyler de vardır. Reklamdır, servistir, halkla ilişkilerdir, sosyal sorumluluktur. Bunlardan herhangi birini eksik bıraktığınızda o marka eksik olur. Üçlü sac ayağı gibidir marka. Bu ayaklardan biri eksikse o sac devrilir. Marka da öyledir.”

İş adamlarına verdiği örneklerle konuyu derinlemesine anlatan Atıf Ünaldı, birçok işadamının önemini kavrayamadığı Halkla İlişkiler çalışmasını örneklerle açıkladı.
Atıf Ünaldı, “Firma marka bilinirliliğini artırmak için reklam vermeye başlar ve herkes onu tanır. Bizde ‘meyve veren ağaç taşlanır’ derler işte tam o sırada rakipleriniz sizi taşlamaya başlarlar, taşlama noktasında halkla ilişkiler imdadınıza yetişir. Oluşabilecek her türlü problemi siz halkla ilişkilerle kapatmaya başlarsınız” diyerek. Üçlü sacayağının önemini bir kez daha vurguladı.

Dünyada ekonomik sistemin değiştiğini yenilik arayışının markalaşmaya ittiğini ifade eden Atıf Ünaldı, “Amerika dış ticaret açığını kapatmak için bir şey bulmalıydı havadan bir şey buldular, bu da marka oldu. Artık üretimle değil markalaşma ile para kazanıyorlar. Devlet politikası ile google gibi büyük devlerin kuruluşunu yükselmesini teşvik ediyorlar. Çin dezavantaj olarak görülen nüfusunu üretim yaparak avantaja dönüştürdü. Artık her şeyi üretebiliyorlar. Çin markalaşma dünyasına kendi isimleri ile girmeye başladığında kıyamet o zaman kopacak Amerikanın o zaman ne yapacağını merak ediyorum” dedi.

Bugün birçok uluslararası
Firmada Türk yönetici çalışıyor

Ünaldı, küçük Kobilerden büyük markalar çıkarılabileceğini bunun için alternatif mecraların kullanılarak başarıya ulaşılabilineceğini belirtti. Sunumunu da yurt dışında ve ülkemizden örneklerle zenginleştiren Ünaldı: “küçük bütçelerle büyük markalar oluşturulabilir. Özellikle Türk insanının yenilikçi özelliği çok ön planda bugün uluslar arası birçok firmanın yönetiminde Türkleri görüyoruz. Örneğin Microsoft’un 2. adamı Türk, hatta yine Microsoft da strateji bölümünde bir Malatyalı olan Mustafa Kılıçarslan var. Türklerin yönetici özelliği her zaman ön plana çıkıyor. Dünyanın büyük şirketlerine CEO olarak gelmeleri bunu açıkça gösteriyor. Günümüzde dünyada üretim şekilleri değişti. Artık markalar üretim yapmıyorlar. Kolaylıkla istedikleri tasarımları hazırlatıp kendi markalarını yerleştirerek piyasaya çıkarıyorlar. Birçok marka aynı yerden mal alarak tasarımlarını aynı üreticiye yaptırıyorlar. Örneğin HP, DELL gibi birçok firma yakın zamanda hepsi aynı zamanda pil sorunu yaşadılar. Çünkü hepsi aynı yerden pilleri alıyordu” dedi

Küçük işletmelerin Türkiye’de çok zor şartlarda başarılı olduklarını vurgulayan Ünaldı, “Türkiye’de bir Kobi sahibi dünyanın en büyük şirketlerinde rahatlıkla yönetici olabilir. Bunu içtenlikle söylüyorum. Ülkemizde ne zaman ne olacağı hiç belli olmuyor. Bugün bir açıklamada bir cümle farklı kurulsa ekonominin nasıl bir hal alacağı belli değil. Buna rağmen Kobilerimiz mücadele edebiliyor.” diyerek ülkemizdeki ekonomik sistemin zorluklarından bahsetti.

Toplantı sonunda katılımlarından dolayı Atıf Ünaldı’ya teşekkür plaketini toplantıyı organize eden Genç MİAD Yürütme Kurulu Başkanı Ahmet Şamil Onur verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir