Deprem hakkında bir röportaj

Sevcan Ada : Merhaba, biliyorsunuz Türkiye bir deprem bölgesi. Bu gibi lokasyonlarda bilişim yatırımları yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Atıf Ünaldı : Türkiye gibi felaketlere açık topraklarda bilişim yatırımlarını gerçekleştirirken, özellikle disaster recovery ( Türkçe deyimi ile felaket kurtarma) planlarını da dikkate almak gerekir. Bu planlar son derece net ve hazır planlardır. Yapılması gerekenler duruma göre değişmez zira amaç aynı veri ve ortama farklı iletişim yolları açmayı gerektirir.

Sevcan Ada : Bilişim yatırımlarında bu konulara dikkat edilmezse ne olur?

Atıf Ünaldı : Biliyorsunuz 28 Kasım’da IMKB ilk seansını gerçekleştiremedi. Gelişmekte olan ülkelerin borsaları yabancı sermaye için bir cazibe merkezidir. Bu her iki tarafın kazancıdır. Ancak teknik problemler o ülkenin güvenilirliğini ortadan kaldıracak psikolojiyi yaratır ve sıcak paranın girişine engel olur. Bu bir dozer operatörüne bırakılmayacak kadar önemli bir durumdur. Ancak 27 Kasım gecesi bir dozer operatörünün hatası, milyarlarca dolar işlemin geçtiği fiber optik kabloları koparmıştır. İşte bu durumda IMKB’nin felaket kurtarma planı devreye girip, iletişimi alternatif bir kanaldan yönlendirmeliydi. Bunu yapmak ne iletişim şirketinin ne de devletin işidir. Kurum bunu öngörmek mecburiyetindedir. Özellikle büyük kurumların bu tip konularda sistemlerinin eksiklerini raporlayan danışmanlar tutmaları gerekmektedir. Benim danışmanlık yaptığım kurumlarda ilk dikkat ettiğim konular arasında ya bir felaket kurtarma planı yapmak ya da yapan bir şirketten outsource almak önceliklerim arasındadır.

Sevcan Ada : Biliyorsunuz Ankara Bala’da iki gün içinde onlarca deprem oldu. Bu depremlerin Ankara gibi siyasetin kalbinde ve/veya İstanbul’da gerçekleşmesi durumunda başımıza neler gelebilir?

Atıf Ünaldı : Çok önemli bir konuya temas ettiniz. Türkiye deprem konusunda çok cahil olduğunu 19 Ağustos günü çok net bir şekilde gördü. Depremin arkasından Adapazarına koştuğumuzda ilk hissettiğim, bunun İstanbul’da olması durumunda bize kimin yardım edebileceği idi.İstanbul’da böyle bir felaket gerçekleşse, Ankara’dan ya da İzmir’den yardıma nasıl gelinilir ve hangi sorun çözülebilirdi. Bana sorarsanız aradan yıllar eçmesine rağmen özel sektör bazı önlemleri alırken, devletimiz halen yeteri kadar iyi bir felaket kurtarma planlaması yapmadı.Tabii ki önceliğimiz insanların kurtarılması ancak mal varlığımızı kontrol altına almak da son derece önemli. Kalanları yaşatmak için buna ihtiyaç var. Adapazarına ilk birkaç gün gıda ve sağlık malzemeleri götürdük. Ancak ondan sonra çocukların psikolojilerini düzeltip, gelişen neslin bundan etklenmemesini sağlamak için, gönüllü psikologlar ve oyuncaklar dolduruyorduk arabalarımıza. Artık yaraların sarılması yeterli bir tedavi değil travmanın atlatılması da gerekiyor.İşte bunun tek yolu iş hayatını yeniden ve hemen yapılandırmaktan geçiyor.

Sevcan Ada : Türkiye’de genel durum nedir sizce?

Atıf Ünaldı : Açık konuşmak gerekirse IMKB’nin bir dozer kepçesi ilebir seans yapamaması bana durumu çok güzel özetliyor. Türkiye’nin durumu bundan farklı değil. Nedense bunu hala görmezden geliyoruz. Kısa zamanda bu konularla ilgili teknik çözümleri öğrenmek zorundayız.Felaket 1 saniye de yakın olabilir hiç de gelmeyebilir ama gelişmişlik felaket hiç başımıza gelmeyecek gibi davranmak değil, bir saniye sonra yanı başımızda olacak gibi önlemini almaktır. Gelişmişlik vatandaşına deprem sigortasını zorunlu kılmak değil, deprem anında devletin mal varlığını en kolay yoldan taşıyabileceği ve kurumlarını çalışır duruma getirebileceği felaket kurtarma planlarını yapmış olmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir