Yepyeni bir internet

Değişim kafalardan başlar…
Doksanlı yıllarda internet teknolojileri gelişmeye başladığında herşey son derece saftı. O dönemlerde internette o gün tanıştığınız bir kişiden bir yazılım yapmasını isteyebiliyordunuz. O kişi o yazılımı gerçekten bütün saflığı ile yapıp yolluyordu.önemli olan yenş bişeyler üretmekti ve internette tanıştığınız herkes Ayn Rand’ın Atlaslarıydı. Hepsi bu yenidünyanın şekillenmesi için elinden geleni ortaya koyuyor, çorbada tuzlarının olması için insanüstü çabalar gösteriyorlardı.
Aradan geçen zamanda, internet bu saflığını kaybetti. Önce “şu interneti gidip satın alıncılar” sonra “şu interneti bir anlasam tozunu attırırımcılar” geldi…
İnternet sitesi geliştirmek zor diye, işi kolaylaştıracak yazılımlar geliştirilmeye başlandı. WordPress dünyada yükselmeye başlamadan önce Kosgeb’e benzer bir proje iletmiştim. Kabul edildi. Ancak malum Türkiye’nin zorlu bürokrasisine takıldı. Kırgın değilim. Türk olmanın şanındandır…
O dönemden hemen sonra bloggerlar interneti istila etti. Şu an sayısı hayli azalan bloggerlar o dönemde markaların kapılarında yattığı insanlar listesindeydi.
Arkasından sosyal medya icat oldu… 14 yaşında sosyal medya danışmanları ile tanıştık. Markalar sosyal medya ağzı ile konuşmaya başladı…
Geçen yıl ise internetteki Atlas’ları vazgeçirecek birkaç gelişme ile karşılaştık… Önce iş dünyalarını internette planlayan şirketler arkasından da devletlerin hepimizin her türlü bilgisini aldıkları ortaya çıktı…
İnternet artık Atlas’ların inşa ettiği saf yer olmaktan çıktı…
Bir güç arenası, insanların güç gösterisi mekanı haline geldi…
ATLAS VAZGEÇTİ Mİ?
İnterneti inşa eden zeki ve iyi niyetli insanlar vazgeçti mi? Tabii ki hayır!!!
Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Gelecek birkaç yıl yeni ve iyi teknolojilerin yılı olacak. Bütün taciz ve tecavüzlere rağmen Atlas’lar size yeni ve iyi teknolojiler getirmeye devam edecek.
Son dönemde internete yazdığımız ve gizlilik ayarlarını nasıl yaparsak yapalım paylaştığımız her bilginin istihbarat teşkilatları da dahil herkesin elinde gezdiğini öğrendik. Burada kullanılan şifreleme metodu ne olursa olsun kolaylıkla açıldığını da üzülerek öğrendik. Demek ki ilk problemimiz sunucularda sakladığımız verilerin hep bir arada durması idi. Bu olduğu sürece ne şekilde şifrelerseniz şifreleyin içine sızılıyordu…
Güvenlik teknolojilerini ve ayarlarını değiştirmeden bir bilgiyi güvenli hale getirebilir misiniz?
Birçok ajan filminde seyretmişsinizdir, imkansızlıkları olan ajan kalabalığın olduğu yerlerde buluşur. Kalabalığa karışan bişginin takibi zordur. Bundan sonra ki dönemde bu fikri çokca göreceğiz. Net neurality ile ilgili kavganın da sebebi budur. Biz bütün bilgilerin birlikte akmasını isterken, istihbarat kurumları ve develetler ayrıştırmayı tercih ederler. Biz ise bilgi bilgidir diye yaklaşırız.
Bir ikinci konu ise her ne şekilde şifrelenirse şifrelensin, birçok bilginin bulunduğu ve hackerların bal küpü dedikleri veri tabanları ciddi anlamda tehlikeli. Gelecek birkaç yıl içinde oluşturulan servislerin hiçbirinde böyle bütünleşik veri tabanı yapılarının olmadığını göreceksiniz. Bu konudaki en yeni örnekler en derin bittorent düşünürlerinden biri olan pirate bay ekibinin yeni geliştirdiği anlık mesajlaşma sistemidir. Bunun değişik onlarca versiyonunu göreceğimiz gibi, klasik yöntemlerleoluşturulmuş veri tabanını bu tip dağınık sistemlere çeviren yeni yapıların da oluşturulduğunu göreceksiniz.
Dikkat ederseniz burada bahsettiğimiz konular teknolojiden ziyade fikirlerle ilgilidir. Zaten herşey fikirlerden başlar.

Bu yazı yorumlara kapalı.