Bir yere bağlanmadan yaşam

serdar-ucarTeknolojik gelişmeler insanların ihtiyaçlarını da dönüştürüyor. Daha önce ana bilgisayarlara bağlı terminallerde çalışırken, kişisel bilgisayarlara geçtik, sonra cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar derken akıllı telefonlar, kablosuz iletişim teknolojileri gelişti. Bütün bunların sağladığı olanaklar sayesinde artık her zaman, her yerden, hatta hareket halindeyken de işimizi ve özel hayatımızı özgürce yönetebilmek ve yaşamak istiyoruz.

Gelişen teknoloji sayesinde farklı teknolojiler birbiri içine sokularak bütünleştiriliyor. İletişim, bilgi teknolojileri, medya sektörleri giderek birbirine yaklaştı, bir başka deyişle, birbiri içine girdi. Artık bilgisayar ve cep telefonlarında televizyon izleyebiliyor, cep telefonlarından bilgisayar işlemlerini gerçekleştirebiliyor, bilgisayarlardan her şekilde iletişim kurabiliyoruz.

Kablosuz ağ teknolojilerinde yaşanan gelişmeler hayatımızın her alanını etkiliyor ve mobilite kavramının yeni bir çığır açmasına neden oluyor. Masaüstü ürünlerden mobil ürünlere geçiş, 2008 yılında da hızla devam etti. Şu an satılan bilgisayarlara baktığımızda, masaüstü ürünlerin hâlâ az bir farkla önde olduğunu görüyoruz ama dizüstü bilgisayarlarda pastadaki payını her yıl biraz daha ve hızla artırıyor. Bu alanda, giriş seviyesindeki ürünler, diğer kategorilerden daha çok talep görüyor. Öte yandan, Telekom operatörlerinin sektördeki ağırlıkları da gün geçtikçe artıyor.

ZAMAN KAYBINA SON

Kullanıcılar bir dizüstü bilgisayarla ya da bir cep bilgisayarıyla, müzikten internete kadar diledikleri her türlü özelliği, istedikleri zaman ve istedikleri yerde kullanmak istiyorlar. Özellikle dizüstü bilgisayarlarla cep telefonu ağını kullanarak İnternet’e yüksek hızlı erişimi bekleyen büyük bir pazar var. Şimdi de henüz lisansı verilen 3G ile yine gelişecek çok büyük bir pazarın olması bekleniyor.
Mobil olabilmek, insanları özgür kılarak zamanlarını daha verimli geçirmelerine olanak tanıyor ve günden güne önem kazanıyor; çünkü çalışan insanların hayatının çok önemli bir bölümü yollarda geçiyor. Bir firma çalışanlarını “sürekli ulaşılabilir” tuttuğunda, verimliliği de doğal olarak artıyor. Mobil teknolojiler, hareket halinde geçirdiğimiz zamanı çok daha verimli kullanmamızı sağlıyor.
Bununla birlikte, özellikle 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından, şirketler az sayıda çalışan ile daha çok iş yapmayı öğrendiler. Bunun yolu da elbette çalışanların her yerden, her an iş çarkına katılabilmesi, yani mobil durumda da çalışabilmesi. Tüm bu nedenlerle, gerek özel sektörde gerekse kamu sektöründeki firmalar, mobil teknolojilere ciddi yatırım yapıyorlar.

ETKİLİ PLANLAMA…

Kurumsal alana yönelik olarak geliştirilen mobil teknolojiler, üreticilere tam zamanında rapor alma, yöneticilere hammadde hareketi ve üretim süreçlerini izleme ve ortaya çıkabilecek sorunları önceden görüp önlem alma imkânı sağlıyor. Mobil cihazları kullanan çalışanlar, iş yaparken aynı zamanda yaptıkları işleri kaydedip raporlayabiliyor, kritik sistemleri otomatik olarak güncelleyebiliyor. Böylelikle yöneticiler de daha etkili şekilde planlama ve raporlama yapıyorlar.

Bu yılın en çok konuşulacak teknolojisi hiç şüphesiz ki 3G. Lisansları yeni verilen bu teknoloji, şu anda kullandığımız standart hatlardan daha hızlı bağlantı imkânı sağlayacak. Böylece, mobil sistemlerin entegrasyonu kolaylaşacak. Standart yazılımları çalıştırma imkânı artarken, kullanıcıların yavaş bağlantı nedeni ile yaşadıkları uzun bekleme süreleri gibi sıkıntılar da ortadan kalkacak. Bununla birlikte şirketler, mobil cihazları uzaktan yönetmeye başlayacak, bu da güvenliği, iş sürekliliğini ve güvenilirliği artıracak.

HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Uçar

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir