IPTV Televizyonculuk Dünyasında Neleri Değiştiriyor?

Teknoloji çöpçatanları internet ile televizyonu evlendirmek için 10 yılı aşkın bir süredir yoğun bir çaba içindeler. Bilindiği gibi ikilinin ilk flörtleri hüsran ile sonuçlanmıştı. Microsoft’un önderliğinde bir araya gelen teknoloji şirketleri Web TV adı altında bir deneme yaptılar ancak bugün çoğu insanın hatırlamadığı, hatırlayanların ise unutmak istediği bir ürün olarak tarihde yerini aldı. Aslında farklı dünyalardan gelen internet ile televizyonun bir araya gelmesinin ilk denemede başarılı olamayacağını tahmin etmek gerekirdi. Çünkü bu ikilinin

ortak çalışması sadece teknolojik yeterlilik bariyerini aşıp TV içine internete erişebilen donanım koymaya değil, uygun kullanım senaryolarının düşünülüp uzaktan kumandasından menülerine ve içeriğine kadar TV’nin kullanım şeklinin değişmesine dayanıyor.

“IPTV’nin gelişiyle TV üreticileri için sancılı bir dönemin başladığını söylemek büyük bir abartı olmaz.”

 

TV üreticileri ilk başta donanıma odaklandı. TV çipi sağlayıcıları fiziksel internet erişim özelliklerini bünyelerine ekledi. Bu ilk aşama gerekli ancak yeterli olmaya çok uzak bir denemeydi. İnternette bulunan bir sunucuya erişmek daha ilk adımdı, ikinci ve daha zor olanı o sunucuda olan içeriği uygun şekilde gösterebilmekti. Bu amaçla TV çiplerinde koşabilen göreceli olarak daha az kaynak (cpu, bellek, vb.) kullanan internet tarayıcı yazılımlar geliştirildi. Böylelikle günümüzde hatırı sayılır bir tarayıcı pazarı oluştu. İkinci adım PC’de50 cmuzaklıktan görülmek üzere tasarlanan web sitelerinin yerine, TV ekranı boyutlarında3 metreuzaklıktan bakıldığında anlaşılır içerik sunum tasarımları geliştirildi. Bu alanda uygulama (widget) ve portal dalları gelişerek TV’de sunulmaya uygun içerik organizasyonu yeni bir uzmanlık haline geldi. Zaten uzun süredir sayısal olan TV yayınları (MPEG2-4) antenden veya uydudan belirli bir frekansa TUNE edilerek değil, bir internet sunucu adresinden standart protokoller yardımıyla alınmaya başlandı. Telekom firmalarını TV yayıncılığına sokan bu yaklaşım internet altyapısını video gönderimi için optimize olmaya zorlarken, TV ve set-top box üreticilerini ise donanım ve yazılım olarak değişime zorladı.

IPTV’nin gelişiyle TV üreticileri için sancılı bir dönemin başladığını söylemek büyük bir abartı olmaz. Klasik olarak TV üreticileri donanım kökenli firmalardır. Oysa IPTV gereksinimleri TV üreticilerini; sayısal yayınlar ile başlayan yazılım işlerini orantısız şekilde arttırmaya zorluyor. Köken olarak donanım ağırlıklı olan çalışma süreçleri hızla yazılıma kayma zorunluluğu gösteriyor. Proje geliştirme süreçlerinin ağırlığını yazılım kalemlerinin oluşturması ile ürünlerde özellik çeşitliliği, kullanım ergonomisi ve yaratıcılık artıyor. Eskiden ağır standartları olan sektör, farklılaşmanın kolaylaştığı son kullanıcı lehine rekabetin arttığı bir sürece giriyor. Birçok üründe içerik ve TV birlikte pazarlanıyor. Oyun sektöründe yaşananan benzer gelişmelerin gündeme geldiği bu yeni dünyada; içerik, kısıtlı sayıdaki yayıncıdan değil, derinliğini bilmenin olası olmadığı bir deryadan geliyor. TV üreticilerinin çeşitliliğinin bu kadar çok olduğu bir ortamda değişik video formatlarını desteklemesi, yazılımlarını güncelleyebilmesi, cihazlarının internet ortamında güvenliğini sağlaması ve bu kadar çok fonksiyonu olan cihazlarını kolay kullanılır kılması gerekiyor.

İlk bakışta birbirine yakıştırdığımız internet ve TV çiftinin bir araya gelip sağlıklı bir ilişki yürütmesinin kolay olmadığı aşikâr. Ancak geçen 10 yıl içinde birçok zorluk aşıldı. Bana göre artık bu birlikteliğin meyvelerini toplama zamanı geldi.