Yıllardır TV programlarımda, bilginin bir değeri olmadığını, artık önemli olan bilgiyi alış ve sunuş şeklinin olduğunu vurgular dururum. Gelecek yılın en önemli konularından biri bilgiyi anlamsal yapılarla indekslemek olacak. Anlamsal internet ingilizce adıyla “semantic web” özellikle kişiselleştirme ile başlayan birçok konuda hayatımızı yeni keyifler katacağı kesin. Continue reading
Aylık Arşivler: Eylül 2008
iPhone almalı mı?
Bu aralar birçok kişiden duyuyorum iPhone alalım mı sorusunu? İnceleme fırsatım olmadı yeni 3G ‘yi ancak meslektaşım Ercan Arslan iki link yollamış.
Almadan önce bakmanızı tavsiye ediyorum.
Güvenlik nasıl sağlanır
Tam bu hafta size bir “sertifikalı etik hacker” olarak, hacker tarihi ve Çağatay Evyapan (ChaO) ‘nun bir hacker olup olmadığınıanlatmayı planlıyorken, Amerika Başkan Adayı John McCain’in yardımcısı Sarah Palin’in mail hesabının hacklendiği haberi düştü.
Cern’de neler oluyor
Advisor’ım Engin Arık’a
Geçen hafta, herkesin gözü Cern labratuarlarındaydı. Fizikçilerin büyük bir kısmı ise televizyonlarda. Bu sayede okuldan sonra görme imkanı bulamadığım, Metin Arık, Cihan Saçlıoğlu ve Ömür Akyüz’ü görme imkanını buldum. Ömür hoca yine bütün öğretme şevkiyle konuşmayı çok güzel yönetti. İnsanların bilgi alması için elinden geleni yaptı.
Bırakın internet önünüzden aksın…
Bu hafta bilişim dünyası yepyeni bir haberle çalkalandı. İngilizce blog’umda da yazdığım gibi 1994 yılında, Windows 95′in, beta testi için geldiği günden bu yana, beni bu kadar çok etkileyen bir olay olmamıştı. Google, browser dünyasına bomba gibi düşen yazılımı, Google Chrome’un lansmanını yaptı. Yıllardır google’ın yaptığı yazılımların başarısızlıklarını ve desktop arama motorunun nasıl bir fiyasko olduğunu anlatan birinin bu konuda heyecan yaşaması, çeşitli medyalarda yazılarımı takip eden, herkese garip gelebilir.
Bakış Açısı
“What the bleep we know?” isimli (Ne Biliyoruz ki? diye Türkçeye çevrilen), kuantum fiziğini daha doğrusu felsefesini insanlara en basit yolla anlatmaya çalışan bir belgesel vardır. Geçenlerde DVD’lerimi karıştırırken yeniden elime geldi. Bir kere daha gözden geçirmenin doğru olacağına karar verdim. Film aslında kuantum fiziği gibi son derece komplike ve insanlarda anlama konusunda defans oluşturan bir konuyu, herkesin anlayabileceği şekle indiriyor. İnsanları kuantum fiziği fikri ile korkutmamaya özen gösteriyor. Ben de TV programlarımda hep bu dikkati gösterdim. En anlamak istemeyen insanın bile anlayacağı şekilde anlatıp, herkesin dikkatini toplamasını sağlamaya çalıştım. Filmin benim için en ilginç sahnelerinden biri yerlilerin Amerikanın keşfi sırasında karaya yaklaşan gemileri farketmemiş olmaları sahnesi. Yerliler daha önce gemi görmediklerinden, denizde gemilerin yaklaştığını farkedemiyorlar. Ancak bir Şaman Büyücüsü denizin gereğinden fazla dalgalı olduğunu farkediyor. Bu çıkarımla denizi incelemeye başlayınca yavaş yavaş gemileri farkediyor.
Google makes me excited again with google chrome
In 1994, I was very supprised to see the windows 95 (yes one year ago and yes we were the beta testers) … After that time well it is maybe becouse of my age, I’ve ever never suprise on anything about the internet.. Except today. Well it was my first look to google chrome_the brand new browser.. And I see that they solve somany windows problems. And I told to myself, yes they did it. Congrutulations google and the people who works on that project… And thank you for your help to new internet revolution.
One week ago I had 2 mbps and IE 7.0 and now on I have 100 Mbps and google chrome. That means now I am flying….