Sahte profillerle savaşmanın yolu!

Sosyal ağ filmini de seyrettiyseniz bilirsiniz, bu siteleri çoğu profil bilgileri ile ilişkilidir. Sosyal ağlar hayatımızın önemli gerçeklerinden biridir ve nasıl elektriğimiz, telefonumuz olmadan yaşayamıyorsak, bu hesaplara sahip olmadan da yaşayamayacağımız bir dönem çok yakında gelecek. Bu konuşma size çok iddialı geliyor olabilir. Hatta bunun geçici bir heves olduğunu düşünenlerin bu yazıyı yüzlerinde alaycı bir gülümseme ile okuduklarına eminim. Ancak işin aslı şu ki markalar ve web siteleri değişse bile sosyal ağlar hayatımızın içinde olacaklar.Beni takip edenler çok iyi bilirler, intenetin yenilik getiren bir yapısının olmadığını sadece gerçek hayattaki alışkanlıklarımızı siber mekanlara taşıdığını söylerim. Siber kelime anlamı olarak zaten doğaya öykünmek demektir. Zaten tam da bu nedenle şu “sanal alem” saömalamasına kızıyorum. Bu yapının siber olduğunu kabul edip, öyle yaşamaya başlarsanız, internet üzerinde oluşturmayı düşündüğünüz projeleri de gerçek hayatınızdan modellemenin kolaylığını bulursunuz. Böylece adamlar bu kadar projeyi nasıl buluyorlar demezsiniz. Buranın siber bir dünya olduğunu anlarsanız, profilinizin burada olması daha mantıklı gelir size, ilişkilerinizi burada hoyratça yaşamayıp hayatınızın bir parçası olabileceğini görürsüzünüz.
Buranın siber bir ortam olduğunu farkederseniz eğer, televizyon kanallarında benim hiçbir sosyal ağda hesbım yok diyelerin başına ne gelebileceğini de görürsüzünüz. Çünkü burası siber bir dünyadır. gerçek hayatta karşımıza çıkan herşeyin bir doğal yansımasıdır. Bu nedenle burada bir Okan Bayülgen mutlaka olacaktır. İsterse Okan Bayülgen bu siber kimliği yıllardır yatırım yaptığı markasına yani ismine zarar gelmesin diye kendisi yapar. O yapmazsa bir fanı, Okan Bayülgen’in de burada olması gerektiğini farkeder o yapar. O da yapmazsa, yıllardıçalıştığı Doğan TV Holding İletişim Departmanı yapar. O da yapmazsa TV8’in yayın kurulunun iletişimini yapan bir ekip yapar. Bunların hiçbirisi yapmazsa birgün Okan Bayülgen’e kızmış olan birisi yapar. Onun yıllardır binbir özenle oluşturduğu markasını kullanır. Burada Okan Bayülgen birörnektir. Aynı sorun Beyazıt Öztürk (Namı değer Beyaz) ve aklınıza gelecek herkes için geçerlidir.
Burada Okan Bayülgen’in seçilmesinin sebebi, onun markasının  yani isminin GeceKuşu ile birlikte yeniliklerin önünde duramazsınız mesajını veriyor olmasıdır.
Okan Bayülgen, Türkiye’nin ilk özel radyoları döneminde radyoculukla başlamıştır. arabalarımızın antenlerine radyolarımız kapatılmasın mesajı vermek için siyah kurdele astığımız dönemlerde o radyocuydu.  Sonra televizyonda kimsenin sevmediği AGB’nin ölçümünübile yapmadığı saatleri alarak, rating savaşlarına girmeden bir program yapmayı başarmıştır. Rating ölçümü alındığı zamanlarda ise sharing’in önemli olduğuna tv yetkililerini ikna etmiştir. Bu nedenle bu isim iyi bir örnektir. bu kadar yenilikçi birinin internet konusunda bu kadar statikocu olması tabii ki komiktir.
Kaldı ki; kendi adıyla açılan profillerden rahatsız olan bir siyasiye de kendi hesabınızı açmadan bunlardan kurtulamazsınız demiştim, şu anda yüzbinlerce takipcisi var. Bu saatten kimse bir fake hesapla onu taklit edemez.
Sonuç olarak, sosyal ağda isminizin kötüye kullanılmasını istemiyorsanız, hesabınızı alın. En azından facebook’da ve twitter’da alın. Çok geç olmadan alın!

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir