Huffington: “Yeni medya düzeni obsesif kompülsif hastalığından rahatsız!

Digital Age Konferansı kapsamında İstanbul’a gelen, Huffington Post sitesinin kurucusu, AOL yöneticisi Arianne Huffington, medyanın geçirdiği dönüşüm sayesinde hayatımıza giren gönülsüz şeffaflık kavramını anlatırken eski ve yeni medyanın birbirlerini tamamlayan iki güç olduğunu vurguladı. Digital Age konferansında tüm konuşmacılar yeni dönemde şeffaflığın bir gereklilikten çok zorunluluk olduğu konusunda uzlaştı. Ayrıca bu şeffaflığın en çok da medya için geçerli olduğu vurgulandı.

 

2007 yılından beri düzenlenen “Digital Age Konferansı” 13 Ekim 2011’de İstanbul Swiss Otel’de gerçekleşti. Katılımcılar tarafından merakla beklenen Arianne Huffington, yazılı basının geleceği olmadığını öngörüp kurduğu haber sitesi Huffington Post deneyiminden yola çıkarak, günümüzde internetin demokratik bir kamusal alana dönüşme sürecini anlattı.

Yazılı basının yıldızının düştüğü inancıyla internette kurduğu Huffington Post’un başarısını, insanların gerçekte ne istediğini anlayıp, onlara istekleri doğrultusunda haberler sunmasına bağladı: “Yeni medyanın eskiye göre değiştirdiği en önemli şey insanlarla ilişki kurma şekli. Artık herkesin eskiye oranla anlatacak çok fazla hikayesi var. Rakamların arkasındaki gerçekleri merak edip, bunları tartışmak istiyorlar. Huffington Post’ta 100 bin adet yorum sayısına ulaşmamız bu bunların sonucudur” dedi.

Devletlerin saklayıcı gücü ortadan kalktı

Huffington ayrıca, Wikileaks’in ortaya çıkmasıyla birlikte, devletlerin açıkladıkları gerçeklerle aslında olan bitenin farklı olduğunun insanlar tarafından anlaşıldığını da belirtti ve bu nedenle hükümetlerin interneti kontrol altında tutmak istediklerini vurguladı. Sosyal medyanın hükümetlerin “üretilmiş gerçeklerini” ortadan kaldırdığının altını çizen Huffington, konuşmasında Türkiye’nin de Youtube’a girişinin engellediğinin fakat insanların başka yollarla siteye ulaştığı örneğini verdi.

 

Genelde, yeni medyanın Arap Baharı ve diğer devrimlerin tarihsel süreçte incelenmesi gerektiğinin ve sosyal medyanın itekleyici bir güç şeklinde görülmesinin önemini anlattı. Geçtiğimiz yıl 315 milyon dolara AOL’ye satılan sitenin içeriğine dair gelen eleştirilere de değinen Huffington, bu alımın kendilerini kısıtlamadığını ve yayının içeriğinin her zaman özgürce hazırlandığını belirtti.

İki medya düzeni, iki hastalık

Konuşmasında vatandaş gazeteciliğinin önemine değinen Huffinton, “Biz Afganistan’daki savaşla ilgili bir blog açtık ve birçok insan kendi düşüncelerini, çektiği resimleri yolladı. Böylece okuyucularımızla özel bir bağ kurmayı başardık” diyerek İnternet kullanıcılarının edindikleri aktif rolleri vurguladı. Eski ve yeni medya düzenini karşılaştırırken iki hastalık terimini kullanan Huffington “Eski medya dikkat eksikliği hastalığına sahipti fakat yeni medyada bir olayı uzun süreler konuşarak obsesif kompülsif hastalığından rahatsızlık çekiyor” dedi.