Yeni bir dünya: Daha hareketli daha hızlı…

sureyya-cilivGeçenlerde yazar Turgut Özakman’ın bir anısını okudum. Özakman, uzun bir bekleyişin ardından evlerine telefon bağlandığında, babasının o andaki ruh halini şöyle anlatıyor: “Bir gözüm babamdaydı. Sanki kurduğu bir fabrikanın açılış töreni yapılmaktaydı. O kadar gururluydu. Bir ev telefonu o tarihlerde büyük bir şeydi. Dünya küçülmeye bu ev telefonlarıyla başladı.”

Özakman’ın anısı 1948 yılına ait. O günden bugüne 60 yıl geçti. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan devrim niteliğindeki gelişmeler telefonların marifetlerini çoğalttı. Bugün artık cep telefonlarımızla zamana ve hiçbir mekâna bağlı kalmadan istediğimiz yerden hayata bağlanıyoruz. İş ve özel hayatımızı daha rahat yönetiyor, daha verimli çalışıyoruz. Bu değişimin ana nedeni olarak dünyada yaşanan üç önemli gelişmeyi gösterebiliriz.

***

Bunlardan en önemlisi kuşkusuz, mobilite. Kablolu telefon üzerinden ses ve data iletimi dünyada giderek azalıyor ve o trafiğin büyük kısmı mobil cihazlara taşınıyor. Bugünkü rakamlara göre, tüm dünyada yaklaşık 4 milyar kişi cep telefonu kullanıyor. İnsanlar eski yaşam biçimlerine göre çok daha fazla hareket halinde, çok daha fazla seyahat ediyor. Ve hareket halindeyken, iş, sosyal ve özel hayatlarını ev ya da ofis gibi bir yerde sabit kalmadan, diledikleri yerden diledikleri zaman yürütebilmeyi istiyorlar.
Değişimin ikinci yönünü ise mobil internetin yaygınlaşması olarak değerlendirebiliriz. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de mobil internet kullanımındaki artış, bu değişim dönemine damgasını vuruyor. 2007 yılında yalnız Turkcell’de 16 milyon kişi mobil internet kullandı ve bu sayı 2008’in ilk 6 ayında % 23 arttı. 3G ile birlikte gelecek olan hızlı mobil internet, Türkiye’nin geleceğe açılan kapılarından biri olacak. 3G ile birlikte evimizde kullandığımız hızda interneti mobil ortamda da kullanıyor olacağız. Üstelik mobil internette hız, tüketici beklentilerine de uygun olarak sabite oranla çok daha hızla artıyor.

***

Değişimin üçüncü habercisini ise yakınsama olarak adlandırabiliriz. Son yıllarda cihaz, erişim, servis ve içerik alanları giderek birbirine daha bağlı hale geliyor. Birçok teknoloji, iş alanı ve hizmet iç içe geçiyor, mobilite ve genişbant sağlayacak şebekeler ve servisler bir araya geliyor. Cep telefonlarımız; kimliğimiz, veri bankamız, kredi kartımız, anahtarımız haline geliyor.
***
Bu üç önemli değişim sonrasında, iletişim ve bilgisayar teknolojilerinin birleşerek gerçekten “bilişim” halini aldığını görüyoruz. Telekomünikasyonda sabitten mobile geçiliyor, hız artıyor ve hizmetler çeşitlenip ucuzluyor. Temel iletişim, temel ihtiyaç maddesi haline geliyor. Sadece kişisel olarak değil, kurumsal olarak da hayatımız etkileniyor: Mobil internette ulaşacağımız yüksek hız; yenilikçi servis ve çözümlerle eğitim, sağlık, güvenlik, tarım, finans gibi sektörlerin e-devlet uygulamalarını doğrudan etkiliyor, birey ve kurumların iş yapma biçimlerini kökten değişikliğe uğratıyor.

***
Önümüzdeki dönemde ülkemizde yeni bir açılımı daha yaşayacağız: 2008 yılının sonunda ihalesi yapılan ve 2009 yılında hayatımıza girecek 3G teknolojisi, bizi yeni bir iletişim çağına taşırken, yaşam tarzımızı da hızla değiştirmeye devam edecek. Çok yakın zamanda, giysilerine küçük bir sensör iliştirdi ğimiz kişilerin kalp atışlarını, tansiyonunu veya kan değerlerini anında ölçüp hızla doktorumuzun bilgisayarına gönderebileceğiz. Uzaktan mobil eğitim uygulamalarıyla eğitimde fırsat eşitliği sağlayacağız. İşitme ve konuşma engeli olan kişiler artık SMS dışında da sevdikleriyle, iş yaptıkları kişilerle görüntülü olarak iletişim kurabilecekler. Evimizdeki güvenlik kameralarının aktaracağı görüntülerle her an her yerden çocuğumuzu, evimizi, işyerimizi izleyebileceğiz. Dilediğimiz zaman sevdiklerimizle yüzlerini de görerek konuşabileceğiz.

Tüm bunları, avucumuza sığan bir cep telefonu yapacak… Burası artık yeni bir dünya ve bu dünya tüm insanlığa büyük fırsatlar ve özgürlükler sunuyor.

TURKCELL Türkiye Müdürü Süreyya Ciliv

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir