İsmet Berkan 10000 yil sonra olacaklari yanlis yazmis

İsmet Berkan yazmis… 10000 yil sonra insanlik…
Sems in bir sozu var

Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?
"Şems-i Tebrizi

Hakli da.. Ben de bir senaryo cikarayim. İnsanlik belki ozaman kafasini duvara vurarak yani deneyim yoluyla degil Einstein gibi simule yoluyla ogrenmeye baslayacak.
Su ara ekonomi dergilerinin hepsi finans sektorunde birbirini dolandiran insanlar devinimini nasil durduracaklarini cozecek modellere bakiyorlar. Belkibu sayede bilgisi olanin parasi olana ustunlugu olan bir dunya olusur. Etik degerleron plana cikar.
Belki bu sayede ortalama iq su devamli dusen dunya IQ sunu yukseltmeye basar. Veya sadece IQ su yuksek olanlar kurtulur. Dogal seleksiyon olur…
İsmet Berkan unutma degisime statikocular zekaya orta zekalilar tepki verirler.
Bunlari da soyleyerek onun yazisini yayinliyorum…
On bin yıl sonra insanlık
ÖNCE moral bozacak kötü bir senaryo anlatayım.
Diyelim ki bir büyük felaket yaşanıyor dünyada ve yaşayan 7 milyar insanın yüzde 99.99999’u ölüyor, geriye sadece 7 bin kişi kalıyor.
Bu büyük felaket insanlığı 10 bin yıl geri götürüyor. Bütün bilimsel bilgimiz, teknolojimiz, her şeyimiz kayboluyor.
İnsanoğlunun yeniden bugünkü seviyesine gelmesi, mesela uzaya bir teleskop gönderip derin uzayı incelemeye başlaması, fizik teorilerini geliştirmesi, bilgisayarlarını yapması vs on bin yıl alsın kabaca.
Acaba bundan on bin yıl sonra, bizim bugünkü bilgi birikimimize sahip olmayan ama bilimimize sahip olan insanlık uzaya baktığında ne görecektir?
Bunu bugünden kabaca tahmin edebiliriz: Evrenin bir ‘Büyük Patlama’ ile oluştuğuna dair bir teorileri olsa bile bunu hiçbir zaman doğrudan gözlem ile kanıtlayamayacaklar; çünkü evrenin genişleme hızının artıyor olmasından ötürü bizim bugün gözlediğimiz gökyüzünü göremeyecekler, yani ‘kozmik arka plan radyasyonu’nu da göremeyecekler.
On bin yıl sonranın insanları kendilerini evrende çok daha yalnız hissedecekler. Bizim için görece yakın olduğu halde gidilmesi imkansız olan mesafeler onlar için çok daha uzak olacak; en yakın yıldız onlara bize göre çok daha fazla mesafede olacak.
Zaten başka galaksileri gözlemekte de ciddi zorluklar çekecekler; onları görebilmek için bizim bugün sahip olduğumuzdan kat be kat daha güçlü teleskoplara ihtiyaçları olacak.
Bu gözlem güçlüğünden ötürü, bizim bugün sahip olduğumuz fizik yasalarının bir bölümünü hiç keşfedemeyebilecekler.
Bu hayali sonsuza kadar sürdürmek mümkün ama uzatmayacağım: Elimizdekinin değerini bilelim, kendimizi yok etmeye çalışmak yerine elimizdeki taşın üstüne bir taş daha koymaya çalışalım.