Deloitte Teknoloji Öngörüleri Raporu: NET TABLET TÜKETİCİNİN YENİ GÖZDESİ

NET TABLET TÜKETİCİNİN YENİ GÖZDESİ

Deloitte TMT Grubu’nun hazırladığı Deloitte 2010 Teknoloji Öngörüleri
raporuna göre, bilişim teknolojilerinden sanallaştırma güncelliğini
korurken, kurumlarda masaüstü sistemlerin sanallaştırılması trend
olarak ön plana çıkacak. Net Tabletler ise kablosuz bağlanma
özelliklerinin yanı sıra ufak boyutları ve performanslarıyla
tüketicinin gözdesi olacak.

2 Şubat 2010, İstanbul – Deloitte TMT (Teknoloji, Medya ve
Telekomünikasyon) Grubu’nun hazırladığı ve teknoloji dünyasındaki
eğilimlere yer veren Deloitte 2010 Teknoloji Öngörüleri raporu,
tüketiciler için heyecan verici bir dönemin panoramasını çiziyor.
Rapor, Cloud Computing’den sanallaştırmaya, giderek popülerleşen Net
Tablet’lerin geleceğinden temiz enerji yatırımlarına kadar bu yıl
etkilerini hissedeceğimiz birçok konuda çarpıcı tespitlerde bulunuyor.

Kablosuz bağlantı özelliğine sahip Net Tablet’ler, zengin işlev ve
tasarımları ile bu yıla damgasını vuracak ürünler arasında yer alıyor.
Milyonlarca tüketicinin çekim alanına giren Net Tablet’ler, mini
dizüstülerden (netbook) küçük ama akıllı telefonlardan (smartphone)
büyük boyutları ile yepyeni bir kategoriyi temsil ediyor.

Bir süredir maliyet avantajları ve bilgisayar altyapısının yönetiminde
sunduğu kolaylıklar nedeniyle bilgi işlem yöneticilerinin gözdesi olan
sanallaştırma teknolojileri, bu yıl özellikle kurumlarda masaüstü
PC’lerin yönetimi alanında daha çok rol oynayacak. Sanal masaüstü
altyapıları hızla yaygınlaşırken bir başka gelişme ise Cloud Computing
alanında yaşanacak.

Kurumlara birçok kurumsal BT hizmetini İnternet “bulutundan” satın
alma olanağı sunan Cloud Computing pazarı geçen yıl 55 milyar dolarlık
bir pazar oluştururken, bu yıl bu alanda elde edilen gelirlerin %20
artması bekleniyor.

“2010 teknolojide ciddi atakların yılı olacak”

Deloitte 2010 Teknoloji Öngörüleri raporunu değerlendiren Deloitte
Türkiye TMT Lideri ve Ortak Oktay Aktolun şunları söyledi: “Küresel
pazarlarda başlayan görece rahatlamaya paralel olarak 2010 teknolojide
ciddi atakların yılı olmaya aday görünüyor. Bireyler ve kurumlar
fiziksel mekana ve kaynaklara bağımlı kalmadan, faaliyetlerini
sürdürme olanaklarının sınırsızca arttığı yeni bir yıl yaşayacak. Yeni
bir kablosuz cihaz klasmanı olan Net Tablet’ler, yarım kilodan daha
hafif ağırlıkları ve ilginç tasarımlarıyla tüketiciden büyük bir ilgi
görürken, bu cihazlara olan kullanıcı ilgisinin 2010’da hız
kazanmasını bekliyoruz. Ayrıca bu yıl bireylerin olduğu kadar
kurumların da İnternet bulutunda daha rahat hareket ettiğini
göreceğiz. Teknoloji sektöründe faaliyet gösteren ve göstermeyen bütün
firmaların teknoloji trendlerini doğru okuması ve ona göre planlama
yapabilmesi çok önemli. Hazırladığımız raporun bu bakımdan Türkiye
teknoloji sektörüne ve iş dünyasına çok yararlı olacağına inanıyoruz.”

Sanal Masaüstü’nün altın yılı

Sanal Masaüstü Altyapıları, geçmişin dump terminal veya ince
istemciler olarak bilinen merkezi bilgi işlem modelini bu kez farklı
teknolojilerle yeniden canlandırıyor. İşlem gücünü ve uygulamaları
merkezileştiren Sanal Masaüstü Altyapıları, bu yıl on binlerce
masaüstü bilgisayarın sanallaşmasını hızlandıracak. 2010 yılında en az
1 milyon kullanıcının ince işlemciye geçiş yapması bekleniyor.

İşlemci üretiminde maliyetler soru işareti

Intel’in kurucusu Gordon Moore’un adını taşıyan Moore Yasası,
işlemcilerde kullanılan transistör sayısının her 18 ile 24 ay arasında
ikiye katlanacağı öngörüsünde bulunuyor. Her geçen gün daha
performanslı ve daha az enerji tüketen işlemciler üreten endüstri, şu
ana kadar bu yasaya sadık kaldı. 2005 yılında PC’lerde kullanılan en
gelişmiş işlemcinin bugün en az 10 kat performans sunan işlemci yine
500 dolar civarında satın alınabiliyor.

Ancak yeni işlemci üretmek için kurulması gereken bir tesisin
maliyetli bugün 7 milyar doları buluyor. Her yeni tesis ise bir
öncekinden %50 daha pahalıya maloluyor. Maliyet artışıyla birlikte
gelirlerin ve kar marjlarının azalması üreticileri sıkıştırıyor. Bu
nedenle işlemci üreticileri, endüstride yeni işbirliklerine ve dağıtım
kanallarına yönelmek zorunda kalıyor.

Cloud Computing hizmetleri gelişirken…

Ciddi maliyet avantajları sunan Cloud Computing hizmetlerine yönelik
talep geçen yıl net olarak ortaya çıkarken, özellikle büyük kurumların
CIO’ları, haklı olarak bazı endişelerinin giderilmesini istiyor.
Güvenlik ve sürdürülebilirlik gibi yaşamsal konular, Cloud Computing
hizmeti veren firmalar tarafından her ne kadar servis kalitesi
anlaşmalarıyla güvence altına alınmış gibi görünüyorsa da yüz binlerce
müşteriye hizmet veren firmalar için bazı soru işaretleri hala
geçerliliğini koruyor. Olası veri kayıpları veya hizmet kesintileri
Cloud Computing hizmeti sağlayanlara ciddi zararlar veren yüklü
tazminat davalarına yol açabilir. Bu nedenle her iki taraf da durumu
büyük bir dikkatle gözden geçiriyor.

Bu konuda iyi tanımlanmış servis kalite düzeyi anlaşmaları (SLAs),
düzenli güvenlik denetimleri, üçüncü parti sertifikasyon kurumlarının
pazardaki etkisi ve Cloud Computing teknoloji standartlarının tam
olarak uygulanıyor olması, söz konusu endişeleri önemli ölçüde
yatıştırabilir. Pazarın %20’lik büyüme performansı, bu yöndeki
çabaların ağırlık kazandığını gösteriyor.
Cloud Computing işlem gücünü merkezileştirmesi nedeniyle kurumlara
ciddi maliyet avantajları sunuyor. Cloud Coputing’in yaygınlaşması
zamanla DVD, flash bellek, disk gibi kişisel veri depolama ürünlerine
olan ihtiyacı sınırlayabilir.

Kurumsal BT satın almasında çalışana dikkat

Daha çok kurumları hedefleyen yazılım ve donanım firmaları, son
yıllarda, tüketici profesyonelleri de dikkate almak zorunda. Zira
çalışanlar son yıllarda kendi telefonları ve cihazları üzerinden
mevcut kurumsal bilgisayar ağına daha çok entegre olmaya başladı. Bu
nedenle kurumlar profesyonellere yönelik telefon ve kablosuz cihaz
alımlarında bilgi işleme daha fazla esneklik tanırken, üretici
firmalar kurum ihtiyaçlarının yanı sıra çalışanların tercihlerini de
göz önünde bulunduruyor. Dolayısıyla kurumsal BT satın almalarında
tüketici gereksinimlerinin öne çıkacağı bir yıl yaşıyor olacağız.

Enerjide güneş tutulması

Ekonominin yaşadığı büyük kriz daha çok çevreci teknolojileri vurdu.
Bu alana yapılan yatırımlar azalırken, özellikle gelişmeler, güneş
enerjisinden elektrik enerjisi üretmeye yönelik teknolojiler ve
altyapıların önümüzdeki bir iki yıl daha hedeflenen canlılığa
ulaşamayacağını gösteriyor. Ekonomik kriz nedeniyle geleneksel enerji
fiyatlarının ABD’de tahminlerin de gerisinde bir gelişme izliyor. Bu
nedenle güneş enerjisinden elektrik üretmeyi hedefleyen yatırımların,
yeterli devlet desteği olmadan 15-20 yıl daha kendisini geri
ödeyemeyeceği tahmin ediliyor. Firmaların bu alandaki açıklarını
kapaması için tüketicilere yönelmesi mümkün görünüyor. Bu sistemler,
tüketiciye geçmişe göre daha uygun fiyatlardan pazara sunulabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir