T3 Eylül Sayısı

Benim tarihlerle aram pek iyi değildir. Genelde olaylar ve duyguları depolamayı yılın almanağını çıkarmaktan daha doğru bulurum. Ancak yanılmıyorsam tarih 1991 filandı. Boğaziçi Üniversitesinde öğrenciydik. Ama ne öğrenci; rektör bey bize bilgi işlem merkezinde bir oda vermişti. İnternet konusunda neler yapabileceğimizi araştırıyorduk. İşte tam bu dönemlerde, bir basın toplantısı ile interneti duyurmak istedik. Üç arkadaş zamanın iki televizyon kanalını toplantımıza ısrarla çağırdık. Magic Box’dan Star 1 markasına geçen kanal toplantıya gelmezken, TRT gelip çekimler yaptı. Akşam haber bülteninde internet hakkında birşeyler duymayı umut ederken, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ilginç birşey yapmışlar benzeri bir yorumla karşılaştık.
İnternet, o basın toplantısından sonra uzun bir süre, gençlerin oyun araçları olarak algılandı. Bu özel kurumların internetin gücünü gördükleri ana kadar sürdü. Sonra herkes internetin ciddiyetini anlamaya başladı.
Teknoloji genç nesilden popülerleşmeye başladığı için, bu bakış açısı bana çok garip gelmiyor…
Türkçesi küçük aygıt olarak geçen gadget’ların da benzer bir kadare sahip olduklarını düşünüyorum. Sanki bu ürünler önce gençler tarafından kullanılacakmış gibi algılanıyor. Aslında bana sorarsanız belli bir yaşın üzerindeki, eğitim, kültür ve gelir seviyesi toplum ortalamasının üzerine çıkmış kesimin ilgisini çekecek ürünlerin daha fazla olduğunu görüyorum.
Bunun en iyi örneği, 101 ürün konusunda göreceğiniz David Linley marka saat dolabı. Özellikle iyi bir saat koleksiyonu olanlar bilirler; bir erkeğin en önemli aksesuarı olan bu ürünler, durdukları yerde kurulmadan bekleyemezler. Bu nedenle onları her an kuracak bu tip bir dolap bir centilmenin en önemli ihtiyaçlarından biridir. Gerçi bu konuda benim favorim Glashutte Gentilmen’s Corner’dır ancak, belirli bir bütçeye sahip olanlar için saat dolabı da ihtiyaçları karşılayacak yeterliliktedir.
Yine sık seyahate çıkan centilmenlerin ciddi ihtiyaçlarından biri de seyahat bakım setidir. Bu konuda Türkiye’de bir dönemde farklı seçenekler varken, son zamanlarda öyle çok yenilikle karşılaşamıyoruz. Bu nedenle sizin ilginizi çekecek bir macera ürünü seçtik. Taylor of Old Bond Bakım Çantası…
T3’ün sıkı takipçilerinin de onaylayacağı gibi; biz donanım kadar yazılımı da önemsiyoruz.  Bu nedenle iPad üzerinde çalışan çok değişik uygulamaları da dergimizin sayfaları arasında gezinirken keşfedeceksiniz. Burada özellikle FlipBoard’un altını çizmek istiyorum. Sosyal medyadaki haberlerinizi, magazin formatında karşınıza getiren yazılım beni mest etti. Tabletlerden laf açılmışken, bir Türk markasının da yakın zamanda tablet üreteceğinin bilgisini aldık. Ürünün birden fazla ekran büyüklüğünde çıkacağı kulağımıza gelen bilgiler arasında. Bu yönüyle hem iPad hem de yakında çıkacak olan iPad mini’nin fiyat performans yönünde ciddi rakibi olacağını söylemek istiyorum.
Bu ay size o kadar iyi bir sayı hazırladık ki; kendimi tutmasam, her konuyu size sayfalarca anlatabilirim. Ancak sizi de bu güzel dergiden mahrum etmemek için, sizi Eylül sayımızla başbaşa bırakmak istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir