TÜRKİYE’DE IPTV / Kasım 2009 (IPTV DERNEĞİ RAPORU)

IPTV NEDİR?

IPTV, televizyon yayınlarının kablo TV, uydu veya havadan hedef kitleye iletimi yerine internet geniş bant altyapısı kullanılarak gerçekleştirilen yayın sistemidir. IP TV, ses, veri ve görüntü hizmetlerinin bir arada sunulmasını ifade eder.

IPTV teknolojisi hem canlı televizyon yayını, hem de banttan yayını, VOD (Video On Demand) içermektedir. Bu yayınlar, geniş bant internet bağlantısı sayesinde servis noktalarında, televizyona bağlı bir set üstü alıcı cihaz ya da bilgisayar ile izlenebilmektedir.
IP TV’nin farklı açılardan tanımları da mevcuttur. Yayıncılar açısından bakıldığında IP TV bir TV ekranı vasıtasıyla sayısal televizyon kanallarını evdeki kullanıcıya dağıtmak için yeni bir platformdur. Bazı durumlarda mevcut uydu kablo ve karasal sistemler ile etkin bir rekabetçi olma potansiyeline rağmen IP TV bu tür sistemler için bir tamamlayıcı platform olarak görülmektedir.

Telekom sektörü açısından IP TV ise cazip ve dinamik bir medya pazarında kendine yer bulmuş yeni bir fırsat ile eş anlamlıdır. IPTV tümüyle devreye girdiğinde hem insanların televizyon izleme alışkanlıkları değişecek hem de TV’ler sadece kanalların seyredildiği cihazlar olmaktan çıkacak.

IPTV mantığıyla çalışan ilk yayın 1994 tarihinde ABC (American Broadcasting Company) tarafından Cu-SeeMe adlı video konferans yazılımı yardımıyla yapılmıştır. İlk önemli yatırım ise İngiltere’de hizmet veren Kingston Communications firması tarafından yapılmış ve 1999 yılında ADSL altyapısı kullanılarak IP TV teknolojisi ile hizmet verilmiştir.

Bu süreçte ABD’nin en büyük telekomünikasyon sağlayıcısı olan AT&T’nin IP TV’ye ilgisi yoğunlaşmış ve 2006 yılında genişbant internet altyapısı kullanarak 11 kentte 300’ün üzerinde kanalla hizmet vermeye başlamıştır.

IP TV’nin TV yayımcılığı ve multimedya hizmet anlayışına yakın bir gelecekte yeni bir soluk getirmesi beklenmekte. Microsoft, Cisco, Alcatel, AT&T gibi dev kuruluşların bu teknoloji üzerindeki yoğun ilgisi IP TV’nin potansiyelini ve önemini ortaya koymaya yetiyor…

Bugün, IPTV teknolojisine birçok farklı alandan şirket ilgi duymaya başladı. Telekom Operatörleri müşterilerine yeni katma değerli servisler yaratma amacındayken, içerik üreticileri yeni satış kanallarına ulaşmayı hedefliyor. TV yayıncıları müşteri portföylerini geliştirmeye çalışırken, birçok yeni şirket ise TV sektörüne girmek için IPTV’nin önemli bir fırsat olduğunu düşünüyor.

IPTV yayınının kullanıcıya ulaşabilmesi için gerekli bant genişliğini sağlayan DSL aboneleri arttıkça, IP TV uygulamaları da paralel olarak yaygınlaşıyor. 2007 yılında dünyada 13.5 milyon olan IPTV aboneliklerinin 2011 yılına kadar yıllık %40′lık bir artışla 72.6 milyon kullanıcıya ulaşması öngörülen IPTV pazarında, en aktif ve en büyük bölge Kuzey Avrupa. IPTV konusunda en yaygın müşteri kitlesine ulaşmış ülke ise Fransa’dır.

IPTV, IP tabanlı şebekeler üzerinden verilecek hizmetler arasında en popüler ve en çok ümit vadeden hizmetlerden biri olarak dikkat çekmektedir.

Geleneksel TV yayınlarının aksine IP TV teknolojisi istenilen programın istenildiği zaman izlenmesini mümkün kılmakta, bu da günümüzün yoğun iş ve yaşam temposu içerisinde kullanıcıların planlarını TV yayınlarının akışına göre değil kendi programlarına göre yapmalarına imkân tanımaktadır. Talebe bağlı görüntü (Video on Demand) gittikçe popüler bir kavram haline gelmekte ve IP TV teknolojisi de bu hizmet için en iyi altyapıyı sunmaktadır.

IP TV ile içerik sağlayıcılar, yayıncılar, yapımcılar ve reklâmcılar için doğrudan geri besleme de mümkün olacaktır. İzleyicilerin beğeni ve taleplerini tahmin ederek değil, doğrudan ölçerek anlayabilmek yayıncılık alanında devrimsel bir değişim ve gelişimin önünü açabilecektir.

Telekomünikasyon Kurumu’nun 2008’te yaptırdığı bir araştırmada IP TV hizmetlerini ilgilendiren yasal mevzuatla ilgili önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca RTÜK de IP TV konusunda yasal mevzuat konusunda çalışma başlatmış durumda.

Türkiye’de Türk Telekom IP TV teknolojisiyle yakından ilgileniyor ve şu anda elinde IP TV konusuna en büyük yatırımı yapan kuruluş olarak göze çarpıyor.

Türkiye’nin en büyük internet altyapısını sahip Türk Telekom’un bir kuruluşu olan  TTNET bünyesinde IP TV Koordinatörlüğü kurulmuş durumda. Ayrıca Türk Telekom IPTV testlerini yaklaşık 1 yıldır sürdürüyor ve televizyon kuruluşlarıyla görüşüyor… Halihazırda 100’e yakın kanalla test yayınlarını sürdürüyor…

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Yeni Nesil Telekomünikasyon Teknolojileri Laboratuvarları’nda IPTV yayımcılığı testleri sürmekte.

Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerinden Vestel’in, IPTV konusunda çalışmaları var. Aynı zamanda AirTies de IPTV konusuna yoğunlaşmış durumda…

Türkiye’de IPTV konusunda en büyük adımlardan biri de Ekim 2009 itibariyle kurulan IP TV Derneği’dir. Dernek şu anda İstanbul merkezli olarak faaliyetlerini sürdürüyor ve IP TV konusunda çalışmalar yapıyor…

IP TV konusu tüm dünyadaki yayıncıların, Telekomünikasyon Kuruluşlarının, kablo üreticilerinin ve  televizyon üreticilerinin en önemli konusu durumundadır…

TÜRKİYE VE IP TV


Türkiye günlük kişi başı 5 saatlik televizyon izleme ortalamasıyla dünyanın en fazla televizyon izleyen ülkelerinden biri konumundadır. Durum böyle olunca televizyon sektörü hem yatırımcılar için hem de yatırım yapmak isteyenler için cazip bir potansiyel oluşturmaktadır.

IP TV dünyada her ne kadar 2000’li yılların başında gelişmeye başlasa da Türkiye’de özellikle 2007 yılından sonra bu alanda girişimlerin olduğunu görmekteyiz. IP TV’yle ilgili 2007 yılından beri çalışmalar yapılmakta, yatırımlar planlanmakta ve  konferanslar düzenlenmektedir.
Türkiye’de Türk Telekom IPTV teknolojisiyle yakından ilgileniyor ve şu anda elinde bulundurduğu altyapının da avantajıyla IP TV konusuna en büyük yatırımı yapıyor.
TTNet IP TV projesi kapsamında test yayınlarına ise 2009 yılının mart ayında başladı.

Türk Telekom’un iştiraki ve Türkiye internet servis hizmetleri pazarının lideri TTNet’in CEO’su Tahsin Yılmaz, 1 Eylül’den itibaren Türkiye pazarına sunacakları IP TV Projesi için başladıkları yatırımların üç yılda 140 milyon dolara ulaşacağını ve bunun 40 milyon dolarlık kısmını bu yıl içinde gerçekleştirmeyi planladıklarını söylüyordu.
IPTV altyapısı için Türk Telekom tarafından açılan projenin ihalesi geçtiğimiz yıl sonuçlandı. Türk Telekom ihalesini Amerikalı SeaChange International Inc. firması liderliğindeki iş ortaklığı kazandı. SeaChange, söz konusu IPTV platformunu orta vadede, bir Türk Telekom şirketi olan Argela ile geliştirecek.
Kurulacak IPTV altyapısı; TV Yayını, isteğe bağlı içerik yayını (VoD, MoD), kişisel içerik kaydı (nPVR), canlı yayını durdurma (PLTV), gecikmeli yayın izleme (TSTV, Catch-up TV, TVoD), izle ve öde (PPV) gibi hizmetlerin yanı sıra, internet, oyun, sohbet, anında mesajlaşma, SMS, e-posta, çevrimiçi oylama gibi interaktif servisler, görüntülü iletişim (Video Konferans, Video Phone), içerik barındırma, reklam ekleme, kişiselleştirilmiş reklam ve ebeveyn kontrolü hizmetlerini vermeye uygun şekilde oluşturulacak. İlk aşamada 1 milyon müşteri kapasitesi ile kurulacak altyapı, talebe bağlı olarak genişlemeye müsait olacak.

Türk Telekom 2007 yılında IP TV’ye yoğunlaşacağını açıklamasından sonra TTNet Bünyesinde IP TV Koordinatörlüğü birimini kurdu.

Türk Telekom 2009 yılının başında IP TV’nin test yayınlarına başladı. Müracaat edenlerden seçilen deneklerin evlerine kurduğu IP TV altyapısı aracılığıyla test yayınlarını sürdürüyor. Test aşamasındaki IP TV platformunda halihazırda 100’e yakın kanal izlenebiliyor. Evinde veya işyerinde Türk Telekom’un IP TV test yayınlarını alan kullanıcılar bazı problemler olsa da görüntü kalitesinden genel olarak memnun olduklarını belirtiyorlar.

Türk Telekom 2008 yılında, 10 büyük kentte IPTV pazar araştırması yaparak müşteri ihtiyaçlarını belirledi. Sosyo-ekonomik statü raporları çerçevesinde gelişmişlik düzeyi yüksek ve tüketim sıralamasında ilk 10’da yer alan İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Tekirdağ, Adana, Antalya ve Denizli’de tüketici beklentilerine uygun bir hizmet profili hazırlamak amacıyla bin 500 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılarak müşterilerin beklentileri belirlendi.

Türk Telekom, platformu oluşturma çalışmalarının yanı sıra, IPTV’de yer alacak içeriği belirlemek üzere Türkiye’deki ve dünyadaki çeşitli içerik sağlayıcıları ile görüşmelerini sürdürüyor. IPTV yayın merkezinin kurulması ve entegrasyonun tamamlanmasına paralel olarak içerik konusunun da sonuçlandırılması düşünülüyor.

Türk Telekom, IPTV servisine temel hizmetlere yönelik servisler ile başlamayı planlıyor. Daha sonra yılın her bir çeyreğinde yeni bir servise girmeyi öngören şirket, kanala interaktif servisleri de eklemeyi hedefliyor.
IP TV uygulamasını bu yılın sonunda hayata geçirmeyi planlayan Türk Telekom kendi içeriğini de oluşturmaya başladı. Televizyon kanallarıyla içerik anlaşmaları yapan Türk Telekom, Eğlence içeriğini Hollywood stüdyoları ve yabancı televizyonlar ile yaptıkları anlaşmalarla sağlama yoluna gidiyor.
Türk Telekom IP TV ile ilgili bu çalışmaları yaparken diğer teknoloji şirketleri de boş durmuyor…
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Yeni Nesil Telekomüniksayon Teknolojileri Laboratuvarları’nda IPTV yayımcılığı testleri yapılmaktadır.
Türkiye’de bugün 30 milyondan fazla internet kullanıcısı vardır. Geniş bant abonesi 5 milyonun üzerindedir. Bu da IP TV için gerekli olan en önemli altyapı hizmetinin gelişmekte olduğunu göstermektedir.

IPTV ile ilgilenen diğer şirketlerin durumu ise şu şekildedir…

Doğan Grubu’nun internet şirketi Smile ADSL, şirketin ilgilendiği alanlardan birinin de genişbant internet altyapısı olduğunu açıkladı. Türkiye’nin en büyük medya grubu olan Doğan Grubu’nun hem içerik sağlayıcı olarak hem de altyapı sağlayıcı olarak IP TV konusunda Türkiye’nin en önemli şirketlerinden biri olacağı tahmin ediliyor. Ayrıca D-Smart adlı Digital Platforma da sahip olan Doğan Grubu IP TV’yi yakından takip ediyor…

Medyada önemli bir ağırlığı olan Çukurova Grubu’nun da IP TV konusunda önemli yatırımcılardan biri olacağını söyleyebiliriz. Hem medya alanında hem teknoloji alanında yatırımları olan grubu Superonline aracılığıyla altyapı çalışmalarını 2007 yılından beri sürdürüyor.  Ayrıca Türkiye’nin en büyük digital platformu olan Digitürk, Lig TV maçlarını internet üzerinden izleyiciye ulaştırıyor…

2.5 milyon abonesi olan Digitürk’ün dağıtımı şu anda sadece uydu cihazları aracığıyla… Ancak IP TV’nin uydu alıcılarından daha fazla imkan tanıması Digitürk gibi digital kanalların IP TV’nin bütün imkanlarından sonuna kadar yararlanacağının göstergesi…

IP TV’nin olmazsa olmazı Set Tab Box (STB) konusunda yerli üreticiler de boş durmuyor. AirTies adlı ADSL modem ürecisi şirket STB üretimine başladı bile…
Türkiye’nin lider teknoloji kuruluşlarından Vestel, televizyon teknolojilerinin yeni eğilimi IPTV’nin en güncel uygulaması Etkileşimli-İnteraktif Otel TV’yi ve diğer IPTV projelerini 2009 yılında tanıttı…
IPTV yayınlara ulaşmayı sağlayan Set Tab Box (set üstü kutu) üretiminde çalışmalar yapan Vestel, Türk Telekom şirketi TTNET’in IPTV projesi kapsamında açtığı, kullanıcı kutusu üretim ihalesini de kazandı. Bu kapsamda Vestel, 2009’da IPTV servisine başlayacak TTNET için 100 bin adet set üstü kutu üretecek.
Önemi artacak bir diğer kuruluş ise Türksat A.Ş. Çünkü Türksat A.Ş Türkiye’deki kablo TV altyapısının işletmecisidir ve IP TV kablo tv üzerinden de rahatlıkla yayın yapabilmektedir. Bu anlamda Türksat A.Ş’nin IP TV konusunda önemli aktörlerden biri olabileceğini söyleyebiliriz.

Telekomünikasyon Kurumu 2008 yılında,  “IP Tabanlı Hizmetler: VoIP ve IP TV” başlıklı 87 sayfadan oluşan bir rapor hazırlatmıştır. Kurum bu çalışmayla IP TV’ye verdiği önemi göstermiştir.

9 Temmuz 2009’da İstanbul’da RTÜK tarafından organize edilen ve IP TV’nin tartışıldığı  bir konferans gerçekleştirildi. Konferansa Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Rekabet Kurumu gibi resmi kurumlardan katılımcılar ile konuşmacı olarak çağrılan özel sektör temsilcileri katıldı.

2009’un Nisan ayında Galatasaray Üniversitesi tarafından organize edilen Teknoloji ve İletişim Günleri’nde “Enformasyon Çağında Televizyon: IPTV” konusu tartışıldı. Konferansta, sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar, düzenleyici kurum temsilcileri ve teknoloji profesyonelleri bir araya geldi.
Türkiye’nin yayıncılığını düzenleyen kurum olan RTÜK 2009’un başlarında IP TV ile ilgili  bir açıklama yapma gereği duydu. RTÜK bu duyuruda, bir tebliğ yayınlayarak test amaçlı IPTV yayınına izin verdiğini açıkladı.  Buna göre, IP TV yayınları normal televizyon kanallarında olduğu gibi RTÜK tarafından denetlenecek ve kanuna aykırı durumlarda yetkililerine ceza verebilecek.

Dünya’da genişbant teknoloji pazarına bakıldığında Broadband Forum’dan alına değerlere göre, toplam genişbant erişimin yüzde 13 fiber ve % 64’ü DSL teknolojilerden oluşuyor. Bu oranlar Avrupa’da ve Türkiye’de ise aşağıda belirtilen değerlerde bulunuyor.

AB ve Türkiye Genişbant Teknoloji Pazar Oranları

AB Ortalaması (%) Türkiye (%)
DSL 79,4 98
Kablo 15,3 1,6
Diğer 5,3 0,4

Kaynak: A.B.14. İzleme Raporu Ocak 2009





DÜNYADA IP TV


IPTV mantığıyla çalışan ilk yayın 1994 tarihinde ABC (American Broadcasting Company) tarafından Cu-SeeMe adlı video konferans yazılımı yardımıyla yapılmıştır. İlk önemli yatırım ise İngiltere’de hizmet veren Kingston Communications firması tarafından yapılmış ve 1999 yılında ADSL altyapısı kullanılarak IPTV teknolojisi ile hizmet verilmiştir. Bu süreçte ABD’nin en büyük telekomünikasyon sağlayıcısı olan AT&T’nin IPTV üzerindeki ilgisi yoğunlaşmış ve 2006 yılında genişbant internet altyapısı kullanarak 11 kentte 300’ün üzerinde kanalla hizmet vermeye başlamıştır.
2007 yılında 13.5 milyon olan IPTV aboneliklerinin 2011 yılına kadar yıllık %40′lık bir artışla 72.6 milyon kullanıcıya ulaşması öngörülen IPTV pazarında, en aktif ve en büyük bölge Kuzey Avrupa.
Özellikle IPTV’nin nerelerde başarılı olduğunu ve hangi ülkelerde bekleneni vermediğini inceleyerek geleceğe dönük bazı dersler çıkarmak mümkün. Şu anda dünyanın IPTV konusunda en yaygın müşteri kitlesine ulaşmış ülkesi Fransa’dır.

Bu ülkenin Internet’e ne kadar geç girdiğini düşünürsek, açıkçası bu başarı otoriteler için şaşırtıcı olmuştur. Ancak sebepleri incelendiğinde bu başarının tesadüfi olmadığı anlaşılacaktır.

Fransa, çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi uydu yayıncılığını uzun yıllardır yapmaktadır, ancak büyük şehirler ve özellikle Paris için büyük bir sorun vardır: Bu bölgelerde şehirlerin tarihi dokusunu bozmamak için belediyeler çatılara çanak anten kurulmasına izin vermemektedirler, dolayısıyla buralara kaliteli sayısal TV yayınlarını ulaştırmak için iki alternatif bulunmaktadır: Kablo TV ve IPTV…

France Telecom’un öncülüğünde IPTV üzerinden yayına daha fazla önem verilmiş ve yayıngınlaşması sağlanmıştır. Günümüzde bu alanda ülke çapında Orange (France Telecom), Neuf ve Free gibi operatörler hizmet vermekteler.

Internet altyapısının çok daha iyi durumda olduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde ise yaygın Kablo TV altyapısı ve uydu alternatifinin de çeşitliliği nedenleriyle IPTV çok geç ortaya çıkmış ve daha yeni yeni yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu ülkenin en büyük ve en yaygın telekom operatörleri olan AT&T ve Verizon’un yeni IPTV servisleri beklenenin altında bir hızla yayılmaktadır.

Dünya’da IPTV konusunda genel görünüm…

Son dönemde; serbestleşen telefon hizmetleri piyasasında artan rekabetin etkisiyle,
sabit telekomünikasyon işletmecilerinin gelirlerinde düşüşler yaşanmıştır. Artan mobil telefon ve VoIP ikame etkisi de bu süreci hızlandıran faktörler arasında yer almaktadır.

Abone başına gelirlerin düşmesi ve kaybedilen sabit abonelerin geri kazanılmasının
yüksek maliyeti de yerleşik işletmecilerin geleneksel iş stratejilerini gözden geçirmelerine sebep olmuştur. Bu nedenle; abonelerini şebekelerine bağlı tutmak isteyen işletmecilerin çoklu oyun’un bir ayağı olan video hizmetlerine verdikleri önem artmaya devam etmektedir.

Avrupa’da 2005 yılı sonu itibariyle 64 milyon hane kablo TV hizmetlerine, 7,1 milyon hane kablo üzerinden sayısal TV hizmetlerine, abone olmuş; buna ek olarak 9 milyon internet kullanıcısı ve 7,5 milyon telefon kullanıcısı da kablo TV’yi tercih etmiştir. ABD’de aynı tarih itibariyle kablo TV abonesi 65,4 milyon haneye ulaşmıştır. Bu abonelerin 28,5 milyonu sayısal kablo abonesi iken 25,4 milyon hane de kablo modem üzerinden genişbant internet hizmeti alırken 5,6 milyon hane sayısal telefon (VoIP) abonesidir.

DirectTV ve sky gibi uydu yayıncıları kişisel video kaydedicilerini (PVRs: personal video recorders) yaygınlaştırmak suretiyle; gerçek zamanlı yayınların kaydedilmesi,
durdurulması ve başa sarılmasına imkan veren; talebe bağlı video (TBV:VoD) hizmetine yakın bir hizmet sunmaya başlamıştır. Benzer şekilde bir Ingiliz firması olan BSkyB müşterilerine TBV gibi etkileşimli hizmetler sunabilmek amacıyla, sabit
telekomünikasyon işletmecisi Easynet’i satın almıştır.

Izledikçe ödemeye dayalı hizmet sunan TV işletmecileri, karasal sayısal yayıncıların
gittikçe artan baskısını hissetmektedir. Datamonitor isimli bir pazar araştırması firması, 2010 yılında Avrupa’daki hanelerin %95’inin sayısal TV’ye geçiş yapmış olacağını öngörmektedir.

Bu konudaki yeniliklerden bir tanesi Ingiltere’de BTVision tarafından uygulanmaktadır. Onlarca ücretsiz karasal sayısal kanalla birleştirilen bir TBV hizmeti hava yoluyla karasal sayısal set üstü kutuya iletilmekte ve IPTV hizmet sunucularının ilave altyapı yatırımına ihtiyaç duymadan karasal sayısal kanalları da sunmasına imkân sağlamaktadır.

Video pazarındaki rekabet seviyesi göz önüne alındığında IPTV’nin sabit
telekomünikasyon hizmeti sağlayıcılarının gelir beklentilerini karşılamasının zor olacağı değerlendirilmektedir. Ancak çoklu oyunun bir parçası olarak uzun dönem karlılık oranları için IPTV’nin stratejik bir hizmet olacağı açıktır.

IPTV abone sayısı hakkındaPazar araştırması şirketleri birbirilerinden farklı tahminler yapmakla beraber tablo genel olarak olumlu görünmektedir. Ovum’a göre 2010 yılında dünyada IPTV abone sayısı29,5 milyona, Suppli’ye göre 63 milyona, mültimedia reseach group’un tahminine göre 50,5 milyona ulaşacaktır.

Garthner group batı Avrupa’da 2010 yılında abone sayısının 16,7 milyona ulaşacağını tahmin etmektedir.

Yerleşik işletmeciler gelirlerini arttırmak için IPTV hizmeti sunmayı amaçlamakla birlikte bu hizmetin sunumu için DSL altyapılarına yatırım yapmak zorunluluğundadır.

Fransa, Italya ve Ispanya gibi bazı batı Avrupa ülkeleri dışında IPTV hizmetinin henüz başlangıç aşamasında olmasının sebeplerinden birinin bu olduğu değerlendirilmektedir.

Bu hizmetivermeye başlayan işletmeciler arasında Almanya’dan DT, ABD’den AT&T’nin iştiraki olan U-Verse, Verizon’un iştiraki FiOS’da bulunmaktadır. IPTV için gerekli altyapı yatırımları arasında görüntü kafa sonlaması (video-head-end), görüntü sunucusu ve set üstü kutuları bulunmaktadır. Kitlesel hizmet için gereke yatırım maliyetleri, IPTV hizmetinin daha çok bölgesel küçük işletmeciler tarafından verilmesine neden olmaktadır.

IPTV hizmetinde önder ülkelerden Fransa bu pozisyonunu yerel ağa tam erişim ve hat paylaşımına borçludur. Free isimli ISS, IPTV hizmetini Fransa’da ilk veren
işletmecilerden olmakla kalmamış, 2006-2012 döneminde eve kadar fiber altyapısına 1 milyar Avro yatırım yapacağını açıklamıştır.

Eve kadar fiber altyapısı IPTV hizmetleri için yeni altyapıyı oluşturmaya aday olacak gibi görünmektedir. Özellikle kablo TV şebekesinin DSL şebekesinden daha yoğun olarak kullanıldığ ı ABD’de eve kadar fiber uygulamaları işletmecilerin yatırım stratejileri içerisinde önemli yer tutmaya başlamıştır.

Kore’de 52Mbps indirme ve 12Mbps yükleme kapasitesine sahip VDSL1 teknolojisi
kullanılarak verilen IPTV hizmeti yaygınlaşmaktadır. Avrupa’da ise DT ve Swisscom gibi bazı firmalar doğrudan VDSL2+ teknolojisini kullanma eğilimindedir. İşletmecilerin IPTV hizmetini sunmak için DSL bazlı teknolojileri tercih etme sebepleri arasında eve kadar fiber altyapısı tesis etmenin bakır  şebekeye göre 15 kat ve kabine kadar fiberdöşemekten de 3 kat daha pahalı olması yer almaktadır.

IPTV işletmecileri verdikleri hizmeti ödemeli TV hizmetinden farklılaştırmaya
çalışmaktadır. IPTV hizmetinin en yaygın olarak kullanıldığı Fransa’da işletmeciler; Free, FT, NeufCegetel kendilerini farklılaştırabilmek için yeni katma değerli hizmetler sunmaktadır. Bu hizmetler arasında; kullanıcılara geleneksel TV yayınlarını sunmak, kişisel görüntü kayıt cihazları, karasal sayısal TV setleri, WiFi/GSM çift modlu el cihazlarıtahsis etmek bulunmaktadır. Buna ek olarak Free, TV’den PC’ye isimli TV programlarının internete bağlı herhangi bir bilgisayara aktarmayı sağlayan bir hizmet de sunmaktadır. Benzer bir hizmet AT&T’nin iştiraki olan U-verse tarafından da sunulmaktadır.

Talebe bağlı video (TBV: VoD: Video-on-demand) hizmetleri pazarı 2004’ten beri her yıl %40 büyüme göstermiştir. Bu büyümenin önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenmektedir. Buna ek olarak Mobil TV, KVKC (kişisel video kayıt cihazı: PVR (private video recorder) yüksek çözünürlüklü DVD (HD-DVD) gibi hizmet ve
ekipmanlardaki artış TBV ve dolayısıyla IPTV hizmetinin gelişimi üzerindeki belirleyici etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

In-Stat’ın araştırmasına göre 2005 yılı sonunda küresel bazda11,9 milyon olan KVKC satışları, %60’lık artışla 2006 yılı sonunda 19 milyona ulaşmıştır. Bu rakamın 2010 yılının sonunda 42 milyona ulaşması beklenmektedir.

IPTV konusunda gelişmeleri etkileyen önemli faktörlerden bir diğeri de kaliteli içerik olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaliteli içeriğin gösterim ve dağıtım hakkına sahip olan firmalar, fikri haklarının korunacağından emin olmadan dağıtılması konusunda hassasiyet göstermektedir. Bireysel ve hane kullanımı hedeflenerek dağıtılan içeriğin ticari kullanımının önüne geçmek bu kaygılardan biri olarak örnek verilebilir. Buna rağmen IPTV gelişiminde öneme sahip olan içeriğin kullanımının yaygınlaştığı gözlemlenmektedir.

IPTV’nin gelişimi rakamlarla da desteklenmektedir. 2008’in Şubat ayında ABD’de 134,7 milyon izleyici çevrimiçi video izlemiştir. Bu da ortalama izleyici başına ayda 205,8 dakikaya tekabül etmektedir. Izlenen sadece Amerika orijinli video görüntülerinin sayısı 10 milyarı bulmaktadır.

Araştırmalara göre ABD’de internet kullanıcılarının %72,8’i çevrimiçi görüntü
izlemektedir. Toplamda 80,4 milyon izleyici, YouTube üzerinden 3,42 milyar görüntü izlemektedir. Bu da kullanıcı başına 42,6 görüntü anlamına gelmektedir. Aynı ay içerisinde ABD’de Hulu isimli IPTV hizmeti 5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir.

Japonya ve Kore’deki mobil TV izleyicilerinin sayısı, 2007 ortası itibariyle 38 milyon
olarak tahmin edilmektedir. Kore’de IPTV izlenme miktarının haftada ortalama 159
dakika olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam Fransa’da 69 dakikadır. Fransız IPTV
hizmet sunucularından Iliad Ocak 2008 itibariyle 2,1 milyon aboneye sahiptir.

Rakip işletmeciler France Telecom ve Neuf Cegetel’in ise sırasıyla 1 milyon ve 6 milyon abonesi bulunmaktadır.  Ispanya’da Telefonica da 500.000 IPTV aboneye sahiptir. (Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan IP Tabanlı Hizmetler: VoIP ve IP TV Araştırması 2008)

Bilgi teknolojileri hizmetlerinde dünyanın lider firması IBM, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da internet üzerinden televizyon yayını yapmak isteyen firmalara yönelik yeni bir altyapı hizmeti geliştirdiğini açıkladı.

2008’de yapılan Genişbant Dünya Forumu’nda (Broadband World Forum Europe) açıklanan rapora göre dünyada IPTV servislerini kullanan kişi sayısı 2007 sonu itibariyle 7,9 milyona ulaşmış durumda. IDC’ye göre 2011 yılında bu rakamın 65 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Geçmişi daha 3 yıl olan IPTV’de kullanıcı sayısındaki artış hızı ilgi çekiyor…

2009 VERİLERİ…

25 Mart 2009 tarihinde Londra’da yapılan IPTV World Forum’da Batı Avrupa, Afrika ve Orta Doğu bölgesinde IPTV kullanıcı sayısının %45 oranında arttığı açıklandı. Point Topic tarafından yapılan araştırmada Batı Avrupa’da en fazla Fransa’da IPTV’nın arttığı belirtildi.
2008 yılında dünya genelinde genişbant erişimi 63,2 milyondan 401 milyona çıkmış durumdadır. Aşağıda Point Topic’in verilerine göre dünya genelinde genişbant erişimde ilk 10 ülke gösterilmektedir

Genişbant Oranları ilk 10 ülke

2008Q2 2009Q2
Çin 75,768,350 93,549,000
Amerika 74,440,195 86,227,582
Japonya 29,584,700 31,085,500
Almanya 21,420,702 24,086,250
Fransa 16,601,286 18,324,300
İngiltere 16,718,400 17,838,200
Güney Kore 15,061,659 15,876,992
Italya 11,534,230 12,855,463
Brezilya 8,490,400 10,469,755
Kanada 9,005,181 9,618,107

Kaynak: Broadband Forum

Yapılan araştırmalar DSL, Kablo modem, FTTX ..vs gibi bir genişbant uygulaması üzerinden elde edilebilecek muhtemel gelirlerin %79 u servis geliridir.

Diğer bir deyişle genişbant üzerinden servis veremeyen bir telekomünikasyon operatörü IPTV gibi servisi satamadığından dolayı elde etmesi gereken geliri %79 oranında daha az elde etmektedir.

Dünya’da genişbant teknoloji pazarına bakıldığında ise Broadband Forum’dan alına değerlere göre toplam genişbant erişimin % 13 fiber ve % 64’ü DSL teknolojilerden oluşuyor. Bu oranlar Avrupa’da ve Türkiye’de ise aşağıda belirtilen değerlerde bulunuyor.
AB ve Türkiye Genişbant Teknoloji Pazar Oranları

AB Ortalaması (%) Türkiye (%)
DSL 79,4 98
Kablo 15,3 1,6
Diğer 5,3 0,4

Kaynak: A.B.14. İzleme Raporu Ocak 2009
Buradan Türkiye’de erişimde alt yapısı bakır kablodan oluşan DSL teknolojilerine ağırlık verildiği Fiber erişimlere ise % 1.6 oran ile tam ağırlık verilmediği görülüyor.

IPTV aboneliklerine bakıldığında ise;

Bölge ( ‘000) 2008Q2 2009Q2
Avrupa 8428 12416 % 47,0
Kuzey Amerika 2718 5018 %84,0
Güney ve Doğu Asya 2512 4375 % 74,1
Asya pasifik 2817 3835 % 36,1
Doğu Avrupa 655 1215 % 85,0
Latin Amerika 14 53 % 378

Kaynak: Broadband Forum

Türkiye’de ise genişbant fiber erişimde önemli bir yatırım görülmüyor. Avrupa’da IPTV hizmetlerinin abone sayısındaki artışın sebebi burada yatıyor.

The Insight Research şirketi tarafından Haziran 2009’da kamuoyuna açıklanan yeni pazar araştırmasına göre , Gelecek 6 yıl içerisinde İnternet, IP TV şebekesi veya Mobil Cep Telefonu üzerinden yapılan şebeke ve içerik bazlı hizmetlerden 78 milyar $’lık bir gelir elde edilecek.

Sayısal medya, IPTV ve Genişbant İletim , Telekomünikasyon Taşıyıcıları ve Eğlence Servisleri 2009 – 2014 “ adlı pazarlama analizi, genel İnternet şebekeleri, hücresel şebekeler ve Telco şebekeleri üzerinden yayınlanan içerikten elde edilen şebeke temelli gelirleri içeriyor ve tanımlıyor. Bu araştırma aynı zamanda çeşitli diğer içerikleri ve reklam gelirlerini de içeriyor. Sayısal gerçek zamanlı ( Film, vidyo, interaktif oyunlar vb ) pazar ve reklam pazarı, gelecek 5 yıl içerisinde yıllık ortalama % 27 büyüyecek.

Kasım 2009’da ajanslara düşen bir haber ise ilgi çekiyor.
“Avrupa’da, 2009 yılı ikinci çeyreğinde IPTV aboneliğinde yüzde 51’lik artış kaydedildi. Fransa 7 milyon abone ile IPTV’de bir numaralı ülke konumunu koruyor. Aardından n İtalya ve İngiltere geliyor.. Avrupa’nın IPTV’de başarılı olmasının sebeplerinden biride Fiber Erişimlere yaptığı yatırım ve bu yatırım sonucu % 15’lik bir abone sayısına ulaşmasından kaynaklanıyor…”

TELEKOM ŞiRKETLERi IP TV’NiN EN BüYüK YATIRIMCISI
Dünya, telefon operatörlerini artık sadece telefon hizmeti veren şirketler olarak görmüyor. IPTV’yle birlikte operatörler artık en büyük televizyon yayıncısı durumuna geliyor.

Bu nedenle, dünya çapındaki telefon şirketlerinin IPTV stratejisiyle TV yayıncılığı pazarına girme yolundaki planları normal karşılanıyor…

Yukarıda bahsettiğimiz konunun en iyi örneğini British Tekecom oluşturuyor.
Büyük müşteri tabanına sahip olan BT şimdi de cazip fiyatlar, rekabetçi içerik ve farklı özelliklerle müşteri kazanmak için strateji geliştiriyor.

IPTV konusunda dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri son birkaç yıldır büyük bir çalışma içine girmiş gözüküyor. Örneğin Ericsson, IPTV alanında faaliyet yürüten Tandberg TV, Redback Networks gibi çeşitli çözümler sunan 10 firmayı milyarlarca dolar ödeyerek bünyesine katmıştı.

Genel bir toparlama yapıldığında, dünyada IPTV alanındaki piyasa eğilimleri şu şekilde görülüyor…

Sabit telekomünikasyon işletmecileri – rekabetçi görünüm:

Piyasa verileri IPTV hizmetlerinden sunulan video programı dağıtımında,
telekomünikasyon işletmecilerinin pazarda daha rekabetçi bir konuma
geldiklerini göstermektedir.

IPTV pazarının ilk etaptaki görünümü:

Sabit telekomünikasyon işletmecileri IPTV hizmeti sunmak istiyorlarsa, DSL şebekelerini geliştirmek zorundadırlar. Bu anlamda Fransa, Italya ve Ispanya gibipazarlar hariç olmak üzere birçok ülkede IPTV daha ilk aşamadadır.

IPTV’nin desteklenmesi için şebekelerin geliştirilmesi:

Sabit telekomünikasyon işletmecileri mevcut DSL şebekelerini
geliştirmektedirler. Ya da bu DSL şebekesini IPTV ve diğer çoklu ortam
hizmetlerini destekleyecek şekilde fiber optik kablolarla değiştirmektedirler.

IPTV operatörlerince hizmetlerin farklılaştırılması:

Rekabet sürecinde işletmecilerin benzer hizmetler sunmasına rağmen, IPTV işletmecileri daha yenilikçi olabilir ve piyasada farklılaştırmaya gidebilirler.

Talebe bağlı içerik (yayın)’e olan ilgi artmaktadır:

Tüketiciler gittikçe artan bir  şekilde isteğe bağ lı yayını tercih etme eğilimi göstermektedirler. Tüketici taleplerine ek olarak, diğer bir takım etkenler de mobil TV pazarının büyümesini, kişisel video kaydedicilerin kullanılmasını, yüksek tanımlı DVD kaydedicilerin kullanılmaya başlanmasını, talebe bağlı yayın ve benzeri uygulamaları etkilemektedir.

NOT: Tablo, Telekomünikasyon Kurumu tarafından yaptırılan “IP Tabanlı Hizmetler:
VoIP ve IP TV Araştırması”ndan alınmıştır.



IP TV’DE İÇERİK NASIL OLACAK?


Son yıllarda Internet üzerinden eriştiğimiz içerikler normal TV alışkanlığının değişmesine sebep olmuş ve izleyicilerin aktif duruma geçmesini sağlamıştır. Internet çağı insanı eski tarz yayıncılığı terk ederek yeni alışkanlıklar edinmeye  başladı.

IPTV’nin bu yeni TV dünyasında nasıl konumlanacağına ve nasıl fırsatlar oluşturacağına yakından bakmak gerekiyor. IPTV’nin gerçek anlamda diğer yayıncılık yöntemlerine alternatif olabilmesi için gerekli olan en önemli araçlardan birisi de “içerik”tir. İçerik, IPTV’nin temelidir… IPTV servislerine gerçek anlamda değer katan ürünlerin başında VoD (İsteğe Bağlı Video) gelmektedir.

Uluslararası film endüstrisi 44 Milyar USD değerine ulaşmış durumda ve Hollywood Stüdyoları’nın egemenliği altında. Sektörü 20th Century Fox, Paramount, Sony Pictures, NBC, Warner Bros gibi büyük stüdyolar yönlendiriyorlar.

VOD servislerinin içerisinde popüler filmler ve diziler olmazsa kullanıcıların ilgisinin düştüğü ortaya çıkmıştır. Ancak bu tip içeriklerin haklarını alma maliyetlerinin yüksek olması da operatörler için sıkıntı teşkil ediyor. Bunun en yakın örneğini Fastweb’de görüyoruz. Fastweb TV & Medya Direktörü Paoli Agostinelli’nin yaptığı açıklamaya göre VOD satışlarının %40’a yakını “arşiv filmler”den geliyor…

IPTV platformları stüdyoları gelir paylaşımlı modellere ikna etmeye çalışıyor.
Agostinelli’nin diğer dikkat çektiği konu; müşteriye çok fazla çeşit vermenin kafa karıştırdığı ve içeriklerin satış oranlarını düşürdüğüdür.

Fastweb, bu durumu aşmak için mevcut içeriklerinin sadece %30’unu satışa sunuyor ve günde maksimum dört adet yeni içeriği kullanıcılarına duyuruyor.

Merkezi Hong Kong’da bulunan ve dünyanın en fazla aboneye sahip IPTV servislerinden biri olan PCCW’nun Stratejik Pazar Geliştirme Direktörü Paul Berriman’a göre de VOD servisleri üzerinden elde edilmesi planlanan gelirler konusunda tahminlerin gerisinde kalınmasının en büyük sebebi içerik alımlarında yaşanan sorunlar.

Berriman’a göre telekom operatörleri bu sektörde çok yeni oldukları için ve daha önce stüdyolarla ve içerik sahipleriyle bu tip pazarlıklar yapmadıkları için, ancak çok fazla para harcayarak içerik yayın haklarını alabiliyorlar.

VOD servisleri ise daha çok mevcut kanalların destekleyicisi olarak konumlandırılmış ve mevcut bir kanalda oynayan film, dizi veya programları izleyiciler abonelikleri kapsamında seçip izleyebiliyorlar.

Hava durumu, trafik raporu, elektronik ticaret, eğitim ve benzeri uygulamalar kullanıcılar IPTV’ye alıştıkça günlük hayatın bir parçası olan servisler haline gelecek. Özellikle oyun ve kişisel reklam servislerinin ciddi talep göreceği tahmin ediliyor.

IPTV operatörleri, mücadeleyi sadece klasik TV yayın yöntemlerine karşı yapmıyorlar, aynı zamanda kendisi kadar güncel ve hızlı gelişen Internet’e karşı da yapmak zorunda kalıyorlar. Internet, hem klasik televizyon servisleri için, hem de yeni yaygınlaşmaya başlayan IPTV servisleri için ciddi bir alternatif oluşturuyor. Bu konuda araştırma şirketleri ve sektörün önde gelenleri ikiye ayrılmış durumda. Bir taraf, Internet’in TV’ye gerçek bir alternatif olmayacağını ve tamamlayıcı bir servis olarak hayatımızda yer bulacağını düşünüyor. Diğer taraf ise Internet’in TV için ciddi bir alternatif olacağını ve insanların TV izleme sürelerini ciddi anlamda düşüreceğini düşünüyor.

Hatta İngiltere’de BBC ve ICM tarafından yapılan bir araştırmaya göre Internet üzerinden Youtube gibi sitelerde içerik izleyen kullanıcıların %43’lük kısımı TV karşısında daha az vakit geçirdiklerini söylemiş. Araştırmaya katılanların 4’te 3’ü bir önceki yıla göre Internet üzerinden daha fazla video seyrettiklerini belirtmiş.

Joost, Youtube gibi servislerin de yaygınlaşmalarının en büyük sebeplerinden biri artık TV izleyicilerinin daha tematik içeriklere yönelmesi. Kişilerin özel zevklerine, hobilerine uygun kanalların izlenme oranlarının artması bunun en güzel göstergesi. Bu tarz içerikler için IPTV ve Internet en uygun mecralar. Günümüzde Internet ile büyüyen ve Internet öncesinin nasıl olduğunu bile hayal edemeyen bir nesil için, sadece verilen yayın akışını izlemek zaten yeterince sıkıcı olacaktır. Bu nedenle IPTV servisi için çalışma yapan tüm tarafların Internet’teki gelişmeleri çok yakından takip etmesi gerekiyor.

Telekom operatörleri, başarılı bir IPTV servisi için sadece altyapı kurmanın ve müşteriye güzel arayüzler sunmanın yetmediğini anladılar. İçerik tarafında tecrübe ve bağlantılar olmadıkça gerek büyük stüdyolarla, gerekse bağımsız küçük içerik sağlayıcılarla ilişki kurmak, pazarlık yapmak, ikna etmek çok zor ve bunun sonucunda ya alınan içerikler pahalıya maloluyor ve içerik giderlerini ciddi şekilde artırıyor ya da zayıf içeriğe sahip ve müşteri penetrasyonun düşük olduğu bir platform ortaya çıkıyor.

Sky Italia, SKY UK, CanalSat, Digiturk gibi dijital platform hizmeti veren şirketler, uzun yıllardır zaten içerik konusuna ciddi yatırımlar yapmaktalar ve tüm içerik sağlayıcılar ile sürekli bağlantı içindeler. Bu oluşmuş bilgi birikimi sayesinde Mobil TV ve IPTV servisleri içerisinde de konumlanmaları çok daha kolay olmaktadır.

Bu işbirliği modeli hem telekom operatörlerini rahatlatmakta, hem de dijital platformları… Her iki taraf, birbirlerini rakip görmek yerine ulaşamadıkları yeni müşterilere ulaşmak adına işbirliği yapmayı bir fırsat olarak görmeyi tercih ediyorlar…

Özetlemek gerekirse IPTV şu anda olgunluk çağına girmiş durumda; geçmişteki yüksek beklenti, ulaşılması zor hedefler, herşeyi tek bir yerden yapma gibi isteklerin gerçekçi olmadığı ortaya çıktı. Hem telekom operatörleri, hem de içerik sağlayıcılar daha mantıklı düşünüyor.

Şu ana kadar tecrübelerle  ortaya çıkan önemli dersler şunlar:

– İçerik alım işleri tecrübe gerektirir. İşi profesyoneline bırakmak lazım gerekiyor. Böylece yüksek alınabilecek içerik daha ucuza mal edebiliyor.

– IPTV şirketleri, uydu ve kablo işletmecilerini kendilerine rakip görmek yerine işbirliği yapmak zorunda olduklarını öğreniyorlar.

– Internet TV şu anda tamamlayıcı bir servis konumunda, ancak yakın gelecekte özellikle ücretsiz içerik ve her yerden erişilebilirlik avantajlarıyla klasik TV ve IPTV’ye rakip olabilme potansiyeli var.

– Kullanıcı kaynaklı içerik her zaman popülerliğini koruyacak ve IPTV servisleri kapsamında müşteriye katma değerli bir servis sağlayacak ürünlerin başında gelecektir. “Kendi TV’ni Yarat” gibi ürünler IPTV’yi diğer yayıncılık platformlarından daha avantajlı konuma getirecektir.

– Uzaktan eğitim, oyun, e-devlet gibi doğru servisler konumlandırılabilirse; hem katma değer yaratan, hem de ek gelir sağlayan başarılı bir yapıya kavuşması mümkün olacaktır.

BEKLENTiLER NE YöNDE?

IP TV’de içerik hayati bir yer tutmaktadır. Hizmeti verebilmek için altyapı tam anlamıyla hazır olsa bile içirik olmadan bunun hiçbir önemi olmayacaktır. Yapım ve yayın sektöründe yatırımları olan medya gruplarının kendi IP TV platformlarını oluşturmaları sürpriz olmayacaktır.

Sadece içerik üreten şirketler açısından fazla bir sorun gözükmemekte, çünkü bu şirketler, hazırladığı içeriği daha önceleri sadece televizyon kuruluşlarına pazarlarken artık IPTV operatörü gibi yeni müşteriler kazanacaktır.

Hem içerik üreten hem de bunu yayınlamakta olan televizyon kuruluşları için durum karmaşıklaşacaktır. Klasik anlamda televizyon izleme alışkanlığı değiştikçe televizyon kanallarının reklam pastasından aldıkları pay değişecek.

İçerik eskisine göre daha da kıymetlenecek ve yıllar boyu arşivlerde tutulan yapımlar büyük gelir kaynağı olabilecektir. Elbette IP TV operatörleri ile içerik üretenlerin yapacağı anlaşmalar bu anlamdaki gelirin paylaşımını belirleyecektir.

İzleyici tarafından şu değişiklikler olacaktır:

  • Kaçırdığın yayını belirli bir süre boyunca izleyebilme (Catch-Up TV)
  • Sipariş ettiğiniz filmi izleyebilme (Video On Demond VoD)
  • İsteğe bağlı video
  • İzlediğiniz programı duraklatma – kaydetme – ileri/geri sarma olanağı
  • Yayınlanmakta olan programla etkileşim (İnteractive)
  • Bilgisayar olmadan internete erişim..

IP TV VE YASAL DÜZENLEMELER


Telekomünikasyon Kurumu’nun 2008’te yaptırdığı bir araştırmada IP TV hizmetlerini ilgilendiren yasal mevzuatla ilgili şu değerlendirme yapılmıştır.

“Kısa vadede AB yasal mevzuatıyla da uyum problemleri tartışılan ve her bir hizmet için farklı bir lisans ya da izin gerektiren mevcut yetkilendirme mevzuatımızın bu anlamda revize edilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Örneğin; kıt kaynak içeren yetkilendirmeler hariç lisansların birçok hizmeti kapsayacak şekilde verilmesi ile işletmecinin üzerindeki bürokratik ve mali yükler azaltılabilecektir. Işletmeciler her hizmet için ayrı bir lisans almak yerine “telekomünikasyon işletmecisi” sıfatı aldıktan sonra üçlü oyunun şartlarını yerine getirmeye yetkin hale gelebilecektir.

IPTV hizmetlerinin telekomünikasyon altyapı ve teknolojileri dışındaki bir bileşeni de içeriktir. (content). Bu durum yakınsama kavramının önemini de bir kez daha gözler önüne sermektedir. Içerik sektörü telekomünikasyon sektörüyle doğrudan bağlantılı olmamakla birlikte telekomünikasyon altyapısındaki gelişmeler bu hizmetle bağlantısı açısından içerik sektörünü de doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir.

Ekonomide önemi giderek artan eğlence-yayıncılık-içerik sektöründe yaşanacak gelişmelerin, makro ekonomi üzerinde de olumlu katkı sağlama ihtimali bulunmaktadır.  Üstelik ekonomik çarpan etkisinin görüleceği tek sektör içerik sektörü de olmayacaktır. Yazılım, reklâmcılık gibi tamamlayıcı sektörlerin de gelişmelerden olumlu etkilenme şansı bulunmaktadır.”

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), IPTV ile ilgili yasal düzenleme hazırlığında. Üst kurul ilk etapta, internet televizyonculuğu yapmak isteyenlerin gerekli şartları sağlamaları halinde test ve deneme yayınlarına başlamaları için izin verdi.

Test ve Deneme Amacıyla Yayıncılık Altyapısı Kurulması ve Kullanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği’ne göre;  IPTV yayını yapmak isteyenler, RTÜK’e izin başvurusunda bulunmaları gerekiyor. Yayıncılar, başvuru şartlarını sağladıktan sonra Üst Kurul’dan 1 yıl süre ile test ve deneme yayını yapmak için izin alabilecek.

IPTV kanalları, 3984 sayılı RTÜK Kanunu’nda belirlenen yayıncılık ilkelerine tabi olacaklar. Normal yayındaki televizyon kuruluşları gibi izlenecekler. Kanun ve ilgili mevzuata uyulmaması durumunda izin iptal edilebilecek.TV sahibi hakkında idari ve yasal işlem uygulanabilecek.

Dünyada IPTV Düzenleme Eğilimleri

Türkiye’de IP temelli şebekelerin gelişmesi sürecinde yeni hizmetlerin yaygınlaşması ve yenilikçiliğin kısıtlanmaması için, mevcut düzenleyici çerçevesinin gözden geçirilmesini gerektirmektedir.

Birçok ülke bu yönde adımlar atmaya başlamıştır.

IPTV’nin gelişmiş olduğu Japonya’da telekomünikasyon işletmecilerinin yayıncılık
yapabilmesi 2001 yılında yasalaştırılmıştır. Bu kanuna göre telekomünikasyon
işletmecilerinin IP çoklu yayın sağ laması için sadece tescil gerekmektedir.

Avrupa’da Fransa, Italya ve Ispanya gibi AB üyesi ülkeler IPTV hizmetlerinden
son birkaç yıldır yararlanır hale gelmişlerdir. Avrupa’nın düzenleyici çerçevesinin
bu gelişmeye en büyük katkıyı sağladığı söylenebilir.

Bazı Örnek IPTV Düzenlemeleri

İngiltere

İngiltere’de şebeke düzenlemelerine bakacak olursak; 2003 haberleşme yasası,
TV içerik düzenlemesi ve yetkilendirmesi ile içerik dağıtımı ve dağıtımda
kullanılan altyapıyı birbirinden ayırmaktadır. Elektronik haberleşme hizmetleri,
hibrid fiber koaksiyel kablo, fiber optik kablo, uydu sistemleri, bakır kablo ya da
üçüncü nesil (3N) telsiz telekomünikasyon şebekeleri gibi herhangi bir şebekeden sinyal taşınması özelliğ ine sahip olan hizmetlerdir. AB’nin yeni haberleşme rejiminin 25 Temmuz 2003’ten bu yana İngiltere’de uygulanması ile kablo TV gibi bireysel yetkilendirmeler genel yetkilendirme rejiminin yerini almaktadır.

Bununla birlikte içerik düzenlemelerine de bakmakta yarar vardır. Bu çerçevede
elektronik haberleşme hizmetleri tanımı içerik hizmetlerini bu kapsamın dışında
tutmaktadır. TV içeriği konusunda uygun lisans olmaksızın yetkilendirilebilir bir
TV hizmeti sağlamak yasalara aykırıdır. Bir TV hizmetinin yetkilendirilebilir olup
olmadığına karar verme sürecinde, dağıtım teknolojisi belirleyici etken değildir.
Bir hizmetin yetkilendirme gerektirip gerektirmediğine karar verme noktasında
yükümlülük bir TV kanalı gibi hizmet sağlayıcıya aittir. Yetkilendirilmiş bir TV
hizmeti içerik, reklamlar ve programlarla ilgili tüm kurallara uymak zorundadır.

İngiltere düzenleyici otoritesi Ofcom, TV kanalları gibi bireysel TV hizmetlerini
yetkilendirmektedir. Her bir servis ayrı olarak yetkilendirilmektedir. TV kanallar ını
bünyesinde toplayan ve dağıtan bir kablo TV operatörü, kendi TV kanallarından
yayın yapmadıkça yetkilendirme rejimine tabi olmaz. Bu gibi işletmecilerin pazara
girmesi TV hizmet sağlayıcıları ile sistem işletmecisi arasında yapılan özel
anlaşmaya bağlıdır.

TV hizmetleri İngiltere’de bu hizmetlerin karasal sayısal çoklayıcılardan ya da
elektronik haberleşme  şebekeleri üzerinden sunulan elektronik haberleşme
hizmetleri aracılığıyla elde edilebilir olup olmamasına bağlı olarak farklı şekillerde
yetkilendirilmektedir. Karasal sayısal şebekelerden taşınan hizmetler sayısal TV
programı ya da ek hizmetler olarak yetkilendirilmektedir. Elektronik haberleşme
şebekeleri üzerinden sunulan hizmetler ise yetkilendirilebilir TV içerik hizmetleri
olarak yetkilendirilmektedir.

Talebe bağlı hizmetler yetkilendirilebilir değildir. Çünkü bunlar tüm kamuya açık
değildir. İngiltere’de ayrıca internet üzerinden yapılan yayın içeriği ile TV kanalları
birbirlerinden ayrılmaktadır ve internet hizmetleri Ofcom’un düzenleme alanının
dışında tutulmaktadır.

Avustralya

Avustralya rekabet otoritesi ACCC, Telstra’nın yerel ağının paylaşıma açıldığını
ilan etmiştir. Buna göre alternatif işletmeciler Telstra’nın santrallerine kendi DSL
ekipmanlarını kurarak ADSL ve ADSL2+ hizmetleri sağlayabileceklerdir. Bu
bağlamda Avustralya’da IPTV yayıncılığı, düzenleyici çerçevede yayıncılık
hizmetleri tanımının dışında tutularak internet üzerinden radyo ve TV yayın
hizmetleri sunulması  şeklinde tanımlanmıştır. Bunun sonucu olarak yayıncılık
frekansları kullanılmaksızın IPTV platformundan yayın yapılması durumu, IPTV
hizmetlerini yayıncılık tanımının dışına itmiştir ve yayıncılık yetkilendirmesi
(lisansı) gerektirmemektedir.

Kanada

Kanada bağımsız düzenleme otoritesi CRTC, 1999 yılında internet üzerinden
yayıncılık hizmetleri erişim ve dağıtımını, yayıncılık yasası kapsamının dışında
tutma kararı alarak, bu hizmetlerin yetkilendirme kapsamı dışında tutulmasına
karar vermiştir. 2006 yılında ise mobil TV hizmetleri kararı çerçevesinde 1999
yılında alınan kararın IPTV hizmetlerine şamil olmadığı konusunda açıklık
getirilmiştir.

Fransa

Fransa’da Avrupa Komisyonu direktifleri ile uyumlu olan 9 Temmuz 2004 tarihli
yayıncılık yasasına göre herhangi bir TV hizmet kanalı, hangi altyapıdan (kablo,
uydu, internet, ADSL, mobil şebekeler vs.) iletilirse iletilsin; ülkemizdeki RTÜK’ün
Fransa’daki muadili olan CSA (Conseil Superieur de l’Audiovisuel) ile bir anlaşma
yapmak ya da CSA’ya basit bir bildirimde bulunmak durumundadır. Yıllık bütçesi
150.000 Avro’dan az olan TV kanalları ise bu anlaşma ya da bildirimden muaftır. Kablo TV ve DSL teknolojilerini kullanarak yayın yapan elektronik haberleşme şebeke işletmecileri CSA’ya sadece bildirimde bulunmaktadır.  Şebeke işletmecileri ayrıca Fransız telekomünikasyon düzenleme otoritesi ARCEP’e de bildirimde bulunmak zorundadırlar.

TÜRKİYE’DE YASAL DÜZENLEME NASIL OLMALI?

Şu anda Türkiye’de RTÜK ve Telekomünikasyon Başkanlığı kapsamında bir yasal yönlendirici sistem inşa edilmesi söz konusudur. İlgili çevrelerde, “Bu iki kurum konuya geniş çerçevede bakmayı başarabilirse ve aktörleri işin içine katabilirlerse, IPTV konusunda internetten daha hızlı bir şekilde yol alınabilir.” görüşü hakimdir.

Kasım 2009’da kurulan IP TV Derneği’nin de yasal düzenleme çalışmalarına aktif olarak katılması beklenmektedir. Ayrıca Dernek yasal düzenleme konusunda resmi kurumlardan gelecek taleplere cevap vermek maksadıyla bir çalışma grubu oluşturmuş durumdadır.





































IP TV VE ITV ARASINDAKİ FARKLAR?


IP TV: Genel olarak şebeke işletmecisinin garanti ettiği ve yönetilebilen band genişliği üzerinden gerçekleştirilen televizyon servislerini ifade eder.

İnternet TV: Yönetilmeyen bir band genişliğinde ve halka açık internet şebekesi üzerinden verilen TV servisidir.

IP TV, en basit şekliyle televizyon yayınlarının geleneksel şekilde kablo TV, uydu veya havadan hedef kitleye iletimi yerine internet teknolojileri kullanılarak genişbant altyapısı üzerinden gerçekleştirilen yayın sistemidir. Yayın özel yönetilen bir ağ üzerinden yapılır ve servis kalitesi garanti edilir.

IP TV’de ise yayın almak için (STB: Set Top Box) adı verilen cihazın bulunması şarttır. Yayın internet bağlantısından değil, aynı kablodan ancak farklı bir arabirimden akıtılır. IP TV standardından HD yayınlar rahatlıkla yapılabilmektedir. Video formatı olarak ise şu anda MPEG4 standarttır.

İnternet TV’de hizmet kalitesi pek önemli değildir. Olan en iyi görüntü beklentisi vardır. IP TV’de ise kontrollü ve kapalı bir IP ağı söz konusudur. Görüntü kalitesi en iyisi garanti edilir. İnternet TV’den yayın almak için internet bağlantısının olması gerekmektedir. İnternete açık bir server üzerinden görüntü aktarılır ve kalite serverın ve internet bağlantısının bağlantı kalitesiyle birebir ilişkilidir.

İnternet üzerinden yapılan televizyon yayınlarıyla IP TV genellikle birbirine karıştırılır. Oysa ikisi tamamen birbirinden farklı kanallardır. Hem teknolojik altyapı hem de sunduğu imkanlar bakımından…

IPTV İLE ITV ARASINDAKİ FARK TABLOSU

NOT: Tablo, Telekomünikasyon Kurumu tarafından yaptırılan “IP Tabanlı Hizmetler:
VoIP ve IP TV Araştırması”ndan alınmıştır.

IP TV İLE NELER YAPILABİLİR?


Geleneksel TV yayınlarının aksine IPTV teknolojisi istenilen programın istenildiği zaman izlenmesini mümkün kılmakta; bu da günümüzün yoğun iş ve yaşam temposu içerisinde kullanıcıların planlarını TV yayınlarının akışına göre değil kendi programlarına göre yapmalarına imkân tanımaktadır. Talebe bağlı görüntü (Video on demand) gittikçe popüler bir kavram haline gelmekte ve IPTV teknolojisi de bu hizmet için uyumlu altyapıyı sunmaktadır.

Genel olarak IP TV’nin özellikleri şu şekilde sınıflandırılmaktadır.

  • Birçok içerik özelliklerine göre yapılandırılabilen sınırsız kanal kapasitesi sunabilmesi…
  • Yüksek Görüntü kalitesi (HD) ve yüksek çözünürlüklü görüntülerin iletimi için en uygun alternatiflerden bir tanesinin IPTV olması…
  • Arşivdeki binlerce seçenek arasında istediğiniz film, dizi, belgesel ya da müzik yayını seçimi…
  • Yayını kontrol etme (Durdurma – ileri geri sarma)
  • İstenilen içeriği kayıt edebilme (Aynı anda birden çok yayın kaydedebilme)
  • Geçmişe yönelik programların izlenebilmesi
  • Yayının kapsama alanı içerisinde özel içerik sağlanabilmesi ve bölgesel olarak özelleştirilebilmesi
  • Anında alışveriş, oyun gibi internette kullanılan interaktif fonksiyonların kullanılması
  • Ses, e posta gibi etkileşimli hizmetlerin bir arada sunulabilmesi
  • Şebeke tabanlı kişisel görüntü kaydı özelliği sağlayabilmesi
  • Taşınabilirlik özelliğinin olması

Ticari Avantajları işe şunlardır…

  • Sabit bantgenişliği üzerinden iletim
  • Omuragayı aşırı yüklemez
  • Omurga kapasitesi eşzamanlı kullanıcı sayısından bağımsızdır
  • Açık kaynaklı çözüm
  • Standart protokoller
  • Açık kaynak kodlu yazılımlar
  • Azaltılmış yatırım
  • Rakiplere karşın yatırım miktarı kullanıcı sayısı ile doğru orantılıdır
  • Ağ genişletilemsine kıyasla 20 kat daha ucuzdur
  • Yatırım ve Bakım maliyetleri daha düşüktür
  • Müşterileri hızlı kapsama
  • Platform çok esnek bir yapıya sahiptir
  • Ülke çapında hızlıca kurulabilir
  • ADSL genişbant teknolojisini kullanarak kısa sürede geniş alanları kapsayacak düşük ve esnek yatırım
  • Geleneksel telefon hatları üzerinden evlerin %95’ine erişilebilir
  • Sadece abone hattında genişbant gerekliliği
  • Yüksek Kaliteli Hizmet
  • Sunucular yerel ağda kurulacağı için Internet bant genişliğinden bağımsız olarak garantili servis kalitesi sağlanabilir.

İP TV’NİN VE GELECEĞİ


Rakamlarla IP TV Beklentileri şöyle:

􀁨 IP TV abone sayısı dünya genelinde 2009 yılı sonu itibariyle  68 milyona ulaşması beklenmektedir.

􀁨 Hizmet gelirlerinin 2009 yılında 44 milyar Amerikan dolarına ulaşması beklenmektedir.

􀁨 IP TV teçhizat satışı, 2005 yılında 370 milyon Amerikan Doları, 2009 yılında 6.8 milyar Amerikan doları olarak gerçekleşmiştir.

􀁨 Batı Avrupa ülkelerinde,  2006 yılında 3.3 milyon abone, IP TV gelirleri 336 Milyon Euro, 2010 yılında 16.7 Milyon abone, IP TV gelirleri 3 Milyar Euro

􀁨 IP TV konusunda pazarda başı çeken ülke Fransa… 2006 abone sayısı 1.7 milyon ve gelirler 41 milyon Euro,  2010 abone sayısı, 5 milyon ve gelirler 682 milyon Euro
Kaynak: Infonetics Research, Gartner

ABI Research‘ün 2009’da yaptığı araştırmaya göre IPTV önümüzdeki 6 yıl içinde yıllık olarak yüzde 32 büyüme yaşayacak. Öngörüye göre, kablo ve uydu büyüme oranları azalırken IPTV servisleri 2014 yılında 79 milyon aboneye ulaşacak.

Dittberner Associates’ın 2009’da yayınladığı rapora göre ise IPTV cihaz pazarı hiç hız kesmeden sürekli yükselerek 2012 yılına kadar 13 milyar dolara ulaşacak. Ancak 2013’den sonra ilk olarak ABD’de bu pazarın büyümesinde hafif bir yavaşlama bekleniyor.

Halen Kuzey Amerika yüksek çözünürlüklü IPTV için en büyük pazar konumunda. O yüzden ülkede bant genişliğine ve daha yüksek maliyetli video cihazlarına talep artıyor.

Dittberner Associates’a göre önümüzdeki beş yıl boyunca cihaz satışlarındaki gelişmenin ana kaynağı Kuzey Amerika’daki Kablo TV şirketleri olacak.

The Insight Research tarafından Haziran 2009’da kamuoyuna açıklanan IP TV’yle ilgili yeni pazar araştırmasına göre, Gelecek 6 yıl içerisinde İnternet, IP TV şebekesi veya Mobil Cep Telefonu üzerinden yapılan şebeke ve içerik bazlı hizmetlerden 78 milyar $’lık bir gelir elde edilecek.

YARARLANILAN KAYNAKLAR


Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan IP Tabanlı Hizmetler:
VoIP ve IP TV Araştırması 2008

Selami Çelebioğlu,
IP TV’NİN TÜRKİYE’DEKİ GELECEĞİ ARAŞTIRMASI 2009

Özgür Coşar
İnternet Protokollü Televizyon (Makele) 2008

Seagate’in British Telecom için yaptığı
Rekabetçi bir IPTV’nin pazara girişinin Sağlanması başlıklı Vaka çalışması…

Bener Şişko
Yeni Nesil Televizyon – IP TV 2007

Sinan Atan
IP TV Teknolojilerine giriş başlıklı çalışması 2009
http://www.pclabs.com.tr

http://articlesnatch.com/topic/iptv

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir