Geleneksel Medya İçin IPTV

Korkunun ecele faydası yok

 

Geleneksel medya internetle convergence (yakınsama) durumu yaşadığı her dönemde ciddi anlamda korkular geçirmiştir. Bunların en başta geleni gazetede yaşanılanlardır. Gazetelerin ilk internetle tanıştıkları dönemde gazeteciliğin artık bittiği söylemleriyle karşılaştık. Bunların zaman içerisinde belli oranlarda doğru olduğunu ve belli oranlarda yanlış olduğunu gördük. Değişen dönemde farklılıklar oluştu. Zira gazetelerin ciddi anlamda reklam gelirlerinin düştüğünü bu yıllarda çok net bir şekilde görebiliyoruz. Aynı zamanda bu reklam gelirlerinin büyük bir çoğunluğunun bloglar üzerinden internet bloglarına ya da internet gazetelerine aktığını görebiliyoruz. Bunun önemli sebeplerinden birisi, gazetelerin interneti bir korku ve tehdit aracı olarak görüp, internetin getireceği yeniliklerden yararlanmaya çaba göstereceklerine savunma göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Benzer bir durum zaten televizyonla öldürülmüş olan radyo sektörünün de başına aynı şekilde gelmiştir. Televizyon sektörü ise bütün bu mecraların içerisinde şüphesiz en ciddilerinden birisidir. Çünkü ciddi bir reklam geliri vardır ve bu reklam gelirini ciddi bir şekilde kullanmaktadırlar.

Bütün bunlara rağmen dünya değişiyor. Dünya değişirken internet bambaşka kullanım şekillerini insanların gözünün önüne getiriyor. Bunun en önemli faklılıklarından birisi malum internetin interaktif imkânlarının kullanılması. İnteraktif imkânlar, internetin güçlenmesini ve diğer mecralardan farklı bir şekilde ön plana çıkmasını sağlıyor. Çünkü interaktivite diğer mecraların ciddi anlamda sıkıntı çektikleri konulardan birisidir. Televizyonculuk tarafına baktığınız zaman televizyonculuk ile internetin birleşmesinden ortaya çıkan IPTV, hem networking işi yapan internetçilerin hem de aynı zamanda televizyoncuların çok da taahhüt edebildikleri bir yapının dışına çıkmaya başladı. Çünkü televizyoncular bir milyon mesajı aynı anda milyonlarca kez çoğaltarak herkes için farklı ve özel bir mesajı oluşturabilmenin ne kadar zor olduğunu görüyorlar ve bunun avantajlarını nasıl kullanabileceklerini öğrenmeye çalışıyorlar çünkü bu tarafta bilgisizler. Networkçüler ise bir mesajı milyon kişiye ulaştırabilmenin gücünün ne kadar büyük olduğunu algılamaya çalışıyorlar. Her iki taraf da şu anda ortaya çıkacak şeyi algılayabilmek için çaba harcıyorlar. Ancak baktığınız zaman büyük şaşkınlık içerisinde olduklarını çok net bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu şaşkınlıktan önce hangi tarafın kurtulacağını anlamak çok kolay değil. Ama televizyonculukla uğraşan insanların büyük bir çoğunluğunun adrenalinin yüksek olduğunu ve bu nedenle de yeniliklere çok daha açık olduklarını öngördüğümüzde, televizyoncuların internete daha iyi uyum sağlayabileceklerini ya da televizyonların içerisinde çalışan özellikle internet profesyonellerinin bu uyumu sağlayabileceklerini düşünüyorum (Bundan kastım IT direktörleri kesinlikle değildir. IT direktörleri televizyonların içerisinde yazıcıları bir yerlerden bir yerlere taşımaya yarayan insanlardır).

Özetle televizyonculuk tarafında, prodüksiyon tarafından anlayan ama aynı zamanda internet işlerini bilen kişilerden bahsediyorum, internet profesyonelleri olarak kastettiğim kişiler bunlardır. Bu kişilerin ilerleyen dönemlerde internet (IPTV) üzerinde ciddi anlamda faaliyetler göstereceklerini düşünüyorum. Bu konuda daha önce benzer uygulamalar ile mobil cephesinde sms üzerinden ciddi kârlar getiren uygulamaların oluşmasına sebep olunmuştu. Fakat bunların da bir süre sonra içerik imkânlarının çok fazla olmamasından ve kötüye kullanılmasından kaynaklı olarak ciddi anlamda batırıldığını ve becerilemediğini çok net bir şekilde gördük. O yüzden geleneksel medyada ciddi anlamda internet büyük bir tehdit halinde görülüyor. İnterneti ve IPTV’yi tehdit olarak algılayan televizyon kanallarının büyük bir çoğunluğunun batacağını şu aşamada size söyleyebilirim (sermayesi ne kadar büyük olursa olsun). Ancak interneti ve internetin getirilerini algılayabilen, bu getirileri kendi prodüksiyonları ve kendi ürünleriyle de bağlantı kurdurabilen televizyonlar ya da yayınlar büyük bir başarı sağlayacaklardır. Açıkçası bunu görmemek mümkün değildir. Bu başarıyı sağlayacak olan gruplar; savunma göstermekten vazgeçip yeni gelişen teknolojiye ayak uyduran ve bu teknolojiyi kendi prodüksiyonlarında, kendi yapımlarında ve kendi televizyon iç dinamiklerinde kullanmayı alışkanlık haline getiren televizyon kanalları olacaktır. Bunların kimler olacağını belki çok uzun zaman sonra değil çok kısa zaman sonra göreceğiz ama şu anda kestirmek mümkün değil. Çünkü yöneticilere bu noktada çok ciddi işler düştüğünü görmek gerekiyor. IPTV hele bir gelsin, geldikten sonra biz ne yapacağımıza bakarız mantığıyla bakmak özellikle büyük televizyon kanallarına ciddi anlamda zarar getirecektir.