İnternette marka yönetimi

Geçen hafta dünyaca ünlü bir psikiyatrist Nikolaos Kazantzis, Türkiye’ye bir eğitim için geldi. Cumartesi gecesi neredeyse sabaha kadar oturduk konuştuk. Ona ismini yani markasını nasıl yöneteceği konusunda bazı bilgiler verdim. Markasını geleneksel mecralarda yönetme konusunda neredeyse uzman olmasına rağmen, dijital medyada (internet,cd,iptv vs.) yapabilecekleri ile ilgili verdiğim bilgiler onu çok heyecanlandırdı. İngiltere’ye geçtikten sonra ondan bir mesaj aldım. Üşenmemiş, konuştuğumuz konuların özetlerini yazıp, BBC’den tutunda , dünyadaki birçok üniversitedeki dostlarına mail atmış. Konuyla ilgili kontakt adresi olarak beni iletmiş.


Türkiye’de internet kullanımı aslında çok yeterli olmasa da, özellikle teknolojinin iletişim alanında kullanımı konusunda çok yeterli bilgiye sahip olduğumuzu düşünüyorum.
İletişimcilerin çok iyi bildiği, stratejik iletişim planının internete uyarlanması ile oluşan “Stratejik İnternet Planını” yapılandırdıktan sonra birçok markanın pazarlama müdürlerine eğitimini vermiştim. Birçoğunun sorunlara hızlı çözüm üreten bu sistemi uyguladıklarını görüyor, mutluluk duyuyorum.
Son dönemdeki krizin Türkiye’de etkisinin olmayacağı gibi, bir romantizim içinde değilim. Ama hepimiz yaşadığımız krizlerden çok şey öğrendik. Markanın itibarını yönetmenin de, bu krizler arasında en zor şeklini yaşadık. Türkiye’deki bir kobinin yöneticisinin kolaylıkla bir çok uluslu şirketin üst düzey yöneticisi olabilecek kabilyet ve öngörüsü olduğundan, genelde yazılarımda bahsederim. Nietzsche’nin dediği gibi öldürmeyen güçlendiriyor sanıyorum.
Yalnız sahip olduğumuz tecrübe sadece finansal alanda değil, aynı zamanda finansal zorlukları olan ama talep olan bir pazarda ürün satışı, pazarlama ve marka yönetimi konularında. Cirosu gittikçe azalan şirketlerin medya kullanımı konusunda. Dolayısıyla pazarlamada dijital medyanın kullanımı alanında.
Nikolaos’a değişik gelen ikinci konu ise, finansal güçlükler yaşayan bir ülkede eğlence sektörünün teknolojik anlamda nasıl bu kadar gelişmiş olduğuydu. Onu en çok etkileyen, sinema salonlarımız oldu. Özellikle cinebonus’un RealD teknolojisi onun da oldukça ilgisini çekti.
İlk realD deneyimimi aslında çok uzun zaman önce yaşamamıştım. Yakın zamanlarda gösterime giren “Dünyanın Merkezine Yolculuk” filmine gitmiştim. Önce gözüme o gözlüğü takmanın yıllardır bildiğimiz standart üç boyut deneyimi yaşayacaksam, ne kadar zul olacağını düşünmüştüm. Ancak yaşadığım deneyim, gerçekten çok gerçekçiydi. Hatta yanımdaki çocuk yaklaşan her sahnede ellerini kaldırıp dokunmaya çalışıyordu.
Bir tek konu dışında her konuda Nikolaos gelişmekte olan bir ülkenin ne gibi yeniliklere ve dünya görüşüne gebe olduğunu gördü. Bu tek konu, cadı avını aratmayan internet yasamızın uygulanış şekliydi. Ben bunu yabancılara anlatırken McCarthy dönemini örnek veriyorum. İnanın çok kısa zamanda durumu tam anlamıyla idrak ediyorlar. Şu ana kadar kapatılan site sayısı 1112 olmuş. Daha önce mahkeme kararı olmadan kapatılma yapılmayacağı söylenirken şimdi tamamen şikayete bağlı kapatmalar başlamış.
Eminim bu yasanın daha mantıklı ve modern bir hale kavuşturulması konusunda TCMM ve TCCB’de çalışmalar yapılıyordur. Bunu umut ediyorum.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir