Türkiye’nin Bilişim Karnesi 2011

TOBB yazilim meclisinin raporu

ICT (BİT) Alanındaki 2011 Raporları:

Türkiye’nin Bilişim Karnesi 2011

1) Connectivity Scorecard
“Connectivity Scorecard” indeksi, BerkeleyResearch Group ile Nokia Simens Networks’un ortak çalışması olarak yayınlanmaktadır. Bu çalışmada, 25’er ülkeden oluşan iki grup ülkelerin karşılıklı ve göreli olarak Bağlantı Karnesi hesaplanmaktadır. Birinci grupta yer alan ülkeler, Yenilik Ekonomileri (Innovation Economies) ve ikinci grupta yer alan ülkeler ise Ekonomik Kaynak ve Etkinlik Ekonomileri (Resource and Efficiency Economies)olarak adlandırılmaktadır.

Birinci gruptaki ülkeler, ileri düzeyde gelişmiş “Enformasyon Ekonomileri” olarak, anlamlı bir büyüme ve verimlilik özelliğine sahip Avrupa, Kuzey Amerika ile Uzak Doğu’nun enformasyon ve komünikasyon teknolojileri (ICT) güdümlü (Japonya, Kore ,Hong Kong, Avustralya ve Yeni Zelanda) ekonomilerini kapsamaktadır.

Ekonomik Kaynak ve Etkinlik Ekonomileri ise, ICT açısından gelişmekte olan ülkeleri kapsamaktadır.Başta Malezya olmak üzere, Çoğu Güney Amerika ülkeleri ile Rusya,Çin,Hindistan,Türkiye,İran,Mısır ,GüneyAfrika ve Diğer GüneyDoğu Asya ülkeleri bu grupta yer almaktadır.

Bu Rapor, Bağlantı indeksinisadece ICT altyapısı ve donanımı olarak almak yerine, ICT ‘ye ilişkin kullanımve yetenekleri kapsayacak biçimde “Faydalı Bağlantı-Useful Connectivity- olarak ele almaktadır. AnalizlerdeICT, hem altyapı hem de kullanım ve yetenek açısından; tüketiciler, iş dünyası ve Devlet kurumları nezdinde etkin kullanımı kapsatmadır.Ayrıca her iki ülke grubu kendi içlerinde

2008 den beri hesaplanmakta olan Bağlantı karnesinde, süreç içinde hem kapsanan ülkeler, hem de hesaplamaya dahil edilen gösterge ve ağırlıklarda değişiklikler göstermiştir. Bu nedenle yıllar arasındaki değerlendirmenin tutarlılığı sınırlı kalmaktadır. Buna rağmen, Yenilik GüdümlüEkonomiler içinde ABD ve İsveç, bazen yer değiştirerekhep ilk iki sırayı almışlardır. Yine yer değiştirerek bunları genellikle Danimarka, Norveç ve Hollanda izlemiştir.Ekonomik Kaynak ve Etkinlik Güdümlü ekonomilerde ise, yıllar itibarı ile yer değiştirmeler bu grupta daha belirgin olmakla birlikte Malezya ilk sırayı hep korumuştur. Connectivity Scorecard 20011 Raporu‘nda, Malezya’yı Şili, Rusya,Türkiye ve Arjantin izlemektedir.

2011 Raporunda Malezya 6.61 notuyla grubun en tepesinde yer alırken, bunu Şili 6.21 ve Rusya 5.68 notuyla izlerken ; Türkiye 4. sırada 5.51 notuyla onları izlemektedir. Grubun en sonunda ise,0.95 notuyla Kenya ve 0.90 notuyla Bengaldeş yer almaktadır. Malezya’nın 2008 den itibaren daha önceki yıllardaki notu ise sırasıyla 7.59; 7.07 ve 7.14 değerlerinde idi.

Türkiye 2008 değerlendirmesinde yer almazken; 2009 değerlendirmesinde 6.71 notuyla Malezya’nın hemen arkasından ikinciliğe yerleşir. Türkiye’yi Şili, Güney Afrika, Meksika ve Rusya izlemektedir. Bununla birlikteTürkiye 2010 da, 5.09 notuyla yedinci sıraya geriler.Ancak.2011 de ulaştığı 5.51 notu Türkiye’yi dördüncü sıraya taşır.

Türkiye’nin Bağlantı karnesinde yaşanan bu not yükselmesi,Tüketiciye yönelik ICT alt yapısındaki güçlü yükseliş ile tüketici kullanımındaki performans artışı ve iş dünyasındaki altyapı iyileşmesinden kaynaklanmaktadır. Özellikle geniş bant kullanımına katılımdaki güçlü artış grup içindeki en yüksek sıçrama olmuştur. Ayrıca taşınabilir ve sabit telefonda yaygınlaşmada göreli olarak başarılı sonuçlar almıştır. Tüketici kullanımındaki gelişme, internet kullanımındaki yetişkin okur-yazarlığındaki artışlar ile taşınabilir telefon mesaj ve e-mail hizmetlerindeki gelişmeler bu yükselmeyi besleyen diğer unsurlardır.İş dünyası alt yapısındaki gelişmeler, internet sunucuları kişisel bilgisayar ve geniş band kullanımı ile desteklenmiştir.Ayrıca iş hayatında ICT kullanım ve yeteneklerde başarılı gelişme gösteren unsurlardır.

Ortaöğretimdeki gelişmeler ile girişimciye yönelik kişi başına taşınabilir veri aktarımında artışlar etkili olmuştur.

Türkiye’nin en zayıf olduğu alan , diğer çoğu faktör ve etkinlik güdümlü ekonomilerde olduğu gibi ICT ihracat ve ithalatına ilişkin verilerden kaynaklanıyor. Bu konuda mal ve hizmet ihracat değerleri, grubunun gerisinde kalmaktadır. Ayrıca, IT‘de topyekun kapsama değerleri ve Telekom hizmetlerine ilişkin ana ölçütlerde vasat düzeyde kalmaktadır. Devlet ve Kamu sektörü altyapı ve kullanım ölçütleri de hep düşük veya orta düzeydedeğerlerde kalmaktadır. Bu durum, devlet kurumları,eğitim sektörü ve sağlık sektöründeki IT harcamaları açısından da geçerlidir.

Genel değerlendirmede Türkiye ‘nin bağlantı karnesindeki göreli üstünlüğü, refah düzeyinin gruptaki diğer ülkelere göre daha yüksek olması nedeniyle, tüketici odaklı göstergelerdeki yüksek notlardan kaynaklanmaktadır.

İş odaklı unsurlara ilişkin göstergeler orta düzeyde kalmakla birlikte, karnenin kamusal alana ilişkin unsurları hayal kırıklığı yaratıcı düzeydedir. Örneğin

Vergi iletişimine ilişkin hizmet gösterge değerleri, genel notu etkileyecek düzeydedir.

Son bir yıl içindeki not yükselmesinin iki nedeninden birisi değerlendirme sistemi içindeki ağırlıkların değiştirilmesinden; diğeri ise daha geniş bir gösterge seti kullanılmış olmasından kaynaklanıyor. Zira son yıldaki yeni ağırlıklandırma, ICT yatırımlarını ve beşeri sermaye yatırımlarının milli gelire katkısını dikkate alırken, altyapı unsurlarının ağırlığını, kullanım ve yetenek unsurları karşısında arttırmış bulunuyor. Bir yıl öncesinin aynı ağırlıkları kullanılsaydı,Türkiye yine 5.09 notu ile 7. sırada kalıyordu.Yeni ağırlıkların iş hayatının ICT alt yapı göstergelerine kaydırılması Türkiye’nin lehine bir sonuç doğurmuştur.

Türkiye’nin ICT için yaygın bir imalat merkezi olmayışı, ICT ihracatı, ithalatı ve re-export gösterge değerlerinin düşük kalmasına yol açmaktadır. Eğer “ICT Ticareti” gösterge olarak seçilmeseydi,Türkiye’nin karne notu 6.06 değerine yükselmiş olacaktı.

2)Bilgi Toplumuna Hazır Olma İndeksi :2011

Dünya Ekonomik Formu ile bağlantılı olarak hazırlanan, 2010-2011 Küresel Enformasyon Teknoloji Raporu’nda, Bilişim Teknolojilerinin (ICT) kullanım yaygınlığı ile bilgi toplumuna geçiş ve Web 2.0 uygulamalarının yarattığı köklü dönüşümü ölçmeye yönelik olan, yani Bilgi Toplumuna Hazır Olma Endeksi (Networked Readiness Index-NRI) hesaplanmaktadır. Bu endekste ilk 10 ülke şöyledir: İsveç, Singapur, Finlandiya, İsviçre, ABD, Tayvan, Danimarka, Kanada, Norveç ve Güney Kore. Bu endeks sıralamasında Tayvan ve G. Kore, bir yıl öncesine göre 5 ‘er basamak yukarı yükselmiş bulunuyor. Ayrıca,bilgi toplumuna dönüşüm göstergesi olan NRI endeksi, yukarda değindiğimiz Küresel Rekabet endeksinden farklı sonuç vermektedir.

Türkiye’nin bu endeks açısından son 5 yıldaki konumu aşağıdaki gibidir. Bilgi toplumuna Hazırlık açısından yapılan tüm gayret ve altyapıdaki hızlı gelişime rağmen, kıyaslamada göreli olarak, 2007 deki 52/122. sıradan 2010-2011 de 71/138 . sıraya gerilemiş bulunuyoruz.

Networked Readiness Index (NRI)

Edition (No. of economies) Score Rank

2010–2011 (138) ……………………………………3.8….71

2009–2010 (133)…………………………………………………………..3.7 ……69

2008–2009 (134)…………………………………………………………..3.9 ……61

2007–2008 (127)…………………………………………………………..4.0 ……55

2006–2007 (122)…………………………………………………………..3.9 ……52

Bu kıyaslamada, endeks üzerinde etkili olan Çevresel Unsurlar, Hazırlık Unsurları Kullanım Unsurları üst başlıkları içinde gruplandırılarak oluşturulmuştur.

Çevresel unsurlarda ülkemizin konumu 63. lük olup genel sıralamalardan iyidir. Ancak, ülkemizin bu grupta en düşük konumu, 80. Sıra ile Piyasa Ortamını oluşturan unsulardan kaynaklanıyor. Politika ve yasal düzenleyici ortam açısından 61. ve Altyapı unsurları açısından 60. sıralar daha avantajlı bir konuma sahiptir.

Hazırlık Unsurları açısından ortalamada 81. sıraya düşülürken; Bireysel hazır olma açısından 94; İş süreçleri hazırlığında 93 ve Devletin Hazır olma düzeyi açısından 64. sırada yer almaktayız.

Kullanım unsurları , açısından ortalama konum 62 olup, Bireysel kullanımda 58; İş süreçleri Kullanımında 61 ve Devlet kullanımında 55. sırada konumlanmış bulunuyor.

NRI, değerlendirmesi, ülkelerin sahip oldukları gelir düzeyi ile ilintilendirildiğinde ilginç sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Malezya dışındaki ilk 33 ülke yüksek gelir grubunda yer alıyor. Malezya, Türkiye gibi üst-orta gelir grubunda yer almasına karşı sıralamadaki yeri 28 dir. Türkiye 71. sıraya gerilerken Malezya’nın 28. sıraya sıçraması ilginç bir sonuçtur. Bir başka ilginç bulgu, alt-orta gelir grubundaki Tunus’un 35. sırada yer almasıdır. Düşük gelir grubundaki Gambiya bizden sadece beş basamak üstte 76. sırada yer almaktadır.

Raporda, En İyi Uygulama örneği olarak Seçilen Kostarika’nın, rekabet ve uzun dönemli büyüme için, Bilişim ( ICT) Sektörü Ulusal Stratejisini oluşturduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, Bilişim ( ICT) Sektörünün hızlı ve sürdürülebilir büyümesi; Eğitim için Kamu yatırımlarının sürdürülmesi; teknolojik ürünlerde vergi ve ticaret kısıtlarının kaldırılması,İstikrarlı dış ticaret ve Doğrudan dış yatırım ortamının oluşturulmasına yönelik politikaların uygulandığı vurgulanmaktadır. Yine en iyi uygulama örnekleri olarak, Suudi Arabistan’da e-devlet uygulaması ile ABD ve AB’de geniş bant ve hızlı internet uygulamaları ele alınmaktadır.

3) Elektronik Devlet Sıralaması (2011 Raporu Çıkmamıştır.2010 raporu son rapordur.2012 için”Sürdürülebilir Kalkınma için e-Yönetişim-E-government for sustainable Development”hazırlık aşamasındadır.

4) Küresel Rekabet Raporu 2010-2011

Dünya Ekonomi Formu’nun 2010-2011 Küresel Rekabet Raporu’na göre Türkiye, Küresel Rekabet İndeksi 4.25 değeri ile 139 ülke içinde 61. sırada bulunuyor. Küresel Rekabet Endeksinde en yüksek değerlerler listenin ilk 10’unda sırasıyla , İsviçre, İsveç, Singapur, ABD, Almanya, Japonya , Finlandiya, Hollanda, Danimarka ve Kanada bulunuyor. Bir önceki dönemde Türkiye’nin yeri,133 ülke içinde yine 61. sıra oluyordu.

Dünya Rekabet Endeksi, 12 temel alana ilişkin 111 adet göstergeye verilen ağırlıklar çerçevesinde hesaplanmaktadır. 12 Temel Alan şunlardır: Kurumsal Yapılar, Altyapı, Makro Ekonomik Ortam, Sağlık ve Temel Eğitim,Yüksek Eğitim ve Öğrenim, Mal Piyasalarının Etkinliği, İşgücü Piyasalarının Etkinliği, Finansal Piyasaların Gelişmişliği, Teknolojik Hazırlık, Pazar Büyüklüğü, İş Becerisi ve Yenilikçiliktir.

Bunlardan ilk 4 alandaki göstergelerin ağırlık kazandığı ekonomiler, Temel Gereklilikleri karşılayan Faktör Güdümlü ekonomik gelişmenin; Son İki alandakiYenilikçilik ve İş Becerilerini yansıtan göstergelerin ağırlık kazandığı ekonomiler, Yenilik Güdümlü (İnnovation-driven) ekonomik gelişmenin; buna karşılık aradaki 6 alana ilişkin Etkinliği Geliştiricigöstergelerin ağırlık kazandığı ekonomiler, Etkinlik Güdümlü (efficiency-driven) ekonmik gelişmenin anahtarına sahip olmaktadır.

Türkiye, bilişim altyapısı (ICT) ve E-devlet uygulamalarında, daha iyi olmasına karşın, Piyasa koşullarını iyileştirici politikalar ile ICT teknolojilerinin kişisel kullanım ve iş süreçleri için hazır duruma getirme noktasında önemli açıklar olduğu görülmektedir. Bu durum eğitim ve öğretim kalitesi ile , girişimciliğin geliştirilmesi, iş dünyası ile üniversiteler arasındaki ortaklaşa işbirliği ağlarının etkinleştirilmesi yönünde politikalar gerektiriyor.

Türkiye, bu açıdan yapılan sınıflamada, Yenilik Güdümlü olarak sıralanan 32 ülke arasında yer almadığı gibi; Yenilik Güdümlü aşamaya dönüşümiçinde olan 15 ülke içinde de yer almıyor; ancak Etkinlik Güdümlü gelişme gösteren 29 ülkenin sonunda yer alıyor. Türkiye’nin hiç de hak etmediği bu konumu daha çok, Kurumsal yapıdaki yetersizlikler, kamu kurumlarındaki etkinlik ve şeffaflığın yetersizliği yanında işgücü piyasası, insan kaynakları ve eğitimdeki yetersizliklerden kaynaklanıyor. Buna karşılık, yerel rekabet, iş becerisi ve altyapı alanındaki başarılı durumu, konumunu düzeltmek için yetmiyor.

5) Innovation Union Competitiveness Report 2011

Bilindiği gibi AB, 2000 yılı Lizbon Stratejisinde, Dünyanın en rekabetçi Bilgi Toplumu olma hedefini koymuş ve E-Avrupa+ Programı ile de aday ülkelerin uyum süreci için bir çerçeve oluşturmuş idi. Bu Çerçevede Türkiye, e-devlet ,e-Eğitim ve Bilgi Toplumu stratejileri’ ni geliştirdi.

AB, 2010 da ise Europe 2020 Stratejisini geliştirdi. Bu stratejinin gereği olarak, Innovation Union Competitiveness Report 2011 yayınlandı. Bu Çalışmalara paralel olarak Türkiye,”Ulusal Bilim,Teknoloji ve Yenilik Stratejisi 2011-2016” belgesini yayınladı. Bu belgede Türkiye, Ar-Ge ve yenilik kapasitesinde güçlü olduğu hedefler olarak, Otomotiv, Makine İmalat ve BİT sektörlerini seçmiş bulunuyor.

Böylece BİT (ICT) sektörü Türk ekonomisinin, bilim, teknoloji ve yenilik açısından odaklandığı bir konuma yükselmektedir. Ancak BİT, sadece Ulaştırma Bakanlığımızın Altyapı donatımı olarak oluşturmaya çalıştığı bir alan olmaktan öteye, tüm ekonominin lokomotifi olacak bir biçimde, kendi sektörel Stratejisi hazırlanmalıdır . Bu çerçevede, Bilgi teknolojileri ve yazılım ile elektronik ve telekomünikasyon BİT bütününün organik bileşenleri olarak ele alınmalı ve 2023 Bilgi Toplumu hedefinin gerçekleşmesi için ana strateji olarak devreye girmelidir.

BİT Sektörümüzün olgunluk düzeyi ile kümelenme düzeyi belirlenerek, gelecek vizyonunu daha bir netleştirecek strateji raporu hazırlanmalıdır. Sektörün uzmanlığa dayalı kümelenmesi sağlanmalı; belli bir veya birkaç ilde oluşturulacak uzman teknoparklar devletin hızla altyapı donanımını oluşturmasıyla devreye girmelidir. Uzman BİT teknoparkları, nitelikli bölgeler olarak düşünülmeli,sanayi toplumundan kalma organize sanayi yaklaşımı ile karıştırılmamalıdır.

Uzman insan kaynaklarının yetiştirilmesi ve geliştirilmesi için uzmanlık eğitimi sektör-üniversite işbirliği ve katkıları ile birlikte yürütülmelidir.

BİT hizmet ve ürünlerinin, tüm sektörlerin en stratejik girdisi olduğu bilinci ile, tüm diğer sektörlerle bağlantıları ve iç pazar ilişkileri oluşturulacak stratejide dikkate alınmalıdır.

BİT alanında gerçekleştirilecek yenilikçilik (inovasyon) girişimi için uygun ortam ve iklim oluşturucu politikalar devreye sokulmalıdır.Girişimcilik , yenilikçilikle birlikte desteklenmelidir.

BİT sektörü ve yazılım alanlarında desteklenen yenilikçilik programı içinde sektörün sürekli olarak daha üst ve katma değeri yüksek ürün, hizmet ve paketlere geçiş yapması teşvik edilmelidir.

BİT sektörü , tedarik imkanları ile, ürün ve hizmetlerini iç ve dış pazarlarda etkin yönlendirilmesine yönelik, teşvik ve vergi kolaylıkları ile sektör içi ve sektörler arası işbirliği desteklenmeli ve teşvik edilmelidir.

BİT nitelikli bölge ve teknoparklarına yönelik doğrudan dış yatırım ve işbirliği ile teknoloji transferi için her türlü destek ve kolaylık sağlanmalıdır.

Bit teknolojileri ve ürünlerinin kişisel kullanımı ve iş süreçleri için kullanımı konusunda STK eğitimleri teşvik edilmelidir.BİT sektörü kendi içine kapalı bir sektör olmak yerine, bilgi çağının ağ etkileşimli ilişki sistemi içinde tüm sektörlerle bağlantılı olup, bu alana yönelik politika uygulamaları da çok yönlü işbirliğini gerektirmektedir

Kaynakca:

1. Connectivity Scorecard 2011

2.Connectivity Scorecard 2011:Turkey

3. The Global Information Technology Report 2010-2011 (WEF)

4. Innovation Union Competitiveness Report 2011

5. The Global Competitivness Report 2010-2011 (WEF)

Prof Dr Hüsnü Erkan

TOBB Yazılım Meclisi

Akademik Danışmanı