Alet işler, el övünür….

Biz 12 Eylül çocuklarıyız. Dışarda oynama imkanımız hiç olmadı. Sonra Turgut Özal Türkiye’si ile tanıştık. Salam’ın, sosis’in, hamburger’in Türkiye’ye ilk gelişine tanık olduk. Bizim dönemimiz çocukları Türkçe pop, yabancı pop ayrımı diye birşey bilir. Ben de yabancı pop dinleyip, salam sosis’i çok seven, tatlı olarak da “ice slash” yiyen bir kesimdim.

Aradan yıllar geçti. İngiliz’in yüzde 80’lere varan yağ oranıyla sosis yiyeceğime, atalarımın atın eğerinde olgunlaştırdığı kurutulmuş et ve çamanin daha güzel olduğuu farkettim. Salam yerine, bir piştimi yakın çevreyi yemeğe davet eden sucuğun daha güzel olduğunu da.
Yaş ilerledikçe, atalarımın doğrularının sadece yemeklerde değil, hayatı yaşama şekilllerinde olduğunu da farkettim.
Alet işler, el övünür der atalarım. Biz bu söze hep aletin becerisi elin övgüsü olur gözüyle bakarız ama şunu hiç düşünmeyiz alet aynı olsa da ondan bir övünç çıkarmak için vizyon sahibi olmak gerekir. hepimiz şakayla karışık söyler dururuz bu cümleyi ama aleti işletecek beyni nereden bulacağımız konusunda hep yavaş kalmayı başarırız.
Eminim yazının nereye gittiğini hepiniz merak ediyorsunuz. Atalarımız hangi yüksek teknolojinin sebebi olmuş olabilirler ki bu adam bu konuya geldi takıldı diyorsunuz. Öncelikle bu soruyu soranların cevabı son paragrafta hazır olacak onu söyleyeyim ama biraz geçen haftaya dönmek istiyorum.
Amerika’da bir seçim oldu. Seçimi internet sitelerinde başkanların popülerliklerini ölçen techpresident.com’un tahminlerindeki gibi Obama kazandı. Hatta techpresident seçimin oranlarını bile tutturdu. Bunu insanları eyaletlere bölerek değil, internet sitelerine bölerek yaptı. Facebook kullanıcıları, blogger blogcuları gibi parçalara bölününce, insanların popülerite testleri daha net sonuçlar verdi.
Seçime damgasını asıl vuran ise CNN’in son dakikada yaptığı yepyeni bir teknolojik ataktı. Bizim basının hologram diyecek kadar yabancı olduğu bir teknolojiden bahsediyorum. Muhabirin biri Amerika’da seçim bölgesinde farklı bir eyaletteyken, stüdyoya _bizim basının ağzından konuşacak olursak_ ışınlandı ve yayında iki farklı eyaletteki iki spiker birbirleri ile konuştular.
Bunu da bizim basın köpürttü durdu. Şimdi size bu işin en komik tarafını anlatayım. Bahsi gecen teknoloji ve imkanlar sadece Türkiye’deki büyük kanallarda değil neredeyse küçük kanallarda bile var. Hatta futbol maçlarında hepsi bu teknolojiyi reklam koymak için kullanıyor. Milyonlarca dolar verip, bu pahalıdır diye aldıkları teknolojiyi, bunu başka ne şekilde kullanabiliriz diye düşünmedikleri için onlara garip geliyor. Hatta yanlış hatırlamıyorsam aynı teknoloji Doğan TV holding binası içinde iki yada üç tane var.
Ama işte burada Louis Pasteur ‘ün “şans sadece hazır beyinlere güler” lafı devreye giriyor. CNN’in bu uygulamasını matah birşeymiş gibi göstermek yerine, bir zahmet stüdyoya inseler aynı teknolojinin kendilerine yıllar önce satıldığını ama vizyoner bir çalışana sahip olmadıkları için kenarda örümcek ağı bağladığına şahit olurlar.
İşte fark budur. Yeni dünya vizyoner, zeki insanları ararken. Bizim insanımız hala biryerlerde debelenip durmaktadır. Buna da kriz gibi eften püften sebepler bulmaktadır. iPhone 2 dalgası Türkiye’ye gelmeden hemen önce satışlardan oluşan pazarın web sitesi konusunda ihtiyaçları olacağını, bunun kaçırılmaz bir fırsat olduğunu danışmanlığını yaptığım bütün şirketlere söyledim. Bazıları bunu değerlendirip web sitelerinin iPhone versiyonlarını yaptılar. Bazıları ise bir sürü bahane ürettiler. İşte hazır beyin olmak budur. Vizyon budur.
Gelelim en üstteki sorunun cevabına, atalarımız yüksek teknolojiye hizmet etmişleri mi sorusuna. İnternet’i Türkler buldu dersem, eminim hepiniz hadi canım dersiniz. İnternet’in içinde buluduğu sibernetik bilminin ortaya çıkmasına sebep olan ilk araç Ebü’l-İz’in otomatik makinalar kitabındaki düzenlerden birisi otomatik abdest alma makinası’dır. Bunu internet size “sanal alem” olarak tanıtan zerzavattan öğrenemezsiniz. İşte aynı o zerzavat, CNN’in yaptığı uygulamayı ışınlama olarak anlatır. Bu zerzavatın yüzyıllar önce yaşayanları ise Güneşi Tanrı sanıyordu!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir