Soğuktu ve yağmur çiseliyordu

Arabamın camında, sadece sileceklerin çıkardığı ses vardı. Araba sessiz, içeride can sıkan bir gerilim vardı. Annemle telefonla konuşmam bile gerilimi azaltmamıştı.
Microsoft’un son iki basın toplantısına da çeşitli sebeplerle gidememiş olan ben, ne yazık ki bu sefer çekimi bile iptal etmek zorunda kalmıştım. Halbuki Airport TV‘de her hafta harika giden programıma bu güzel tadı da katmak istiyordum. İstanbul’un cefası artık sadece cefa değil bir işkenceye döndü. Trafik….

Senenin ilk ciddi yağmuru, şehrin iki önemli noktasında kazaya sebep olmuş ve şehri felç etmişti.
Dinlediğim radyo kanalının hava durumu spikeri Bünyamin, artık havayı değil trafiği koklar olmuştu. İşte bu durum beni ciddi anlamda rahatsız etti.
Hayranı olduğum dizi, coupling‘in esmer güzeli bir radyonun her sabah, helikopterle trafik durumu bilgisini alıp iletiyorken, bu neden Türkiye’de yok diye düşündüm. Adı geçen kanalın bir helikopteri vardı ama yayın yerine, izleyicilerine ödül uçuşları veriyordu. Halbuki kanalın sahibi beyefendi, F3 kullandığı dönemlerde eldivenini taşısın diye yanında birini bulunduracak kadar konfor düşkünü bir insandı. Peki neden aynı konforu Türk halkına yaşatma ihtiyacı duymuyordu?
Cama düşen yağmur taneleri ile birlikte benim de gözüm dalmıştı. toplantıya yetişmek artık mümkün değildi sanki. Ama yine de biraz daha beklemek istedim. İstanbul büyük şehir diye düşündüm. Yönetmesi de zor olmalıydı. Ama sorunu çok açıktı, bir müzmin trafik sorunu vardı. Halledilmesi gerekiyordu. Gündemde İstanbul Belediyesi hakkında dosyalar açıklayan Kılıçdaroğlu’na Topbaş, İstanbuldan aday olsun da görelim demişti. Topbaş haklıydı İstanbul zor yerdi. Halkı hiçbir olayı affetmiyordu. Derken radyodan geveze adamın teki web üzerindeki trafik sitesinde bütün şehrin kırmızı göründüğünü söyledi. İyi de biz bunu ondan mı öğrenmliydik? Neden bizim belediyemizin bir trafik alarm sistemi yoktu? Hiç farkettiniz mi, arabalarınızın radyolarında trafik alarm tuşu vardır. Bu tuş ne işe yarar diye merak eden oldu mu? İşte o tuşa bastığınızda sistem size trafik alarmlarını iletir. Son derece basit bir teknoloji olmasına rağmen bu ülkenin halkı işkence çekerken neden belediye bu sistemi yapmaz.
Geçen gün İstanbul belediye başkanına yakın bir dostuma durumu sordum. Dönüp bana, bilgi işlemde onlarca kişi çalışıyor, başkanın bu konuda yardıma hiç ihtiyacı yok dedi. Yardıma ihtiyacı yoksa bu kadar basit ve fark yaratacak projeleri neden yapmıyor bilemiyorum. Acaba projenin dikkate değer olması için büyük bütçelerle mi yapılması gerekiyor?!?!
Artık, toplantıya yetişme ümidim kalmadı ve geri dönme kararı aldım. Arabamı çevirip bomboş yoldan geri döndüm. Evimdeyim, mutluyum.. Trafik sorunum yok. Allah’a şükrediyorum dışardan yapılabilecek bir işim olduğu için. Ama bir yandan da tedirginim… Zira ulaşım sorununa çözüm bulamayan bir devlet, internet işine el atarsa ne ile karşılaşırız korkutuyor. Şimdilik sorun yok, internet biz entellektüeller için vazgeçilmez… Daha toplumun büyük kısmını kapsamadı. Ya kapsadığında ne olacak?
Biz köşe yazarlarının en kötü tarafı hep iyi gitmeyen konuları görmektir. Ben bu mahlus kaderi değiştirme kararı aldım. Bundan sonra benden iyi konuları da duyacaksınız. Mesela Taraf’ta yazmaya başladığım, ilk haftalarda, köşe yazımın altında ismim yazmıyordu. Yerine sadece ATF yazmıştık. Telekominikasyon kurumundan bu dönemlerde beni çok şaşırtan bi telefon aldım. Köşe yazım, hakında bir tebrikdi bu.. İsmim yazmasa da üslubumdan ve ATF’den beni tanımışlardı. TK benim bu ülke de gerçekten işini iyi yaptığını düşündüğüm kurumlardan biri. Sadece işlerini iyi yapmakla kalmıyor, kendilerine yapılan eleştri ve önerileri de çok ciddiye alıyorlar. Kutluyorum onları. Çok tartışmalı olan site kapatma konusunda gösterdikleri dikkat ve her sorduğumuz soruya hızlı ve düzgün vedikleri cevaplarla ilgili kutluyorum…
Aslında bir de özür borçluyum, onlara… Ben her kapatılan sitenin onlardan kaynaklanığını zannedip bir gün telefon açıp, takıldığım konuları bütün samimiyetimle sordum. İnanın bana saatlerce bütün sorularıma cevap verdiler. Bütün siteleri onların kapatmadığını, mahkeme kararı ile kapanan sitelerin bir kısmının TK’dan dönünce mahkeme tarafından kapatıldığını öğrendim. Bu bilgileri sıkılmadan yorulmadan, bütün ciddi basın mensuplarına verdiklerini biliyorum. O yüzden bir kere daha kutluyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir