Önsöz

Internet…
Çok hızlı gelişen ve hayatımızın her noktasına sızan bir kavrama şekli…
Bu kavram hayatımızı o kadara hızlı çevrelemeye başladı ki, hepimiz her gün onun etkisiyle oluşan yepyeni kavramları anlayarak onu algılamaya çalışıyoruz.
Bu nedenle her yeni gün yeni yanlış anlamalar ve kavram kargaşaları oluşuyor. Bu kitap bu kavram karmaşalarının oluşmasını engellemek yeni oluşan bu yaşam platformunun üzerinde onun yeni ahlak anlayışı ile doğrulmanızı sağlamak amacı ile yazıldı.
Internet, bu günlük yaşantının içinde oluşturduğu yeni kavramlarla var olurken, her yeni gün yeni yanlış anlamaların olmasına da sebep oluyor.
Dünyanın en büyük platformlarından biri olmasına rağmen sanal bir medya olduğu fikri Türkçe’mize giren büyük hatalardan biri. Oysa Internet sanal kelimesi ile anlatılamaz. Sanal kelimesi virtual kelimesinin tam karşıtıdır. Sanmak kökünden türetilmiş ve algının yanılsaması anlamına gelir. Internet ve benzeri ağlar için cyberspace kelimesi ilk kez William Gibson tarafından Neuromancer adlı kitabında kullanılmıştır. Cyber kelimesi , insanın doğayı taklit etmek için geliştirdiği her şey için kullanılan bir kelimedir. Türkçe’si de Siber’dir. Fakat Space kelimesi Türkçe’de hem uzay hem de mekan, ortam kelimelerine denk gelmektedir. William Gibson bu kelimeyi kitabında ortam kelimesinin yerine kullanmıştır. Bu nedenle Internet, Siber Ortam veya Siber Mekandır.
Internet hakkında yapılan büyük hatalardan bir diğeri de varlığını kök saldığı mekan olan bilgisayara borçlu olduğu yanılgısıdır. Internet, her gün yeni ve farklı cihazlarla ulaşılabilecek, bir platformdur.
En genel anlamda Internet’i anlatabilecek yaklaşım zeka ile olan ilişkisinden geçer.
İnsanoğlu var oluşunun ilk anlarından bu yana kadar kurduğu medeniyeti zekasına borçludur.
Zeka en genel anlamıyla ortama uyum sağlama yetisidir. Internet, doğanın aksine ortam için zeka değil, zeka için ortam oluşturulmak amacıyla geliştirilmiş bir siber protokoldür.
Internet, kablolarla birbirine bağlı bilgisayarların TCP/IP protokolüyle haberleştikleri sanal bir medya değildir. Internet; dünyanın en büyük beyinlerinin haberleştiği ve tarih boyunca oluşturulmuş en büyük siber zekadır…
Internet üzerinde var olan herkes bu siber zekanın bir parçasıdır.(node) Internet üzerinde varlık bulan bu kişilere Internet vatandaşı “netizen” denir. Netizenlerin var oldukları ortamda yazılı ve belli anlaşmalara dayanan ahlak kuralları vardır. Bu kurallar kaotik görünen bu platformun üzerinde doğru şekilde var olmayı sağlar. Bu kuralların bütününe “netiket” adı verilir.
Kitap, Türkiye’de Internet üzerinde yaşamayı öğrenmenin kolaylaştırılması amacı ile bütün yeni netizenler için bir başvuru kaynağı olması için yazılmıştır.
Bu özel dünyanın kapısından girmek amacı ile okuyacağınız bu kitabın Türkiye’de bilim ve teknolojinin yayılmasında son derece büyük emekleri olan TÜBİTAK tarafından basılmasından dolayı kendilerine şükranlarımı bildirmek isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir