Ses ve Romantik Komedi

Bu hafta birkaç filmi izleme imkanı buldum. Uzun zamandır sinemaya gidemediğim için biraz fazla mesai yaptım ve “eyvah eyvah”, “romantik komedi”, “daybreakers” ı gösterimde SES’i de galada seyrettim.


Eyvah Eyvah basit ve komikti. Yani tam Ata Demirer gibi … Onun rengi, onun dünyası. Beğendiğimi söylemeliyim.
Daybreakers izleyicilerden de aldığım yorumlara bakılırsa çok erken bir film. Zira insanlar anlatılanı tam olarak anlayamamış bunu bir vampir filmi olarak değerlendirmiş. Aslında holywood film kültürü özellikle bu tip filmlerde aslında bir parodi yapıldığını, konunun başka yerlerde olduğunu söyler. Bunu atlamamak lazım. İşi bu tarafından incelerseniz kan bulamayan (yani beslenemeyen vampirlere yapılanlardan yola çıkarak vahşi kapitalizm’in nede yaşamasının mümkün olmadığını anlayabilirsiniz.) Sömürünün sömürülenin bitmesi halinde biteceği üzerinde güneş batmayan bazı imparatorlukların öz eleştirisi olarak yorumlanmalıdır.
Bu konuda anlatılacak çok şey var ama o baştaki ve sondaki yarasadan nefret ettiğimi söylemek isterim 🙂
Ses, güzel bir deneme olmuş. Ancak kurguda ciddi problmeler var. Bunlardan film gösterime girmediği için konuşmayı fazla doğru bulmuyorum. Efektlerin üzerine çalışmak lazımdı insanı etkilemiyor. Ama doğru efektler doğru yerlerde kullanılmış mı sorusunun cevabı evet. Oyuncular özellikle de anneanneyi oynayan oyuncunun mimikleri ve ifadeleri ve yüzü harika. Hatta bir mutfak sahnesi (patates doğrarken) yüz ifadesi benim filme girdiğim neredeyse tek an diyebilirim. Bir de ampül patlayınca korktum. 🙂 Görüntüde grenler olması bir yönetmen fantazisimi yoksa teknik bir sorun mu, çekimden mi salondan mı bilemiyorum ama beni rahatsız etti. Gereksiz geldi. Daha üzerine çalışılması lazım yani.
Gelelim Romantik Komediye… Süper yönetmenlik. Renkler kamera kullanımları harika. Makyaj harika. Oyuncu kızlar neredeyse 7-8 yaş genç görünüyor. tam eteklerinin tutuştuğu, ellerinin terlediği, makyajın, manikürün oturmadığı dönemler. Çok başarılıydı. Janset harikaydı. Oyunculuğuna bayıldım. Dayanamayıp filmin ortasında mesaj attım. Begüm Kütük harika oynamış. Gürgen Öz herzamankindan farklı ama yine herzamanki gibi harika oynamış. Sohbetler çok hayatın içinden. Özellikle üç erkeğin spor salounda yaptığı sohbet. işin dibinin olmaması. Oyuncuların hepsini tebrik ediyorum. Ama ençok yönetmeni tebrik ediyorum. Gerçekten çok hayatın içinden çok eğlenceli birşey olmuş. Tek takıldığım yer, kızın her istifa edişinde ortalıkta bulunan o ikea kutusu. Bu Türkiye’de benim hiç şahit olmadığım bir davranış. Bunu bir parodi olarak alıyorum. Bir de ekranı bölme planları çok gerekli gelmedi bana. Belki de bana hitap etmediği için. Ama film gerçekten çok eğlenceli. Seyredilebilir. Sabun köpüğü diyemiyorum çünkü o ödülle ilgili haberinin olduğu gazetede Esra’nın haberini okuması ve hüzünlenip ağlaması sahnesi beni bambaşka yaşanmışlıklara götürdü. Bu arada özellikle jenerik çıkınca çıkmayın ben C64’den geliyorum abi esprisini kaçırmayın :)))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir