WEB LOG

Takip edenler bilirler, web 2.0’ın isminin telaffuz edilmediği dönemlerde, API’lerin gelişimi yüzünden uygulamaların mantar gibi biteceğini söylemiştim.
Aradan geçen dönemde hepimiz akıllı telefonlarımıza yüzlerce program yükledik. Sosyal ağları bile masaüstü uygulamaları ile kullanmaya başladık. Bir ayağı web’de olmayan yani offline uygulama yazılmaz oldu.
Ancak bu mantarlar çoğalmaya başlayınca yeni bir çağın tomurcukları da atılmaya başladı bence. Yeni dönemde HTML 5.0 bizi akan yeni bir internetle buluşturacak. Bunu da flash gibi teknolojileri, wmv gibi video formatlarını kullanmadan yapacak.
Yepyeni bir dönem geliyor. Bu dönemde tarayıcılar (browser) güçlenecek ve yazılımlar bu güçlü browserların içine girecek. Bu nedenle tarayıcıların artık bilindik bir arayüzünün olmadığı yeni bir dönem başlayacak. Tarayıcılar sadece birer browser engine haline gelecek.
Bu yeni dönemde belki google chromium (chrome OS) yada bir başkası browser engine etrafında yapılanan yeni bir işletim sistemi çekirdeği yazacak. Bu geleneksel işletim sistemi üreticilerini ya bir üst sınıf olan işlemciye entegre işletim sistemi üretmeye ya da yok olmaya itecek. İşlemcilere işletim sistemi eklemek uzun süredir yapılması gerektiğini düşündüğüm bir konuydu. Aslında windows 95 sonrasında çöken ve her seferinde format yiyen bilgisayarlar çağında Microsoft içinden birinin aklına gelmesini beklediğim bir teknolojiydi. Ancak tabii günah almayalım zira iş dünyası bazen mantık dışına taşabiliyor ve Intel ile Microsoft bu konuda görüşmeler yapmış ve anlaşamamış olabilir 😉
Bu yeni akan internet cihaz bağımsız bir dünyayı getirecek. Bu size ütopik görünüyor olabilir ama bunun deviniminin bu yönde olacağını geçmiş deneyimlerimden çok net gözlemleyebiliyorum.
Bu yeni dünyada şirketlerin konumlanması ise önemli bir konu. Öncelikle Microsoft’tan başlayarak bütün şirketler bulut bilişim’De dahil olmak üzere her alanda bütün yazılımlarını web üzerine yönlendirecek. Malumunuz, Microsoft yılların fantazisi ASP (application Service Providing)’e bir adım daha yaklaşarak cloud üzerinde aplication as a service mantığı ile yeni üretimler yapacak. Ancak bunlar ne yazık ki yanlış yaklaşımlar. Artık bireysel yaklaşımlar, tek yazılımın milyonlar tarafından kullanıldığı yaklaşımlar işe yarıyor. Bu da Microsoft’un bir kere daha afallamasına sebep olacak.
Yeni dönemin, büyük savaşı facebook ve google arasında. Anlatılanları bırakırsanız size olanları bir de ben gözlemleteyim. Facebook mail işine gireceğini belirttiğinde google bir heyecanla google+ ‘a yöneldi. İçine ise yıllar önce yapması gereken ancak bence artık geç kaldığı arama motoru indeksleme tehdidini koydu. Araam konusu elindeyken google o çıkardığı yüzlerce servisi arama kısmına entegre etmekte gecikmesi, yedi ölümcül günahın ilkine kendini beğenmeye denk geliyor galiba.
Google picasa’yı, google video’yu, wave’i, blogger’ı aramada ranking sebebi gösterseydi şu an wordpress ile, photobucket ile uğraşmıyor olurdu. Basireti bağlandı. Google profile’ı yıllarca bir iki google freak bildik. Tabii iş hayatı bu tip hataları kabul etmez. Edemez.
Şimdi google+ ile bir sosyal medya oluşturmaya çalışıyor ama çok geç.
Facebook ise o kadar global kaldı ki sonu bu nedenle olacak. Türkiye’de ünlü birinin hesabını sanki fake hesap gibi kapatıyor. Eğer sen kendini bir ülke olarak tanımlıyorsan hemen tanınmaya çalışacak arkasından da elçilikler kuracaksın. Ancak facebook ise bu konuda çok geç kaldı.
Yerelleşme belası sadece facebook’un değil twitter’ın da büyük problemi. Trusted account’ları bu kadar az tutarsa sadece başına bela alır. Bir süre sonra kimse inanılmaz olamaz.
Wikipedia yani wiki yapıları ise hala çok yüksek algı düzeyi gerektiriyor. Hatta bence daha kötüsü karmakarışık. Ayrıca, bir editör gelip bilmediği bir dildeki makaleyi sorgusuz sualsiz silebiliyor. Bu içeriği kalitesini arttırmanın önüne geçti, sadece içeriğin ürememesine sebep oluyor.
Kısacası WEB’de durumlar böyle.. Sonu mu? Sonumuz hayır ola!